Örsan K. Öymen

AKP rahatladı

05 Aralık 2022 Pazartesi

Almanya’da, Adolf Hitler’in lideri olduğu Nazi partisi, çok partili serbest seçimli parlamenter sistem sayesinde iktidara geldi. Nazi partisi yüzde 33 oyla birinci parti oldu, Hitler başbakan olduktan birkaç ay sonra diktatörlük rejimini kurdu.

Bu örnek, çok partili serbest seçimli parlamenter sistemin tek başına demokrasinin güvencesi olamayacağını kanıtladı. Bu nedenle, birçok demokratik ülke, demokrasi karşıtı siyasi partilerin parlamenter sistem içerisinde yer almalarını engelleyecek önlemler aldı, anayasayı koruyan kurumları kurdu.

Bu çerçevede Nazi partisi Almanya’da kapatıldı ve yasaklandı. Çünkü demokrasi, demokrasiyi ortadan kaldırma hakkına sahip olmak değildir.

Faşizm hakkına, monarşi hakkına, teokrasi hakkına sahip olmak, demokrasi değildir.

***

Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan ittifakın, geçtiğimiz hafta açıkladığı anayasa değişiklik önerisi taslak çalışması, temel hak ve özgürlükler, yargı bağımsızlığı, üniversite özerkliği gibi birçok alanda olumlu unsurları içermekle birlikte, anayasal demokratik düzeni ortadan kaldıran siyasi partilerin kapatılmasını neredeyse olanaksız kılarak kendi bindiği dalı kesmiştir.

AKP gibi, çok partili serbest seçimlerle iktidara gelip 2007 yılından itibaren diktatörlük rejimi kuran ve anayasanın 2., 6., 7., 8., 9., 11., 14., 24., 25., 26., 28., 34. ve 138. maddelerini ihlal eden bir siyasi partinin, parlamenter sistem içinde yeniden iktidar olması durumunda, söz konusu taslakta yer alan tüm özgürlükler bir kere daha ortadan kalkacaktır.

Türkiye’de Anayasa Mahkemesi, yasaların anayasaya uygunluğunu denetlediği gibi, programı, tüzüğü ve eylemleri demokratik laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olan, diktatörlüğü savunan ve yerleştirmeyi amaçlayan, ülkenin bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldıran, suç işlenmesini teşvik eden siyasi partileri kapatır.

Siyasi partiler yasası gereği, tüm siyasi partiler anayasaya uymakla yükümlüdür. Siyasi partilerin, anayasada ifade edilen Cumhuriyetin temel ilkelerine uymamaları durumunda karşılaşacakları tek yaptırım, kapatılmaları ve kurucularının, yöneticilerinin beş yıl boyunca karşılaşacakları siyaset yasağıdır.

Günümüzde Anayasa Mahkemesi, üyelerinin önemli bir kısmı AKP hükümeti tarafından atandığı ve bağımsızlığını yitirdiği için, işlevini yitirmiştir. Ancak muhalefetin öngördüğü biçimde, Anayasa Mahkemesi üyelerinin hükümet tarafından atanmasına son verildiğinde ve yargı bağımsızlığını sağlayacak önlemler alındığında, Anayasa Mahkemesi’nin keyfi bir biçimde, anayasaya ve yasalara aykırı olarak siyasi partileri kapatamayacağı açıktır.

Yargının bağımsız olduğu bir düzende, siyasi partilerin kapatılmasını neredeyse olanaksız hale getirmek bir çelişkidir.

***

Taslak metinde, belki de HDP düşünülerek “şiddete başvurma ya da şiddet kullanmayı teşvik etme” durumu hariç tutulmak üzere, siyasi partilerin kapatılmasının Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanması, TBMM tam üye sayısının beşte üç onayıyla olanaklı hale getirilmektedir.

Oysa TBMM bir yargı organı değildir. Demokratik bir ülkede, bir siyasi partinin kapatılıp kapatılmayacağına bir yasama organı değil, bir yargı organı karar verebilir. Bu durum, yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığı ilkesine aykırıdır ve yasama organının, yargıya müdahalesi anlamına gelmektedir.

Ayrıca taslakta, siyasi partilerin anayasaya aykırı söz konusu eylemlerinin “yoğun, sürekli ve demokratik düzene ciddi tehlike oluşturacak bir şekilde gerçekleşmesi” gibi göreli ve muğlak bir koşul eklenmiştir.

Bu eylemlerin “yoğun” ve “sürekli” olduğu ve demokratik düzene “ciddi” bir tehlike oluşturduğu hangi ölçüte göre belirlenecektir?

Bunun da ötesinde taslakta, kapatılan partilerin kurucularına ve yöneticilerine beş yıl boyunca siyasi partide kuruculuk ve yöneticilik yasağı kaldırılmıştır. Partisi kapatılan siyasi parti kurucusu ve yöneticisi, başka bir isimle parti kurarak demokratik anayasal düzeni yıkmak için mücadele etmeye devam edebilecektir.

 “Altılı masa” bu taslakla en çok AKP’yi rahatlatmıştır!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Filistinlilerin trajedisi 20 Mayıs 2024
Eğitimin dinselleşmesi 13 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları