Örsan K. Öymen

Atatürk ve Ayasofya

13 Temmuz 2020 Pazartesi

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye İş Bankası hisseleri konusundaki vasiyetini yok sayan AKP ve onun Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, fiilen ve hukuken var olmayan Osmanlı İmparatorluğu’nun padişahı Fatih Sultan Mehmet’in vasiyetini var sayarak, Atatürk’ün Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi kararını da yok saymıştır! Bu eylemle, Osmanlı hukukunu referans almanın da yolu açılmıştır!

Cami enflasyonuna rağmen, camilerin dolmadığı bir ortamda, Ayasofya’nın camiye çevrilmesinin, dinle ve ibadet gereksinimiyle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Bu karar, bir Atatürk’e meydan okuma, Atatürk’ü yok sayma kararıdır.

Bu kararın ulusal bağımsızlık ve egemenlik ile ilişkilendirilmesi ise Atatürk’e yapılmış büyük bir hakarettir! Aslen Bizans döneminde inşa edilen bir kilise olan, Ortodoks Hıristiyan dünyasının en önemli dini eseri sayılan, Osmanlı döneminde camiye çevrilen, Cumhuriyet döneminde ise Atatürk tarafından bir dünya kültür mirası olarak müzeye çevrilen Ayasofya’yı, ulusal bağımsızlık ve egemenlik ile ilişkilendirmek, ancak akıl tutulmasının veya kötü niyetin bir sonucu olabilir!

Ulusal bağımsızlığın ve egemenliğin lideri olan, emperyalizme karşı mücadelede canını ortaya koyan, bu mücadelenin sonucunda bağımsız bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk, Ayasofya’yı müzeye çevirerek, ulusal bağımsızlığa ve egemenliğe aykırı bir iş mi yapmıştır?!

Türkiye Cumhuriyeti’nde değil, Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşadığını sanan, kendisini de cumhurbaşkanı olarak değil, padişah olarak gören, cihatçı ve fetihçi bir zihniyeti, ulusal bağımsızlık ve egemenlik konusu sanan Erdoğan’dan da başka bir şey beklenmezdi!

***

AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’un da, Ayasofya’nın camiye çevrilmesi kararını eleştiren kesimleri, “içimizdeki Bizanslılar” olarak nitelendirmesi ayrıca büyük bir skandaldır ve Atatürk’e yapılmış bir başka büyük hakarettir! Atatürk, Ayasofya’yı müzeye çevirerek “içimizdeki Bizanslı” mı olmuştur?! Atatürk, Ayasofya’yı kiliseye mi çevirmiştir?!

Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini kendisine rehber edinecek kadar uygar olan Atatürk, Hıristiyanlar ve Müslümanlar arasında yüzlerce yıllık bir çekişmeye alet olan Ayasofya’yı müze yaparak, bu tartışmaya son vermiştir. Atatürk bu kararıyla, Bizansçıları da Osmanlıcıları da yenilgiye uğratmıştır.

Çünkü Atatürk cumhuriyetçiydi; Atatürk, halkın egemenliğine dayanan bir devlet kurmuştu; Atatürk, Bizanslılar ve Osmanlılar gibi, bir kralın, bir patriğin, bir padişahın, bir halifenin, bir ailenin egemenliğine dayanan, halk düşmanı, teokratik, monarşik ve feodal bir imparatorluk kurmanın peşinde değildi!

AKP, 21. yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir “Bizanslı” avına çıkacaksa, bunu kendi içinde yapmalıdır. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu, yapısal olarak, Bizans İmparatorluğu’nun bir uzantısıdır. Osmanlı İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu’nun Müslüman versiyonudur. AKP’deki ve MHP’deki neo-Osmanlıcılar, içimizdeki “Bizanslılardır”!

***

Bütün bunlarla birlikte, Ayasofya’nın camiye çevrilmesi kararıyla ilgili olarak tepki veren ABD’nin, Rusya’nın, Yunanistan’ın ve Avrupa Birliği ülkelerinin yaptıkları açıklamaların hiçbir anlamı ve kıymeti yoktur. Çünkü, Türkiye’yi ortaçağa geri göndermek ve sömürgeleştirmek amacıyla, Atatürk’ün Türkiye’deki siyaset sahnesinden silinmesi için yıllarca en büyük çabayı sarf edenler, İslamcı siyaseti ve onun temsilcisi AKP’yi yıllarca destekleyenler, yine onlardır!

Yazar Orhan Pamuk’un ve benzerlerinin yaptıkları açıklamalar da boş laftan ibarettir. Yıllarca Atatürk ile uğraşacaklarına, dinci, mezhepçi, etnik kimlikçi akımlarla flört edeceklerine, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete ve onun devrimlerine sahip çıksalardı, bugünleri yaşamazdık!

Türkiye Cumhuriyeti anayasasını yerle bir ederek Türkiye’de sivil darbe yapan; yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığını ortadan kaldıran; düşünce, ifade, yayın ve örgütlenme özgürlüğünü bertaraf eden; siyaseti, bürokrasiyi, eğitimi dinselleştirerek laiklik ilkesini fiilen yok eden AKP’nin, 15 Temmuz’da FETÖ darbe girişimini lanetlemesinin de bir anlamı kalmadı.

Çünkü FETÖ’nün darbeyle amaçladığı hemen hemen her şeyi, AKP iktidarı zaten gerçekleştirmektedir!


Yazarın Son Yazıları

CHP’nin anahtarı 3 Ağustos 2020
15 Temmuz tiyatrosu 20 Temmuz 2020
Atatürk ve Ayasofya 13 Temmuz 2020
CHP kurultayı 6 Temmuz 2020
Bölücülük 29 Haziran 2020
Seçimle gelen faşizm 22 Haziran 2020
Sağanak halde faşizm 15 Haziran 2020
Oruç Aruoba ve felsefe 8 Haziran 2020
27 Mayıs ve ‘Gezi’ 1 Haziran 2020
Provokasyon mu? 25 Mayıs 2020
Diyanet’in yetkileri 4 Mayıs 2020
Post-Virüs -2- 27 Nisan 2020