Öner Yağcı

Adını aradı Ümit

08 Ocak 2022 Cumartesi

Çocukluğumun geçtiği Yerköy’e yakın şimdi ilçe olan Yenifakılı köyündendi. Pazarören Köy Enstitüsü’nü 1946’da bitirip ömrünü TÖS’ten TÖB-DER’e öğretmenlerin mücadelesine veren İsa Öğretmen’in oğluydu. 1970’te girdiği Gazi Eğitim Enstitüsü günlerinde başlayan 50 yıllık dostluğumuzla kıvanç duyardık.

“Ölüme terk etmeli kimi şeyleri / Kimi şeyleri ölüme terk etmeli / Ölümü çiçekleyen adamın şiirini / Şiiri çiçekleyen ölümünü adamın” diyen, yeteneğiyle sevgisini Cumhuriyet sevdasıyla ve umutla çoğaltan, insan sıcaklığını çoğaltan bir aydındı Ümit Sarıaslan.

2021’in son günü kaybettik onu.

BİLİNCİ YENİLEMEK

Gazi’nin resim-iş bölümünde öğrenciyken bilinçli bir 68 delikanlısıydı.

Resim-iş öğretmenliğine ressamlık, eğitim örgütçülüğü, grafikerlik, şairlik, yazarlık kattı. Cumhuriyet’te, Cumhuriyet Kitap’ta, can dostu Abdülkadir Paksoy ile çıkardıkları Anadolu Ekini  dergisinde yazdı. İkinci romanım Turnalar’ın kapak resmi onun armağanıdır. Yıllarca eğitimcilerin dergisi abece’nin kapaklarını, grafik işlerini yaptı gönüllü olarak.

Anadolu ve Ankara sevdalısı Ümit’in 1990’lı yıllarda İnkılap Sokağı’ndaki grafik atölyesinde gerçekleştirdiğimiz doyumsuz sohbetlerimizde bilincini ve sevdasını yenilemesini, güçlendirmesini inatla, umutla sürdürdüğünü görürdüm. Okurdu hep.

SANATIN DERİNLİĞİ, GÜZELLİĞİ

Ümit Sarıaslan, “İnsan bir garip! Bir yandan düne, yarına köprüler kurarken, öte yanda yıkıyor köprülerini; kültürün kültüre, insanın insana uzattığı kavuştakları...” düşüncesiyle yazdığı kitaplarla buluşturdu bizi. Aydınlık yürekli bir sanatçı duyarlığıyla ülkemizin sorunlarına, aydınlığına, kültürüne tuttu ışığını. “Yeni bir aydınlanma çağı”nın gerekli olduğunu söyledi. Tüketici, hazırcı eğitime karşı üretici, yaratıcı eğitimi savundu: Görüntü ve Gerçek, Öğretmenler Odasından, Köprüler ve İnsanlar.

“Anadolu kültür teknesinde karılı hamurun özünü kuran sürekliliği kavradığı” için “bizim” olan Hacıbektaş Veli’yi anlattı: Hacı Bektaş Aydınlığı.

Demiryollarından tarihe, mimarlığa, resme uzandı: Demir Ağlardan Örümcek Ağlarına, Cumhuriyet Treninden Tanzimat Trenine-Pamukova Dosyası, Cumhuriyetin Mimarları: Mimar Kemalettin-Ernst Arnold Egli-Bruno Taut, Aramızdan Ayrılışının 80. Yılında Bruno Taut-DTCF Mimarı, Kendinin Ustası-Ali Demir Resmine Toplu Bir Bakış.

1929-1973 arasında aralıklarla 24 yıl Bartın Belediye Başkanlığı yapan ve evi etnografya müzesi haline getirilen Kemal Samancıoğlu’nu (1897-1985) anlattı: Çerçevesinden Taşan Tarih / Yaşım ve Başımla Ben.

Anadolu Anadolu’da (A. Paksoy’la), doğası, kültürü, sanatı, aydını ile Antakya, Akşehir, Hacıbektaş, Devrek, Demirci, Bartın ve daha birçok yöreden gezi notlarını aktardı.

ŞİİRLE AYDINLIK

Şiir kitapları çıkardı: Sözün Kanadında I-II, Güz Hevenklerinde, Başak ve Asma (A. Paksoy’la), Melami Neşesi, Bir Uzaktan Bir Yakından, Dilin Gecesinden. 

Genellikle dörtlükleriyle seslendirdi Anadolu sevdasını, Ankara güzellemelerini: 

“Bir gül düşer toprağa / Gözlerini ister bir asker / Gök mavisini, dal yeşilini yitirir / Eksilirim ses vermezsem / Senlenemem bir daha.”

Cumartesi Anneleri’ne seslendi:

“Beyaz karınları kayıp haberleriyle yüklü bulutlar / Ne söyler acının haritası mayınlı yüreklere / Büyüdükçe büyür karadelikleri günlerin / Sağır kuyulara düşer yüreklerimiz.”

Ümit’ti adı, sonsuzluğa gidene dek adını aradı hep:

“Bir umudumuz var hepimizin kötülük niye / Gerçek karamsar mı bugün iyimseriz yine de / Olur a zifiri gecenin içinde yüzse de insanlar / Ya kurtulacağız hep birlikte yapayalnız ya da.”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çağdaş efsane olmak 21 Mayıs 2022
Dil, geleceğimizdir 30 Nisan 2022