Yasaklı Taksim Meydanı; sendikal, insan hakları gaspları simgesi
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Yasaklı Taksim Meydanı; sendikal, insan hakları gaspları simgesi

02.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen yılın 1 Mayıs yasaklarından ders alınmış olmalı. Yenikapı-Hacıosman arasında çalışan raylı sistem için altı istasyon olarak uygulanan kapalı tutma yasağı, bu yıl beşe indirilmiş olarak Gayrettepe’den Şişli’ye indirilmiş. Besbelli Cevahir ile Trump Tower olarak bilinen iki büyük alışveriş merkezinin kapalı olmadıkları halde müşterisiz kalmalarından gelen tepkilere karşı önlem alınmıştı.

1976-77 yılları sonrası, 1978 1 Mayıs kutlamaları son örnek. Günümüze kadar söz konusu yasakların, gençlik operasyonları ağırlıklı, çatışmacı, bombalı bol bol tutuklamalar, operasyonlar yanında, sınırlı yerler, sınırlı koşullarda 1 Mayıs törenlerinin yaşandığı yılların içinde bir ömür geçirerek bugünlere kadar geldik. Ağırlıklı yandaş kanallarda, iyi niyetle gerçekleri bilmeyenler üzerinden de bu yıl da yeniden altı çizilerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı ile Taksim’in kutlamalara iki yıllığına açılmış olmasının da öyküsü veriliyor.

Meydanın açılmış olmasına doğrudan tanıklığım bir yana, sonrası yıllar içinde “Cumhuriyetten Tanıklıklar” YouTube söyleşileri kapsamında, merak edenlerin diledikleri zaman diliminde izleyebilecekleri söyleşi ile de paylaşmıştım. Sevgili Server Tanilli Hoca’mızı yakından tanımış, yaşamının kimi süreçlerini yakından paylaşmış olmanın da onuruyla Taksim Meydanı’nın iki yıllığına yeniden açılmış olması kararını, gerçeğinde, Server Tanilli Hoca’mızın onurlu duruşu, direnişine borçlu olduğumuzu paylaşmanın zamanıdır.

Meraklıları, görüntülü kanıtlarıyla birlikte oğlu Bülent Tanilli ile sevgili hocamızın gazlı bombalara hedef olmaması için tekerlekli sandalyesini, ustalıkla ve koşar adım meydana kadar zikzaklı sürerek sokmayı başarmış. Kartal Belediyesi işçisi genç arkadaşımızla yapılmış söyleşiyi izleyebilirler.

***

Taksim Meydanı’nın işçilere açılması kararını sevgili Prof. Server Tanilli Hoca’mıza borçluymuşuz.

***

Sevgili hocamızın, meydana sokulabilmesi koşturmacasını, hemen arkalarından aynı kaygıyla koşturduğumdan, ayrıntılı bilgilere söz konusu söyleşide ulaşmıştım. DİSK’in yöneticileri bu yıl da yaptıkları gibi ölenlerin öldükleri yerlere çiçek bırakmak üzere sabah gittikleri törene Server Tanilli Hoca’mızı da davet etmişler. O da çok sevdiği görev ve sorumlulukları kapsamında gönüllü olmuştu. Arkamdan, Şişli’den çok kalabalık bir gönüllü ordusunun koşturduğunun, sonuç olarak meydana çok kalabalık olarak girebildiğimizin ayrımına bile varamamıştım. Başımı çevirdiğimde ancak yıllardır boş tutulabilmiş meydanın tıklım tıklım dolduğunun ancak ayrımına varmıştım. Sevinçli çığlıklar arasında çok geçmeden megafonlarla yapılan duyurularda Taksim Meydanı’nın kutlamalara açıldığının müjdesi veriliyordu. Saltanatlı özgürlüğümüz ancak iki yıl sürmüştü.

Neden açıldığı ile neden kapatıldığı kararlarının değerlendirilmesini, gönlünüze, mezhebinize göre yapabilirsiniz. Kişisel değerlendirmelerime gelirsek... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun yıllar içinde açıklanmış kimileri gerçekleşmiş kimileri gerçekleşmemiş projeleri üzerinden sınırsız örnek verebiliriz. Kültür Sarayı projeleri en sıradanları. Gezi Parkı alanı içinde düşlenmiş, Osmanlı dönemi ile bağlantılandırılmış bir tarihi saray projesini de anımsayabiliriz. Bir tanesi oldubitti ile gerçekleştirildi bile. Meydana bakan tarihi kilisenin yanına çok daha iddialı, kocaman bir cami yerleştirildi.

Kanlısı kansızı, çok ağır yasaklısı, göreceli dramatik örneklemeler de içerinde başka alanlarda yapılmış çoğunluk 1 Mayıs etkinliklerinin, elbette yargılamalarının da sayısız tanıklıklarını başka yıllara bırakmak gerek. En güzeli, doğrusu ise yasaklı 1 Mayıs kutlamalarının sona ereceği yıllara tanıklık edebilmek.

Yazarın Son Yazıları

Yasaklı Taksim Meydanı; sendikal, insan hakları gaspları simgesi

Geçen yılın 1 Mayıs yasaklarından ders alınmış olmalı.

Devamını Oku
02.05.2026
Sınırsız ayrıcalıklar...

Ankara’nın göbeğinde, yıllardır hak edilmiş, birikmiş ücretlerini alamadıkları için hukuk diliyle işlenmiş en büyük suçlardan birini, “angarya çalıştırmayı” çok yüksek sayılarla çalışan işçilerine karşı uygulamayı alışkanlık edinmiş Yıldız Holding’in yaşattıklarını, dertlerini sorumlu bakana anlatmak için çırpınan işçilere yaşatılan işkencelerin boyutları vicdanları sızlatıyor.

Devamını Oku
28.04.2026
İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026
Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026