1 Mayıs’lar, yasakları kutlamalarıyla da demokrasinin aynası
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

1 Mayıs’lar, yasakları kutlamalarıyla da demokrasinin aynası

01.05.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ülkemizde ilk 1 Mayıs kutlamaları Osmanlı’nın son yıllarına uzansa da aslında İstanbul’da bile üretimde işçisi kısmen bizden, işvereni yabancı şirketler olunca çok da övünülebilecek bir boyutu yok. 1961 Anayasası, 1973 yasaları ile gelen sendikal haklardan sonra örgütlenmede yaşanan patlamada önce tek başına Türk-İş sonra, sola siyasal açılabilmenin paralelinde DİSK sahnenin içinde yer alsalar da 1 Mayıs’ların kutlanabilmesinde çok gecikme yaşandı. Gerçeğini ararsak Türk-İş içinde sosyal demokrat sendikacılık, DİSK içinde daha bir sol çizgide gelişen sendikacılık örgütlenme sorunlarında özel sektörün duvarlarına çarpmışlardı..

İşveren örgütleri kamuda sendikacılığa itirazsız, ilke olarak AB’ye yetişmek uğruna sendikal hakları kabullenmiş olsalar da kendi işyerlerinde örgütlenmeye sırt çevirmişlerdi. Direne direne özel sektörde sendikalaşma öylesine ağır yükler, çatışmacılıklar üretmişti ki 12 Mart’a gelmeden DİSK’i kapattırma gündemli gece yarısı yasasının yarattığı 15-16 Haziran olayları yaşanmıştı. Aslında 15-16 Haziran büyük işçi patlamasında sayısal olarak Türk-İş üyesi sendikaların işçileri, DİSK üyesi sendikaların işçilerinden çok daha büyük kalabalıkları, katılımları oluşturmuşlardı.. Madalyonun gerçek yüzünde DİSK’e bağlı az işçili sendikaların zorlu direnişleri sayesinde kazanılan işçi haklarının, sözleşme hükümleri ile otomatik Türk-İş üyesi sendikaların işçilerine de hazırdan verilmesi vardı..

Sözün özü ilk toparlanma 1 Mayıs’ı işçi sınıfının bayramı olarak Taksim’de kutlama tarihi 1966 yılına sarkmıştı. DİSK’in çatısı altında kuşkusuz sol toplumsal örgütlenmelerin, siyasal ve meslek örgütleri hepsi bir arada artı Türk-İş’in sol sendikalarından da katılımlar vardı. Şimdiki Gezi Parkı merdivenlerinin dibinde yapılmış tribünde, DİSK’in tüm yönetici kadroları yanında DİSK Başkanı Kemal Türkler, İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan eşleriyle birlikte yan yanaydılar.

O görkemli katılımlı ilk bayram kutlaması evrensel, yerel 12 Eylül’e yürünen yolda provokasyon taşlarının örülmesinde görev üstlenmişler sayesinde, çok özel hazırlıklarına karşın kanlı 1 Mayıs 1977 yaşandı. Birinci elden tanıklıklarla bir kez daha çok net olarak söyleyebilirim ki gerekçe yapılan, içinden sol tartışmalar gerçeği ile uzaktan yakından ilişkisi yoktu. Ölümler, silahlı panik yaratma ateşleri, sonuç olarak en çoğunluk, otelin yanındaki yokuştan kaçarken ezilenlerden ölümler olmak üzere, panzerin ezdiği kadın da dahil hepsinin belgeleri sumen altı edildi. 

1978’de bu kez DİSK’e geçiş yapmış olan Abdullah Baştürk başkanlığında, kürsü yan otelin çatı katına taşıtılmış olarak anormal güvenlik önlemleriyle buruk yapılabildi. Arkası yıllarda yasaklar gelecekti.. 12 Eylül’de sıra zaten, 12 Mart’ta işi bitirilemeyen, yasaklanamayan sendikal hakların operasyonuna gelmişti. Acılı, yasaklı, maceralı birçok yıl geçti. İşin ilginç yanı 1 Mayıs’ları doğrudan üstlenme noktasına gelemese de Türk-İş, 12 Eylül yasakları ile sendikal haklarda ödenen bedellerden çok fazlası ile dersler çıkarmıştı. 1 Mayıs’ları doğrudan üstlenmese de 1982’den başlayarak anayasa, yasalarda gelen yasaklara karşı, önce Bursa’da yaptığı ilk anlamlı çıkışın ardından, il il Eskişehir, Adana, İzmir mitingleri ile muhalefet çıkışlarına geçiş yaptı.

Geç kalınmıştı, Amerika en önde, AB ülkelerinde de sendikal haklarda kayıplar süreçleri başlamıştı. Uluslararası büyük konfederasyonlar, federasyonlar kaybettikleri üyeleri ile yıkılmamak üzere, birleşmelere, sendikal dille evliliklere geçiş yapmışlardı. Yıllar geçtikçe, tabular kalkıp koşullar zorlandıkça yine DİSK’in organizasyonunda İstanbul’da Türk-İş katılımı, bazı illerde farklı ittifaklar, öncülükler çerçevesinde 1 Mayıs kutlamaları gündeme girdi.

Gerçi eski tatları tuzları yoktu. Bir arada aynı coşku oluşturulamıyor, 12 Eylül’le gelen sendikal örgütlülük yıkımı giderek daha baskın dikkat çekiyordu. Örgütlü işçi katılımı düştükçe, varoşların örgütlenmeleri, gençlik hareketleri özel kimlikleri ile görsel çıkışlar yapabiliyorlardı. Aralarda çatışma, ölümlü sahneler, çiçeklerin sopalanması gibi eylemler de yaşanıyordu. En yoğun işçi grupları yeni özelleştirme kurbanlarından oluşuyordu.

Yeniden yasakların gelişi, yaşanan travmaları sıralamanın anlamı yok.. Şimdilerde çalışanların sendikasız, dahası kayıt dışı üretime kaydırıldıkları, işsizliğin patlatıldığı 2002 sonrasının travmalarını yaşamaya devam ediyoruz. Dibe vurmada sona gelinmiş gibi de değil..

Yazarın Son Yazıları

Bükülemeyen el öpülür

Başlık öncelikle 107 gündür, yaz-boz tahtası içerikli olarak sürdürülmüş uyuşmazlık tartışmalarının ardından, nasıl kesinleşeceği henüz çok kesin olmayan İran’da gündeme giren anlaşmayı içeriyor.

Devamını Oku
16.06.2026
Sabahları gözlerini operasyonlarla açarak uyanmak

Alışkanlık mı?

Devamını Oku
13.06.2026
Saray’ın ‘mutlak butlan’la CHP’yi çalkalama hesapları

Neler yapılabileceği, işin içinden nasıl çıkılabileceğine ilişkin deneyimli siyasetçilerin, hukukçuların, gazetecilerin tartışmalarını, çözüm arayışlarını, herkes gibi ben de izliyor, akılcı çözüm önerilerinden sonuçlar çıkarmaya çabalıyorum.

Devamını Oku
09.06.2026
Kirli siyaset oyunları vurgunu

Şeytana pabucunu ters giydirme oyunlarında, acımasızlık ile kalitesizlik yarışlarında sınır tanımamakla, bu saatten sonra kazanabileceklerini sanıyorlarsa sonuçta en çok kendi sonlarına doğru yürümekte olduklarını hâlâ göremiyor olabilirler mi?

Devamını Oku
06.06.2026
Saray projesi ‘mutlak butlan’ın ipleri çözüldükçe dolaşıyor

Önyargılı eleştirilerin yanında durabilmemin söz konusu olamayacağının altını çizmekle söze girmeliyim.

Devamını Oku
02.06.2026
Saray destekli CHP’yi püskürtme operasyonları

Cumhuriyet gazetesinin dünkü manşetinde, AKP’liler ile Kılıçdaroğlu yönetiminin bayram buluşmaları; “Siyasette ‘mutlak butlan’ bayramı!” başlığı altında verilmiş.

Devamını Oku
30.05.2026
Nasrettin Hoca’nın göle çaldığı maya tuttu mu?

Boşuna çaba, suçsuzların, haklarını savunan, haklarını arayanların canlarını boşu boşuna yakıyorsunuz.

Devamını Oku
26.05.2026
Trump destekli mutlak butlanlı CHP operasyonları tutar mı?

Yoksa başkanlık rejiminin dünyadaki en haksız, hukuksuz yetkilerle donatılmış modeliyle de yetinilmeyerek yıllar içinde geliştirilmiş sınırsız haksızlık, hukuksuzlukların içinde, iğne oyası gibi geliştirilen uygulamalarının yanlarına kâr kalabildiği ustalıklarında, ülkenin getirildiği çarpık düzenin haksızlıklarını, sonuçlarını görmemek inadındaki son çırpınışlar mı?

Devamını Oku
23.05.2026
Çağdaş Yaşam’ı, Türkan Saylan’ı unutma hakkımız lüksümüz yok

Öncelikle, yazımın başlığının kendi kendime kızgınlığımın yanısıması olduğunun altını çizmeliyim.

Devamını Oku
19.05.2026
Enflasyon dikiş tutmadı, operasyona devam

Yanlış anlaşılmasın her günün her saatinde, kimileri yeni keşfedilen yeni CHP’li belediyeler ile parti merkezleri ile sınırlı kalınmıyor.

Devamını Oku
16.05.2026
Tehdit, şantaj senaryoları yarışmaları

Dünkü duruşmaların gelişmeleri üzerinden yaşanacakları, nasılsa bugünkü yazı elinize ulaşmadan önce öğrenmiş olacaksınız.

Devamını Oku
12.05.2026
Cumhuriyet gazetesinin okurlarıyla buluştuğu nice yıllara...

Benim Cumhuriyet ailesi içindeki paylaşımlarımın 60. yılını geçen perşembe günkü buluşmamızda devirmişiz.

Devamını Oku
09.05.2026
Sevilenleri tutuklanan ülkemizde haklar savaşımının önlenemez yükselişi

Bu kaçıncısı sorgulamasının yapılmasının zamanı değil.

Devamını Oku
05.05.2026
Taksim nasıl açıldı...

Geçen yılın 1 Mayıs yasaklarından ders alınmış olmalı.

Devamını Oku
02.05.2026
Sınırsız ayrıcalıklar...

Ankara’nın göbeğinde, yıllardır hak edilmiş, birikmiş ücretlerini alamadıkları için hukuk diliyle işlenmiş en büyük suçlardan birini, “angarya çalıştırmayı” çok yüksek sayılarla çalışan işçilerine karşı uygulamayı alışkanlık edinmiş Yıldız Holding’in yaşattıklarını, dertlerini sorumlu bakana anlatmak için çırpınan işçilere yaşatılan işkencelerin boyutları vicdanları sızlatıyor.

Devamını Oku
28.04.2026
İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026
Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026
Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

Raylı ulaşım sistemlerinden yararlananlardansanız, siz de benzer pek çok gelişmeye tanıklık etmiş olabilirsiniz.

Devamını Oku
24.03.2026
Dünyayı elinde tutan emperyalizme karşı bağımsızlık savaşları

Dünyayı elinde tutan emperyalizme karşı bağımsızlık savaşları

Devamını Oku
21.03.2026
İçeriden ve dışarıdan saldırılar, ezilmek istenenleri güçlendiriyor...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta, tutuklanmalarının birinci yıldönümünde, hâlâ pek çok tutuklu sanık belediye başkanları da içlerinde, hâlâ yüksek sayılarda tutuklu için iddianamelerin bile hazırlanamamış olduğu gerçeği ile yüzleşmiş durumdayız.

Devamını Oku
17.03.2026
Ahlak, vicdan, çivileri sökülmüş yeni dünya düzeninde...

Nüfus kâğıdı eskidikçe yeni güne sağlıklı kalkabilmek, elinden geldiğince meslek etiğine de bağlı kalıyor olarak gazeteciliğini sürdürebilmenin önkoşulu uygun saatlerde yatağına girebilmek.

Devamını Oku
14.03.2026
Bu kanıtlarla iddianamelerle yargılama zor zanaat...

Hukuksuz yargılamaların bir yılı aşmış süreçleri içinde ülkemizde yaşayanların bilinçaltlarına yerleşmiş gelişmelerin üzerine, en sonunda başlıyor başlayacak açıklamalarının davullu zurnalı duyurularından sonra, dünkü yargılamanın ilk gününde alınabilmiş yolun bir arpa boyu olduğunu bile söyleyemiyoruz.

Devamını Oku
10.03.2026
İki deli, kafa kafaya, dipsiz kuyuya taş atıyorlar

Amerika’nın başında Trump, İsrail’in Netanyahu olmak üzere, geçtiğimiz pazar günü, İran’a, siyasi liderleri öncelikli hedef alan saldırıda, en ileri teknolojili, en pahalı silahlardan atılan bombalarla başlatılan kanlı savaşın henüz haftası dolmadı.

Devamını Oku
07.03.2026
Dolarla kapatılmış gözler, çocuk, hasta kadın ayırmıyor...

Trump-Netanyahu ikilisinin, pazar sabahı yüzleştiğimiz İran’a ortak saldırılarının kanlı sonuçlarını televizyon kanallarının canlı yayınlarından, yürekler ağızda olası sonuçları üzerinden kaygıyla izlerken öldürülenler, patlamlar üzerinden kanlı haberlerin peşpeşe akması kaçınımazdı.

Devamını Oku
03.03.2026
Tarikatlara çocukları camilere taşıma seferberliği

İnançlar üzerinden, hepsini birden sonuna kadar kullanabilme sayesinde, iktidarlarını koruyabilenlerin önlerini açmaları sayesinde mi?

Devamını Oku
28.02.2026
Anayasal haklar, demokratik düzen arayışlarını kırma savaşları...

Günümüz kuşakları, en sevilen müziklerin taş plaklarının dinlendiği yıllarda kasetin iğnesinin takılarak plağın kullanılamaz hale düşürmesinin acısını bilemezler.

Devamını Oku
24.02.2026
İktidarlarını sürdürmede, hak hukuk, kural tanımazlık...

Çıkmaz sokağa girdiklerini içten içe görebilseler bile, halkımıza, bize, itiraf edecek halleri olacak değil ya.

Devamını Oku
21.02.2026
Siyasi tutuklamalar tek adam rejiminin son dönemlerinin panik fişeği değil mi?

Şakayla karışık Cumhuriyet gazetesinin çatısı altında, uzun yıllar boyunca “sokak gazetecisi” olmakla övünmüş olarak 60. yılıma girmiş bulunuyorum.

Devamını Oku
17.02.2026
İktidarlarının ayakta kalmada son kadrolaşmaları

Başlık elbette gündemimize yeni girmiş son kadrolaşmaların, yeni bakanları ile yargı organlarında yeni görev almak üzere seçilenlerin tümünü birden kapsıyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Solun vicdanlı, bilinçli koşucusu Alper Taş

Sınırlı televizyon, video kanallarında en güncel, kritik tartışmalar üzerinden söyleşi konuğu olarak çağrıldığında, öfkesiz, kimseleri incitmek istemeyen üslubu ile gündemdeki en çatışmacı konularda görüşlerini özetlerken dinleme şansını yakalayanların, giderek daha da çok ilgilerini çektiğini umuyorum.

Devamını Oku
10.02.2026
Deprem ülkesinde deprem suçları rekorları kırmanın dayanılmaz hafifliği

Deprem suçları işlemenin, önlem almamanın sorumsuzluklarının karşılığı suçlardan doğrudan sorumlu siyasi erkler, kuşkusuz bina yıkımları, enkaz altında kalanlar, ölen insanlar ile birlikte tüm canlılar, mal kayıplarının ağırlıkları, depremlerin şiddetleri yanında bile bile alınmamış önlemlerle bağlantılı değişiyor.

Devamını Oku
07.02.2026
Bağımlılığın yapı taşları nasıl örülüyor?

Bugünkü yazımın konusunda yine sevgili arkadaşımız Ergin Yıldızoğlu’nun dünkü Cumhuriyet gazetesinde 9. sayfamızda yayımlanan “Ayrılmak zor!” başlıklı yazısının etkisi oldu.

Devamını Oku
03.02.2026
Reha Öz’ü uğurlarken 1980’li yılların canlanan tanıklıkları...

Nadir Nadi’nin, 12 Eylül yönetimine karşı duruşu ile güçlenen, Cumhuriyet gazetesinin, ülkenin her kesimini kapsayan insan hakları gasplarına karşı, ayrımsız sayfalarında yer açması, hak hukuk arayışlarının, savaşımlarının yanında yer alarak yaşatılan acıların haberlerinin sayfalarında paylaşılması, birden çok aralıklarla gazetenin kapatılması kararlarını da getirmişti.

Devamını Oku
31.01.2026