Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine. Ben de kendisine bir soru yönelttim ve yanıt verdi.
Bugün bunları paylaşıyorum. İşe yarar, zihin açıcı olur mu, son derece politikleşmiş okurun ilgisini çeker mi bilmiyorum. Ama bizim işimiz bu, önce 30 yıl Cumhuriyet Bilim Teknoloji şimdi de 10 yıldır Herkese Bilim Teknoloji dergisiyle Türkiye’nin gündeminin dışına çıkarak her hafta bu konuda ülkeye ve insanlarımızın bilim teknoloji okuryazarlığına katkıda bulunmaya çalışıyoruz. İster ilgi çeksin ister çekmesin!
BİLİM VE YENİLİK PROGRAMIN NERESİNDE?
Müfit Bey’in notu: “CHP politika kurullarından sanayi ve teknoloji politikaları kurulu, Prof. Yalçın Karatepe (İktisatçı. Kalkınma veya yenilik iktisatçısı değil) başkanlığında dokuz kişiden oluşuyor. İki iktisatçı, iki işletmeci, birer bilgisayarcı, inşaat, mak., elektronik müh., tekstilci ve işadamı. Bilim ve yenilik yok. Hayırlı olsun.”
Ben: “Müfit Bey, CHP bilim ve yenilikte, Ar-Ge’de nasıl bir programa sahip olmalı? Bilim ve yenilikin kalkınma programının etkin bir dönüştürücüsü olması için ne yapmalı? Bence bu CHP için de zor bir konu. Uzun vadeli programın yanı sıra hem ülke için hem de CHP geleceği için hemen başlayabilecekleri adımları tanımlayabilmeye yardımcı olabilir miyiz? Çin yapıyor diyoruz... Çin müthiş bir ihracat gelirine sahip. 30-40 yıldır hedefe yöneldiler. 400 binden fazla öğrenci ABD’de bilim ve mühendislik alanlarında okudu, geri döndü. Buna paralel, hepsinin çalışabilecekleri ve üretebilecekleri şirketler, üniversiteler, laboratuvarlar kuruldu. Bugün Çin dünyanın en çok patent üreten ülkesi, kaliteli bilimsel araştırmalarda ABD’nin önüne geçti, sanayisi son teknolojiler üzerinde yapılandı. Biz nasıl nereden başlarız?”
KISA BİR DURUM SAPTAMASI
Müfit Bey: Kısacık bir durum saptamasıyla başlamayı deneyeyim. Adeta yönetememek üzerine kurulmuş bir yönetim yapısının, hemen bütün kurumları ortadan kaldırıp işlemez duruma getirdiği bir durumla karşı karşıyayız. Devletin kurumlarını işletecek olan kuralları belirleyecek TBMM yok hükmünde. Herhangi bir öneriyi yaşama geçirecek bir kurum yok adeta. Şunu duymayı istiyorum, “İki yıl içinde devlet ve kamu yapısı yeniden inşa edilerek parlamenter sisteme geçilecek”. Ne önerilecekse bunun üzerine inşa edilebilir.
Olasılığı ne kadar yüksek? CHP parlamentoda çoğunluğu sağlayabilecek veya güçlü bir koalisyon kuracak... Asıl duymak istediklerinizi yanıtlamaya çalışayım.
ACİL YAPILACAK 10 MADDE
- Hızlı bir durum saptaması (tahribatın boyutlarının belirlenmesi)
- Pazar şansı yüksek sanayi ürünlerini üretenlerin özel teşviklerle desteklenerek kaynak yaratmanın ve işlendirmenin önceliklendirilmesi, ihracat ürünleri yelpazesinin genişletilmesi
- Hazırlıkları şimdiden yapılabilecek bir bilim-teknoloji-yenilik (BTY) politika belgesinin ve ulusal yenilik sisteminin kurumlarının inşa edilmesi ve işleyişinin tanımlanması
- Etki alanı (diğer sektörlerle girdi-çıktı ilişkileri, işlendirme kapasitesi, yetkinlik geliştirme potansiyeli vb.) büyük sektör ve ürünlere yatırımların planlanması
- Başta üniversiteler olmak üzere ülkenin bütün entelektüel birikiminde güven oluşturarak yaratıcılıklarını harekete geçirecek özendirici önlemlerin devreye alınması
- “Proje” esaslı parlak uygulamalardan kaçınarak tanımlı bir bütünün (planlamanın) sıralı yatırımlarının gerçekleştirilmesi
- Kalkınma ajanslarının (hazırlığı şimdiden yapılmalı) planlama ve kalkınma birimleri ile birlikte yeniden yapılandırılarak hızla devreye alınması
- Teknoparkların ve sanayi Ar-Ge birimlerinin somut ölçütlerle gözden geçirilerek yenilikçi firma ve ürünlerin belirlenerek özel desteklerle ihracata yönlendirilmesi
- Çin’in başarısının arkasında doktoralı sayısını hızla yükseltmesi, serbest ticaret bölgeleri ve kümelenmeler oluşturması ve siyasi yapı önemli yer tutuyor. Bir model geliştirmek üzere bunun Türkiye ölçeğinde olabilirliği şimdiden çalışılabilir.
- Kapasitesi kalmış üniversitelere verilecek güven ve heyecan orta erimde etkilerini gösterecektir.
KÖTÜMSER MİSİNİZ?
Müfit Bey: Ankara’daki hava şu: “İktidar garanti, kariyerimizi belirleyelim.” Dışarıdan hemen hiçbir uzman veya birikimi olan yaklaştırılmıyor, önerilere kapalı bir yapı var. Kalkınma gibi konular Gn. sekreterin dış dünyaya kapalı ofisinde. B-T-Y başında bir iktisatçı var. Şimdiden sizin ilgilendiğiniz konularda akıl yürütmenin olası çözüm önerilerini söylemenin muhatabı kimdir bilmiyorum. İşin maliye ve ekonomi boyutuna aklım ermez. 25 yıldır bilinçli olarak kuralsızlığın dayanılmaz tadıyla yönetilen ülkede hedef, kural koymak ve üst yüzde 10’un direnciyle mücadele etmek çok güç. Şimdilik bu kadar diyelim.