Urfa’ya paşa geldi - Gani AŞIK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Urfa’ya paşa geldi - Gani AŞIK

13.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yazıya başlık olarak seçtiğim “Urfa’ya paşa geldi, halka temaşa geldi” türküsünde, Urfalıların kente gelen paşayı nasıl bir saygı ve sevgi ile bağırlarına bastıkları anlatılır. Türklere “asker millet”, Türk ordusuna da “peygamber ocağı” denilir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) tanımı yapılırken “Milletin bağrından çıkan kurum” olarak nitelenir. Halkımızın Silahlı Kuvvetlerimize verdiği önemin, duyduğu güven ve gururun haklı ve tarihsel nedenleri vardır. Bu nedenler, Avrupa, Asya ve Ortadoğu’nun köprü ve kavşak noktasında kaderimiz olarak yaşadığımız Anadolu toprakları ile ilgili emperyalizmin, İstiklal Savaşımızda net olarak görüp yaşadığımız, hiçbir zaman da vazgeçmediği menfur emellerini boşa çıkarmaya hazırlıklı olması yanında Allah korusun, olabilecek bir iç kargaşada kardeş kavgasını önleyecek, vatanımızı ve laik Cumhuriyetimizi koruma misyonunu üstlenecek olmasıdır.

AKP’nin FETÖ ile canciğer kuzu sarması olduğu yıllarda emperyalizmin asırlık hedefleri doğrultusunda Cumhuriyetin hemen her kurumu gibi TSK de büyük yıkıma uğratıldı, bu yıkımın kapsamı ve vahameti herkesçe biliniyor. Türkiye’nin yazık ki pek çok badirelerle dolu geçeceği anlaşılan seçim sürecinde ve ulusal tarihimizin bu dönüm noktasında, TSK komuta kademesinin, başında bulundukları ordunun yaralarını sarmak, Atatürk’e sadık kalmak, partiler arası siyasi tartışmalarda asla taraf izlenimi vermemek gibi sorumlulukları vardır. O nedenle de komutanlar, Atatürk, laik Cumhuriyet, demokrasi ve hukuk devleti ile ilgili sadece düşünceleri değil, uygulamaları da ortada olan Erdoğan’ın, ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerine alkış tutamazlar, buna hakları yoktur. Bu skandal, halka saygısızlık yanında, devletin bekası açısından hazin, düşündürücü ve ürkütücü olsa da tesellimiz o ki TSK, kuvvet komutanlarından ibaret değildir.

GANİ AŞIK

ESKİ CHP KAYSERİ MV./EMEKLİ MÜFTÜ

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026