Yıkımların gölgesinde yeni dünya düzeni
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Yıkımların gölgesinde yeni dünya düzeni

06.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir dünya düzeni bu kadar büyük hızla paramparça edilebilir mi? Neden şimdi? Zaten bir süredir var olan ve ABD ile İsrail’in İran’a saldırması ile çok daha ivmelenen gelişmeler bizi nereye getirecek? Sadece benim değil hemen hemen herkesin kafasında olan sorular bunlar?

ABD’de Cumhuriyetçi Parti önceki gün tek ses oldu ve Kongre’de başkanın savaş yetkisini genişleten kararı destekledi. Belli ki kasım seçimleri gelmeden (Trump’ın yeniden seçilmesi mümkün olmayabilir) olabildiğince en hızlı şekilde değişim planları söz konusu.

Öte yandan ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonunun sahada yeni cepheler açabileceğine dair işaretler de geliyor. New York Times’ın haberine göre Irak’ın kuzeyinde konuşlu ABD’ye yakın İranlı Kürt gruplar, İran topraklarına girebilecek silahlı birlikler hazırlıyor. Haberde, CIA’nin bu gruplara daha önce küçük silahlar sağladığı ve bunun İran rejimini içeriden baskı altına almayı amaçlayan uzun vadeli bir gizli programın parçası olduğu belirtiliyor. Her ne kadar Beyaz Saray Kürtlerin İran içinde bir isyan başlatacağı yönündeki iddiaları resmen doğrulamasa da son bombardımanların özellikle İran’ın batısındaki Kürt bölgelerinde yoğunlaşması bu ihtimali güçlendiriyor. Böyle bir senaryo İran rejimini devirecek ölçekte bir askeri güç yaratmasa da İran ordusunu yeni bir cepheye zorlayarak savaşın kapsamını genişletebilir ve bölgesel çatışmayı çok daha karmaşık bir hale getirebilir. Peki bu yeni jeopolitik tablo kimleri, nasıl etkileyecek?

ÇİN NE YAPACAK?

ABD’nin en güçlü rakibi. Enerji sevkıyatının durmasının önemli etkileri olacak. Çünkü küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı doğrudan risk altında. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si bu dar boğazdan geçiyor. Çin ise dünyanın en büyük enerji ithalatçılarından biri ve petrolünün önemli bölümünü Ortadoğu’dan sağlıyor. Hürmüz’de yaşanabilecek uzun süreli bir kriz, yalnızca enerji fiyatlarını değil, küresel üretim zincirlerini ve dünya ekonomisini de sarsabilir. Başka bir deyişle İran savaşı aynı zamanda ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabetin yeni bir cephesine dönüşme potansiyeli taşıyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİ: KIRILGAN DENGE

Reuters’ın dikkat çekici analizine göre İran savaşı Körfez bölgesinin son otuz yılda üzerine kurulduğu iki temel varsayımı sarsmış durumda: bölgenin güvenli bir ekonomik merkez olması ve enerji ihracatının kesintisiz sürmesi. İran’ın füze ve drone saldırılarıyla hava sahalarının kapanması, limanların ve altyapının hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’nda artan risk, Dubai ve Abu Dabi gibi şehirlerin “istikrarlı ve güvenli ticaret merkezi” imajını ilk kez ciddi biçimde zedeliyor. Ayrıca Katar’ın LNG sevkıyatlarının aksaması, Irak ve Suudi Arabistan’ın üretim ve sevkıyat düzenini değiştirmek zorunda kalması gibi gelişmeler küresel enerji piyasalarında şok yaratıyor. Analize göre savaş kısa sürse bile Körfez ülkelerinin İran’la kurmaya çalıştığı kırılgan denge ve güven ortamı büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda ve bölge artık daha güvenlik merkezli, daha temkinli bir döneme giriyor.

AVRUPA’NIN İKİLEMİ

Avrupa ise bu krizde hem enerji hem güvenlik açısından zor bir denklemle karşı karşıya. Rusya-Ukrayna savaşından sonra enerji bağımlılığını azaltmaya çalışan Avrupa için Ortadoğu’da yaşanacak yeni bir kriz ciddi bir risk anlamına geliyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kesinti petrol ve LNG fiyatlarını hızla yukarı çekiyor. Öte yandan Avrupa başka bir ikilemin içinde. Bir yandan uluslararası hukuk ve diplomasiye vurgu yapıyor, diğer yandan güvenlik açısından ABD’ye olan bağımlılığını hâlâ aşabilmiş değil. Bu nedenle İran krizi karşısında Avrupa ülkeleri arasında da farklı tutumlar ortaya çıkıyor. Bazıları Washington’a daha yakın bir çizgi izlerken bazıları ise savaşın hukuki ve siyasi sonuçları konusunda açık endişeler dile getiriyor. Bu durum Avrupa’nın uzun süredir tartıştığı “stratejik özerklik” meselesini yeniden gündeme getiriyor... Bu bağımlılığı azaltacak yeni savunma ve enerji stratejileri aramaya daha fazla zorlanıyor.

Türkiye: Türkiye büyük jeopolitik dönüşümün tam ortasında. İran’da savaşın derinleşmesi enerji fiyatlarından ticaret yollarına, göç hareketlerinden güvenlik risklerine kadar Ankara’yı doğrudan etkileme potansiyelini taşıyor. Bölgesel istikrarsızlık tabii yeni göç dalgalarını da tetikleyebilir. Kriz derinleştikçe enerji geçiş yolları ve bölgesel diplomasi kapasitesi olan ülkelerin önemi artıyor. Türkiye’nin Azerbaycan gazını Avrupa’ya taşıyan Güney Gaz Koridoru ve TANAP gibi hatları daha da stratejik hale gelebilir. Bu nedenle Türkiye’nin nasıl bir stratejik denge kuracağı yalnızca kendi geleceği açısından değil, Avrupa ve Ortadoğu dengeleri açısından da belirleyici.

Sonuçta çözülen dünya düzeninin ortasında herkesin yeni yerini aradığı bir dönem başladı. Yıkımların, insanlık dramlarının ve devletlerin ikiyüzlü politikalarının iç içe geçtiği bir dönem...

İlgili Konular: #ABD #İran

Yazarın Son Yazıları

Yıkımların gölgesinde yeni dünya düzeni

ABD’nin en güçlü rakibi. Enerji sevkıyatının durmasının önemli etkileri olacak. Çünkü küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı doğrudan risk altında.

Devamını Oku
06.03.2026
‘Dindar Nesil Yetiştirme Projesi’

Eğitim, bir toplumun geleceğini yalnızca bilgiyle değil, değer tercihleriyle de biçimlendirir. Bu nedenle mesele bir ideolojik tartışmadan ibaret değildir; anayasal düzenin, laikliğin ve kamusal alanın sınırlarının nasıl tanımlandığı meselesidir.

Devamını Oku
27.02.2026
Akıl, bilim ve üniversite neden hedefte?

Bu hafta, akademisyenlerin Boğaziçi Üniversitesi’nde tuttukları nöbet 1261. gününe girdi. Ve bu nöbete CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Geçen hafta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne gelişi sırasında üniversite yaşamının fiilen felç edilmesi öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların kampüs dışına itil- mesi tarihe, üniversite fikri açısından kara bir sayfa olarak geçmişti.

Devamını Oku
20.02.2026
Yıkım çağına girerken... Münih Konferansı...

Akın Gürlek’in adalet bakanı olarak göreve başlaması, Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığına hazırlanacağına dair güçlü iddialar... Muhalefetin bastırıldığı, iktidarın içeride elini daha güçlendirmek için her yolu denediği bu süreçte gözden kaçırdığımız daha büyük bir mesele var: Dünya düzeni çökerken biz nereye bakıyoruz?

Devamını Oku
13.02.2026
Orada kimse var mı?

17 Ağustos depremi yaşanalı henüz birkaç gün olmuştu.

Devamını Oku
06.02.2026
Yeni Dünya Düzeni: Avrupa-Hindistan Hattı... Türkiye nereye?

Gelelim Türkiye’ye... Türkiye açısından AB-Hindistan anlaşması bir “uzak coğrafya haberi” değil. Çünkü Türkiye’nin dış ticaret omurgası AB pazarı ve Türkiye’nin rekabet gücü de büyük ölçüde AB tedarik zincirleri üzerinden şekilleniyor. Hindistan’ın AB’ye daha avantajlı erişimi, Türkiye’nin bazı sektörlerdeki konumunu doğrudan zorlayabilir.

Devamını Oku
30.01.2026
Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Devamını Oku
23.01.2026
‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025
Yangın... Kuraklık... Rant: Türkiye’nin iklimle sınavı

Tam bitti derken yeniden başlıyor. Rüzgârın hızına göre şiddetleniyor; ortalığı yakıp kavuruyor.

Devamını Oku
25.07.2025
Şu zeytin ile derdiniz ne?

Şaşırdık mı? Hayır...

Devamını Oku
18.07.2025
TRT’den CHP duruşmaları mı?

CHP’li belediyelere yapılan operasyonların sonu gelmiyor. Belli ki yaz böyle geçecek.

Devamını Oku
11.07.2025
Toplumu germek, muhalefeti susturmak: AKP’nin elindeki yegâne kozu

Çünkü çözüm üretemiyor. Çünkü halkın sorunlarına yanıt veremiyor.

Devamını Oku
04.07.2025
Zeytin... Bir talanın jeopolitiği

“At izinin it izine karıştığı” günlerden geçiyoruz yine.

Devamını Oku
27.06.2025
İran’a saldırı hazırlığı mı? Neden?

Daha sular durulmadan Ortadoğu yeniden karıştırılmaya çalışılıyor...

Devamını Oku
13.06.2025
Bu bayram...

“Bizim bayram görecek halimiz yok arkadaşlar” dedi ve ekledi CHP lideri Özgür Özel...

Devamını Oku
06.06.2025
Nasıl bir eğitim?

Sadece anayasal hakkı olan barışçıl protesto hakkını kullandıkları için hapiste tutulan üniversite öğrencileri olan bir ülke...

Devamını Oku
30.05.2025
Sosyalist Enternasyonal İstanbul’da... Dünya solu ne yapmalı?

O kadar fazla sistematik saldırı altındayız ki... Kimi zaman büyük resmi görebilmek için yaşananları alt alta sıralamak önemli...

Devamını Oku
23.05.2025
‘Çözüm süreci’ ve sonrası

Barışı uzak bir hayal olmaktan çıkarmak hiç kolay değildir, en azından bizim coğrafyada.

Devamını Oku
16.05.2025