Siyaset Kulisi

Sancar’ın istifası konuşuluyor

02 Mart 2021 Salı

CHP Denizli Milletvekili Teoman Sancar, pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı kısa bir açıklama ile partisinden istifa etti. Sancar’ın, “Hiçbir oluşum ve siyasi partiye geçmek amaçlı istifa etmiş değilim” ifadesi dikkat çekti. Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, “Sancar’a video kaset  ile şantaj yapıldığı”, “kendisinden 1 milyon dolar istendiği”, “bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunduğu”, “seçim bölgesi Denizli’de şantaj ile ilgili olarak bir kişinin gözaltına alındığı” iddiaları konuşulmaya başlandı.

Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre, Sancar’ın istifası genel merkezin bilgisi dahilinde gerçekleşirken, Teoman Sancar bu süreci ailesi ile birlikte geçiriyor. Sancar, Şifre Haber isimli internet sitesine yaptığı açıklamada, “Tecavüz, İstanbul Ataşehir, Bodrum Kuşadası üçgeni yolsuzluk, eşcinsellik iddiaları. Bunların hepsini duydum, takip ediyorum. Danışmanımın adını, ahlaksızca ve adi bir şekilde karıştırıyorlar, iftira atıyorlar. Ne oldu da Melih Gökçek çıktı bu işlerin içinden, kendini ortaya attı? Bunu insanlar biraz düşünmeli. Evet, ‘Kaset var’ diye baskı oluşturuldu. Gerekli yerlere şikâyetimi yaptım. Komplo var, bu komployu bozacak olan da benim” ifadelerini kullandı. 

PARTİLERDE ORDU ÖNE ÇIKIYOR

16 milyon nüfusa yaklaşan İstanbul’da hemşerilik ilişkisi de çok önemli. İstanbul’da Sivas, Kastamonu ve son yıllarda Ordu illeri nüfus yoğunluğu bakımından birbirlerini izler. Bedrettin Dalan’a karşı 1989’da belediye başkanlığını kazanan Prof. Dr. Nurettin Sözen’in bu zaferde Sivaslı olmasının etkisi olduğu kabul edilmişti. AKP İstanbul Kongresi sonuçlandı ve tek aday olarak seçime giren Osman Nuri Kabaktepe, il başkanlığını kazandı. Unutulmasın ki, Kabaktepe, Ordu-Fatsalı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un hemşerisi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da Ordu-Ulubey-Mesudiyeli. İstanbul’da Sivas ve Kastamonu’dan sonra Ordulular önemli politik noktalara geliyor.

BAHÇELİ’DEN GENÇLERE YAKLAŞIM

MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “siyaset tarzı” çok serttir. Boğaziçi Üniversitesi’ne yukarıdan atanan rektör nedeniyle, gençlerin yaptıkları protesto hareketine karşı da çok sert çıkışlar yapmıştı. Bahçeli, geçen hafta bir an dönüş yaparak “Sevgili gençler, alayınızı hasretle kucaklıyorum” dedi. Bilindiği gibi, Türk toplumunda 15-24 yaş arasında yaklaşık 13 milyon genç bulunuyor. Bahçeli, gençlere “Diyeceğiniz ne varsa çözelim ama üniversite kapılarında terör örgütlerinin dolduruşuna gelmeyin. Yeriniz kapı değil, amfilerdir. Türk gençliğini çok seviyoruz” dedi. Bu açıklamalar, seçimlerin yaklaşması nedeniyle Bahçeli’nin 13 milyon genci hatırladığını gösteriyor.

ERDOĞAN’A TUZAK MI?

Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Abdülkadir Selvi’nin 24 Şubat’ta yazdığı “Erdoğan’a teklif mi, tuzak mı?” başlıklı yazısında Erdoğan’ın en çok eleştirildiği “Partili Cumhurbaşkanlığı” ile ilgili olarak, karar aşamasında olduğunu söyledi. Bilindiği gibi, Cumhurbaşkanlığı ile AKP Genel Başkanlığı’nın bir arada olması en büyük eleştiri konusu. Erdoğan’ın da eleştirilerden etkilendiği ve sıkıldığı belirtiliyor. Yakında yapılacak olan AKP Genel Kongresi’nde, Erdoğan’ın AKP Genel Başkanlığını güvendiği bir isme bırakacağını, hatta bu konuda bazı isimlerin de ortaya atıldığı iddia edildi. Kralı en çok sevdiğini söyleyenler aslında kralı zarara sokarlarmış. Selvi de Erdoğan’ın böylesi bir karar almasını istemiyor ve “Sureti haktan görünen bu formülün AKP’yi Erdoğan’ın elinden almak için bir tuzak olduğunu düşünüyorum” diyor. Oysa her vesile ile tek parti dönemine çatanlar, çok partili sisteme girişten sonra Cumhurbaşkanı İnönü’nün CHP  Genel Başkanlığı’nı kurultayda bıraktığını ve bu kararı nedeniyle siyasal tarihte çok olumlu bir yer aldığını unutuyorlar. 

CHP LİDERİNİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMASI

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta çok önemli bir sorunu gündeme getirdi. Sinovac aşısının Türkiye’ye gelişinde herhangi bir şirkete bir komisyon ya da ücret ödenmediğini, daha önce Sağlık Bakanı Koca açıklamıştı. Ancak geçen hafta Kılıçdaroğlu, Keymen İlaç adlı şirketin 9 Şubat 1921 tarihine kadar 10 milyon 162 bin 123 doz aşıyı Türkiye’ye getirdiğini, bunlar için Devlet Malzeme Ofisi’nin, Keymen şirketine 121 milyon 945 bin 476 dolar para ödediğini belirtti. Konunun ayrıntılarını ise şöyle açıkladı: Gümrük Müdürlüğü’nden geçen 1 milyon 342 bin 298 doz aşı, Keymen tarafından çekiliyor ve Devlet Malzeme Ofisi’ne faturalanıyor. Buradaki önemli nokta şu, Gümrük’teki beyana göre 1 milyon doz aşı için ücret alınmıyor. Devlet Malzeme Ofisi’ne dozu 12 dolardan fatura ediliyor.  Kılıçdaroğlu, Bakan Koca’ya “Aşının tanesi 12 dolardan, toplam 121 milyon 945 bin dolarlık fatura, Devlet Malzeme Ofisi’ne kesildi mi” diye sordu. Asıl önemli nokta şu: Sağlık Bakanı Koca, bu sorulara, “Dünyada aşı savaşı varken üretici firma aşıyı bağışlar mı?” diye yanıt verdi. Gelen aşıların 1 milyon adedi ücretsiz geldiği halde şirketin Devlet Malzeme Ofisi’ne ayrıca 12 milyon dolarlık bir fatura kesmesidir. Öyle anlaşılıyor ki bu konu siyasal gündemi epeyce işgal edecek.

‘ÖZLEM ZENGİN ZİHNİYETİNİZ BATSIN’

Twitter’da AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e yönelik hakaret içeren paylaşımda bulunduğu öne sürülen avukat Mert Yaşar, geçen hafta “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan nöbetçi sulh mahkemesi tarafından tutuklandı. Özlem Zengin’e en anlamlı yanıtı İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener verdi. Akşener, grup konuşmasında “Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder, bir sene beklemez. Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez” diyen AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e tepki gösterdi. “Cinsel tacize, tecavüze uğrayan kadınlar için başvuru süresi mi var? Üç iş günü içinde şikâyetçi olmayana namussuz mu diyeceksiniz? Kadın haklarını içine sindiremeyen erkekler yetmedi, bir de seninle mi uğraşacağız? Zihniyetiniz batsın. İster 1 gün sonra ister 10 yıl sonra söylesin hakkını arayan her kadın onurludur” dedi.

[email protected]


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları