Savaşın dili değişirken...
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Savaşın dili değişirken...

13.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Savaşın dili var mıdır? Onca çaresizliğin, ölümlerin, acıların dilinden bahsetmiyorum. O evrensel. Benim sözünü ettiğim “karar vericilerin dili”. Gelin parçaları birleştirmeye çalışalım...

İran ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar sürüyor. Bombalar düşmeye devam ediyor ama savaşın nereye evrileceği konusunda büyük bir belirsizlik var. Petrol fiyatları yükseliyor, piyasalar dalgalanıyor, bölge ülkeleri tedirgin. Herkes aynı soruyu soruyor: Bu savaş nereye kadar gidecek? Belirsizlik sadece savaşın sonucu konusunda değil. Savaşın dili de değişiyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in son açıklamaları bu değişimin en çarpıcı göstergesi. Pentagon’un geleneksel söyleminde yer alan “özgürlük”, “demokrasi” ya da “ulus inşası” gibi kavramlar artık neredeyse hiç duyulmuyor. Hegseth açıkça ABD’nin İran’a karşı “gökyüzünden ölüm ve yıkım yağdıracağını” söylüyor ve askeri operasyonların amacını “maksimum öldürücülük” olarak tanımlıyor. New York Times’ın Pentagon muhabiri Greg Jaffe’nin aktardığına göre Hegseth, Irak ve Afganistan savaşlarının başarısızlığını ABD ordusunun operasyonlarını “ahlaki ve siyasi hedeflerle sınırlandırmasına” bağlıyor. Ona göre savaşın tek bir amacı olmalı: Düşmanı yok etmek. Bu yaklaşımın sembolik bir işareti de İran operasyonunun adı: (Operation Epic Fury) Epik Öfke.

Bir zamanlar ABD askeri operasyonları “Kalıcı Özgürlük” gibi yüksek (!) idealleri çağrıştıran isimler taşırdı. Bugün ise operasyonların adı bile değişen zihniyeti ele veriyor: Savaş artık açıkça öfke ve intikam diliyle anlatılıyor.

Ama aynı anda başka bir gerçek daha var. ABD Başkanı Trump’ın söyleminin piyasalara göre değişimesi. Petrol fiyatları yükseldiğinde ton düşüyor, borsalar gerilediğinde “Savaş yakında bitebilir” mesajı geliyor. New York Times’ın dikkat çektiği gibi yatırımcılar arasında bunun için bir ifade bile ortaya çıkmış durumda: TACO/Trump Always Chickens Out. Yani piyasalar sert tepki verdiğinde Trump geri adım atıyor.

SAVAŞ FİLM GİBİ SUNULDUĞUNDA...

Bu çelişkili tabloyu daha da tuhaf kılan bir başka unsur ise savaşın medyada sunuluş biçimi. Beyaz Saray’ın sosyal medya hesaplarında bombardıman görüntülerinin popüler müziklerle ve film sahneleriyle birleştirilerek paylaşılması eleştirilere yol açıyor. Patlayan bombalar, aksiyon filmi müzikleri, Hollywood karakterleri... Savaş neredeyse bir gösteriye dönüşüyor. Oysa sahadaki gerçeklik çok daha karmaşık.

Savaşın askeri boyutunda da dikkat çekici bir paradoks var. Yıllardır ağır yaptırımlar altında yaşayan İran, Batı’nın pahalı ve gelişmiş silah sistemlerine erişemeyince farklı bir yol izlemek zorunda kaldı: Pahalı ve karmaşık silahlar yerine ucuz ama seri üretilebilen sistemler geliştirmek. Bu yaklaşımın en dikkat çekici ürünü Shahed serisi kamikaze dronlar oldu. Köpük, kontrplak ve basit piston motorlarıyla üretilebilen bu dronlar pahalı hava savunma sistemlerini aşmak için çok sayıda ve düşük maliyetli saldırılar gerçekleştirebiliyor.

Başlangıçta ambargonun zorladığı bir çözüm gibi görünen bu strateji zamanla modern savaşın yeni mantıklarından biri haline geldi.

Ukrayna savaşında Rusya’nın yoğun biçimde kullandığı Shahed dronları Batılı orduların da dikkatini çekti. Pentagon ele geçirilen bazı Shahed modellerini inceleyerek tersine mühendislik çalışmaları başlattı.

DRONLAR... İRAN YAPTI

ABD kopyaladı Ortaya çıkan tablo oldukça ironikti: ABD bugün Lucas (Low-Cost Uncrewed Combat Attack System) adlı yeni saldırı dronunu geliştirirken büyük ölçüde İran’ın Shahed-136 modelinin mantığını izleyen bir tasarım kullandı. Başka bir deyişle, yaptırımların İran’ı ittiği “ucuz ve çok sayıda dron” stratejisi artık dünyanın en güçlü ordularından biri tarafından da benimsenmiş durumda.

Sahadaki siyasi tablo ise en az askeri gelişmeler kadar karmaşık.

İran’da yeni bir lider var: Mücteba Hamaney. İran’ın 37 yıldan beri dini lideri olan babası Ali Hamaney’in yanı sıra annesini, eşini ve oğlunu da saldırılarda kaybeden biri . Kendisinin de yaralandığı söyleniyor. Tüm bunların İran’daki yeni liderliği çok daha sert bir çizgiye iteceği belirtiliyor. Peki kendi kamuoyunda zaten sert eleştiriler alan Trump, kasım seçimlerini de göz önüne aldığımızda tavır değiştirebilir mi?

Yani savaş bitse bile kriz bitmeyebilir. Büyük güçler açısından da tablo karmaşık. İran savaşı petrol fiyatlarını yükselttiği için kısa vadede Rus lider Vladimir Putin’e ekonomik nefes aldırıyor. Ancak aynı savaş Rusya’nın müttefiklerini koruma kapasitesinin sınırlı olduğunu da gösteriyor.

Bir başka riskli başlık ise ABD’nin İran’daki Kürt grupları sahaya sürme ihtimali. Böyle bir senaryo İran’da etnik bir iç savaşı tetikleyebilir ve Türkiye’yi de doğrudan çatışmanın içine çekebilir. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin (ECFR) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Başkan Yardımcısı Ellie Geranmayeh’in The Guardian’da yayımlanan makalesine göre “Avrupa Birliği cephesinde bu durum kaygı ile izleniyor”. Geranmayeh’e göre Kürtleri kullanmak ABD ve İsrail’e kısa vadede askeri avantaj sağlayabilir. Ancak bunun sonucu büyük olasılıkla İran’da uzun sürecek bir iç savaş ve bölgesel istikrarsızlık olacaktır. Bu nedenle Washington’ın böyle riskli bir stratejiye yönelmek yerine siyasi bir çıkış yolu araması gerektiği savunuluyor.

Kısacası bu savaş sadece İran ile İsrail arasındaki bir çatışma değil. Enerji piyasalarından küresel siyasete, askeri doktrinlerden bölgesel dengelere kadar uzanan çok katmanlı bir kriz.

Ve belki de en dikkat çekici olan şu: Savaşın dili değişiyor. Ama tarihin bize defalarca gösterdiği bir gerçek var: Savaşların dili ne kadar sertleşirse sertleşsin, sonuçları çoğu zaman planlayanların hesapladığından çok daha karmaşık olur.

Ve bugün Ortadoğu’da, tam da böyle bir dönemin kapısı aralanıyor olabilir.

İlgili Konular: #Trump

Yazarın Son Yazıları

Savaşın dili değişirken...

Kısacası bu savaş sadece İran ile İsrail arasındaki bir çatışma değil. Enerji piyasalarından küresel siyasete, askeri doktrinlerden bölgesel dengelere kadar uzanan çok katmanlı bir kriz.

Devamını Oku
13.03.2026
Yıkımların gölgesinde yeni dünya düzeni

ABD’nin en güçlü rakibi. Enerji sevkıyatının durmasının önemli etkileri olacak. Çünkü küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı doğrudan risk altında.

Devamını Oku
06.03.2026
‘Dindar Nesil Yetiştirme Projesi’

Eğitim, bir toplumun geleceğini yalnızca bilgiyle değil, değer tercihleriyle de biçimlendirir. Bu nedenle mesele bir ideolojik tartışmadan ibaret değildir; anayasal düzenin, laikliğin ve kamusal alanın sınırlarının nasıl tanımlandığı meselesidir.

Devamını Oku
27.02.2026
Akıl, bilim ve üniversite neden hedefte?

Bu hafta, akademisyenlerin Boğaziçi Üniversitesi’nde tuttukları nöbet 1261. gününe girdi. Ve bu nöbete CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Geçen hafta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne gelişi sırasında üniversite yaşamının fiilen felç edilmesi öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların kampüs dışına itil- mesi tarihe, üniversite fikri açısından kara bir sayfa olarak geçmişti.

Devamını Oku
20.02.2026
Yıkım çağına girerken... Münih Konferansı...

Akın Gürlek’in adalet bakanı olarak göreve başlaması, Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığına hazırlanacağına dair güçlü iddialar... Muhalefetin bastırıldığı, iktidarın içeride elini daha güçlendirmek için her yolu denediği bu süreçte gözden kaçırdığımız daha büyük bir mesele var: Dünya düzeni çökerken biz nereye bakıyoruz?

Devamını Oku
13.02.2026
Orada kimse var mı?

17 Ağustos depremi yaşanalı henüz birkaç gün olmuştu.

Devamını Oku
06.02.2026
Yeni Dünya Düzeni: Avrupa-Hindistan Hattı... Türkiye nereye?

Gelelim Türkiye’ye... Türkiye açısından AB-Hindistan anlaşması bir “uzak coğrafya haberi” değil. Çünkü Türkiye’nin dış ticaret omurgası AB pazarı ve Türkiye’nin rekabet gücü de büyük ölçüde AB tedarik zincirleri üzerinden şekilleniyor. Hindistan’ın AB’ye daha avantajlı erişimi, Türkiye’nin bazı sektörlerdeki konumunu doğrudan zorlayabilir.

Devamını Oku
30.01.2026
Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Devamını Oku
23.01.2026
‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025
Yangın... Kuraklık... Rant: Türkiye’nin iklimle sınavı

Tam bitti derken yeniden başlıyor. Rüzgârın hızına göre şiddetleniyor; ortalığı yakıp kavuruyor.

Devamını Oku
25.07.2025
Şu zeytin ile derdiniz ne?

Şaşırdık mı? Hayır...

Devamını Oku
18.07.2025
TRT’den CHP duruşmaları mı?

CHP’li belediyelere yapılan operasyonların sonu gelmiyor. Belli ki yaz böyle geçecek.

Devamını Oku
11.07.2025
Toplumu germek, muhalefeti susturmak: AKP’nin elindeki yegâne kozu

Çünkü çözüm üretemiyor. Çünkü halkın sorunlarına yanıt veremiyor.

Devamını Oku
04.07.2025
Zeytin... Bir talanın jeopolitiği

“At izinin it izine karıştığı” günlerden geçiyoruz yine.

Devamını Oku
27.06.2025
İran’a saldırı hazırlığı mı? Neden?

Daha sular durulmadan Ortadoğu yeniden karıştırılmaya çalışılıyor...

Devamını Oku
13.06.2025
Bu bayram...

“Bizim bayram görecek halimiz yok arkadaşlar” dedi ve ekledi CHP lideri Özgür Özel...

Devamını Oku
06.06.2025
Nasıl bir eğitim?

Sadece anayasal hakkı olan barışçıl protesto hakkını kullandıkları için hapiste tutulan üniversite öğrencileri olan bir ülke...

Devamını Oku
30.05.2025
Sosyalist Enternasyonal İstanbul’da... Dünya solu ne yapmalı?

O kadar fazla sistematik saldırı altındayız ki... Kimi zaman büyük resmi görebilmek için yaşananları alt alta sıralamak önemli...

Devamını Oku
23.05.2025