Taliban... Ortaçağ gözlüğü ve ileri teknoloji
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Taliban... Ortaçağ gözlüğü ve ileri teknoloji

27.08.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir çukur açılıyor, cezalandırmak istedikleri erkek ya da kadın o çukura konuluyor. Ardından “Allahüekber” bağırtıları arasında öldüresiye taşlanıyor. Bu görüntüler giderek daha fazla yer alıyor sosyal medyada. Afgan halkı büyük bir açmazda. Korku, baskı, kapanma... 

20 yıl önce Afganistan’da bir “ulus devlet” inşa edeceğim diye ülkeye giren, iki trilyon doların üzerinde para akıtan, en ileri teknoloji ile savaşan ABD, ardına bile bakmadan çıkıp giderken politik yanlışların ve tabii beceriksizliğin bedelini ödeyen Afgan halkı oluyor.   

Cehaletin, ortaçağ karanlığının içinden çıkan ve aynı ortaçağ gözlüğü ile dünyaya meydan okuyan Taliban, öte yandan modern dünyanın teknolojisini en iyi şekilde kendi gücünü pekiştirmek için kullanıyor. 

Bildik hikâyeye göre savaşlar genelde teknolojik olarak en gelişmiş tarafın galibiyeti ile sonuçlanır. Üstelik günümüzün teknolojisi ile.. Peki, ne oldu da 20 yıllık savaş sırasında ortaya çıkan dron’lar, insansız hava araçları, uzay tabanlı gözetlemeler, robotlar dünyasında teknoloji Taliban’a Batı’dan daha fazla yardımcı oldu? 

Taliban, bu savaşa AK-47’ler ve diğer basit, geleneksel silahlarla başladı ama zaman içinde teknolojiyi kendi inovasyonları ile güçlendirerek silahlarını ve komuta-kontrol sistemlerini geliştirmek için kullandı. Mobil telefon ve internet stratejik iletişimlerini ve etki operasyonlarını yürütmede en itici güçlerinden biri oldu. Yurtiçinde ve yurtdışında sosyal medyayı kullanan sofistike bir halkla ilişkiler ekibi geliştirdiler.

Buradan çıkarılacak dersler hayli fazla. Öncelikle şu: Teknoloji zaferin garantörü değil. Önemli olan tarafların yaşanan savaşı nasıl gördüğü. Eğer taraflardan biri için savaş bir var oluş savaşı ise sonuç beklenmedik şekilde farklı olabiliyor. MIT Tecnology Rewiev’de Mike Martin’in makalesi bu anlamda çok önemli. Martin, Afganistan’da çok kez bulunmuş bir İngiliz siyasi subay. 1978 yılından bu yana Afganistan’daki savaşı anlatan An Intimate War (Samimi Bir Savaş) kitabının yazarı, (King College London’da “savaş çalışmaları” misafir öğretim üyesi.) 

Martin, yarının savaş alanlarının Afganistan’a çok benzeyebileceğini söylüyor. Ve ekliyor:

“Batılı güçler, uzay tabanlı gözetlemeden robotlar ve insansız hava araçları gibi uzaktan kumandalı sistemlere kadar çok çeşitli birinci sınıf teknolojiye erişebildi. Ama onlar için Afganistan’daki savaş bir hayatta kalma savaşı değildi; bir seçim savaşıydı. Ve bu nedenle teknolojinin çoğu, tam bir zafer elde etmek yerine, kayıp riskini azaltmayı amaçlıyordu. Bu yüzden Batılı güçler, askerlerini her türlü tehlikeden kurtarabilecek silahlara (hava gücü, insansız hava araçları) veya acil tıbbi tedaviyi hızlandırabilecek teknolojiye büyük yatırım yaptı. Silah gemileri, vücut zırhı ve yol kenarındaki bomba tespiti gibi koruyucu teknolojilere odaklandı.

Batı’nın kapsayıcı askeri önceliği başka bir yerdeydi: Daha büyük güçler arasındaki savaşta. Teknolojik olarak bu, örneğin Çin veya Rusya’nınkilerle eşleşecek hipersonik füzelere veya onları alt etmeyi denemek için askeri yapay zekâya yatırım yapmak anlamına geliyor.

Afgan hükümeti ise bu iki dünya arasında sıkışıp kaldı. Aslında Batı koalisyonundan çok, Taliban ile daha ortak noktalara sahipti. Ve onlar da savaşı Taliban gibi bir var oluş savaşı olarak görmediler. Ayrıca kendi başlarına gelişmiş sistemler oluşturacak hatta verileni işletecek durumda olamadılar. Ayrıca Batılı ülkeler, Taliban’ın eline geçebileceğinden korktukları için Afganları son teknolojik silahlarla donatma konusunda isteksizdiler. Sonuçta Afgan ordusu ve polisi bu savaşa ağırlıklı olarak cephede ölecek asker tedariki ile yetindi.”

YA BİOMETRİK VERİLER?

Şunu da anladık: İleri teknoloji dünyaya ortaçağ gözlüğü ile bakan güçlerin eline geçince asıl felaket ondan sonra başlar... 

Bir örnek: 2007’de ABD ordusu, 1.5 milyondan fazla Afgan’ın iris, parmak izi ve yüz taramalarını bir biyometrik veri veritabanına toplamak ve eşleştirmek için küçük, el tipi bir cihaz kullanmaya başladı. Elde Taşınabilir Kurumlar Arası Kimlik Tespit Ekipmanı (HIIDE) olarak bilinen cihaz, başlangıçta ABD hükümeti tarafından isyancıları ve aranan diğer kişileri bulmak için bir araç olarak geliştirildi. Zamanla, verimlilik adına, savaş sırasında ABD’ye yardım eden Afganların verilerini de sisteme dahil etti.

Bugün, HIIDE, koalisyon güçlerine yardım edenler de dahil olmak üzere, biyometrik ve biyografik verilerden oluşan bir veritabanına erişim sağlıyor. Toplanan veriler de dahil olmak üzere askeri teçhizat ve cihazların Afganistan’ı ele geçiren Taliban tarafından ele geçirildiği tahmin ediliyor.

Bu gelişme, hükümetlerin ve uluslararası kuruluşların topladıkları biyometrik verilerin güvenliğinin nasıl olmadığının da bir göstergesi. Ve sadece Afganları değil hepimizi çok yakından ilgilendiriyor.

Yazarın Son Yazıları

‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025
Yangın... Kuraklık... Rant: Türkiye’nin iklimle sınavı

Tam bitti derken yeniden başlıyor. Rüzgârın hızına göre şiddetleniyor; ortalığı yakıp kavuruyor.

Devamını Oku
25.07.2025
Şu zeytin ile derdiniz ne?

Şaşırdık mı? Hayır...

Devamını Oku
18.07.2025
TRT’den CHP duruşmaları mı?

CHP’li belediyelere yapılan operasyonların sonu gelmiyor. Belli ki yaz böyle geçecek.

Devamını Oku
11.07.2025
Toplumu germek, muhalefeti susturmak: AKP’nin elindeki yegâne kozu

Çünkü çözüm üretemiyor. Çünkü halkın sorunlarına yanıt veremiyor.

Devamını Oku
04.07.2025
Zeytin... Bir talanın jeopolitiği

“At izinin it izine karıştığı” günlerden geçiyoruz yine.

Devamını Oku
27.06.2025
İran’a saldırı hazırlığı mı? Neden?

Daha sular durulmadan Ortadoğu yeniden karıştırılmaya çalışılıyor...

Devamını Oku
13.06.2025
Bu bayram...

“Bizim bayram görecek halimiz yok arkadaşlar” dedi ve ekledi CHP lideri Özgür Özel...

Devamını Oku
06.06.2025
Nasıl bir eğitim?

Sadece anayasal hakkı olan barışçıl protesto hakkını kullandıkları için hapiste tutulan üniversite öğrencileri olan bir ülke...

Devamını Oku
30.05.2025
Sosyalist Enternasyonal İstanbul’da... Dünya solu ne yapmalı?

O kadar fazla sistematik saldırı altındayız ki... Kimi zaman büyük resmi görebilmek için yaşananları alt alta sıralamak önemli...

Devamını Oku
23.05.2025
‘Çözüm süreci’ ve sonrası

Barışı uzak bir hayal olmaktan çıkarmak hiç kolay değildir, en azından bizim coğrafyada.

Devamını Oku
16.05.2025
Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Devamını Oku
09.05.2025
Siz gidene kadar...

Siz gidene kadar...

Devamını Oku
02.05.2025
Deprem ensemizde: 40 milyar dolarlık sessizlik

Deprem ensemizde: 40 milyar A dolarlık sessizlik

Devamını Oku
25.04.2025
Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Devamını Oku
18.04.2025
Tarife savaşının şifreleri

Tarife savaşının şifreleri

Devamını Oku
11.04.2025
Uyanış...

Uyanış...

Devamını Oku
04.04.2025
Yeni bir siyaset... Ama nasıl?

Yeni bir siyaset... Ama nasıl?

Devamını Oku
28.03.2025