“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında
Tolga Aydoğan
Son Köşe Yazıları

“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

27.02.2026 09:45
Güncellenme:
Takip Et:

Falih Rıfkı anlatır bundan 76 sene önce, 10 Kasım günü, Cumhuriyet gazetesinin ikinci sayfasında. Gazi’den bahsederek O’nun Rumeli’ye olan özlemini dile getirir. Hatta Gazi’nin söylediği bir Rumeli türküsü ve Gazi’nin o güzel sesi Falih Rıfkı’nın zihnine kazınmıştır. 

Malum, Mustafa Kemal Paşa özlem duyar Rumeli’ye. Falih Rıfkı da yazısında bu özlemi ifade ederken kır çiçekleri örneğini verir. Gazi’nin her bahar geldiğinde doğup büyüdüğü Rumeli’deki o kır çiçeklerinin kokusunu ta Anadolu’da duyumsadığını belirtir. Elbette Rumeli’den bir çiçek kokusu taşınamaz Anadolu’ya… Ama Falih Rıfkı Rumeli özlemini böyle özel bir örnekle anlatmayı ve hasretin büyüklüğünü dile getirmeye çalışır. 

Yine o yazıda bir 29 Ekim akşamından bahseder. Cumhuriyet Bayramının coşkulu kutlamaları devam ederken Gazi’nin bir anda “zihnen” aralarından ayrıldığını yazar. Ve der ki “…aramızdan uzaklaştığını sezer gibi olurduk. Belki de bir Rumeli köyünün ıssız ve boş karanlığı içinde, bir daha gelmeyecek olanlara ağlayan eski çeşmenin su çağıltısı yanında geçirirdi. Susamış gibi olur, içini çekerdi. Gözlerinden onulmaz (*iyileşmez) sıla hasretinin, damla damla, sisli bir pırıltı ile yaşardığını görürdük. Avutup unutturmaya çalışırdık”. 

Mustafa Kemal Paşa’nın Rumeli hasretini böyle anlatır Falih Rıfkı. Ben de geçen hafta “Keçiören ve Atatürk” başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım bunu. Okuyanlar hatırlar, Gazi için Keçiören demek aslında Rumeli demekti. Günümüzdeki betonlaşmış hali değil elbette. Bağlarıyla meşhur, ağaçlıklı o yeşil Keçiören bir nevi Rumeli’ydi O’nun için… 

“ATATÜRK’ÜN ÇEŞMESİ” ÇANKAYA’DA 

Falih Rıfkı’nın dediği gibi Gazi zihnen kendilerinden uzaklaşır, bir çeşme başında Rumeli hasretiyle hüzünlenir ve gözleri dolar. Bir başka çeşme de Çankaya sırtlarında karşımıza çıkar. Belli ki o çeşme de Rumeli’yi anımsatır O’na. 

Salih Bozok’un oğlu Cemil Bey’in anılarında denk geliriz o detaya. Bozok ailesi Çankaya Köşkünün 250 metre kadar aşağısında kiralık bir evde otururlar o zaman. Gazi de sık sık ziyaret eder Bozok ailesinin evini. Bir de çeşme bulunur evin bahçesinde. Hatta çeşmenin önünde çekilen meşhur bir fotoğraf da vardır. Arkada Salih Bozok, önünde Mustafa Kemal Paşa… Paşa’nın elinde bir havlu, elini yüzünü yıkamış ve 1921 senesinin yazında gülümseyerek bakar bizlere. 

Image

*Salih Bozok ile birlikte Atatürk’ün çeşme başındaki meşhur fotoğrafı

Fotoğrafın çekildiği gün Cemil Bozok da oradadır. Hatıralarında bu ölümsüz ânın detaylarını şöyle anlatır: 

“…Paşa’ya Bulgurluların köşkünü tutmuşlar, babama da Serattarzadelerden Kerim Efendi’nin evi kiralanmıştı. (…) Bize kiralanan bu bağ evi oldukça büyüktü. Evin önünde bakımlı bir bahçesi, biraz ilerisinde yemişliği ve sebzeliği bulunuyordu. Binanın yanı başında da Ankara taşından yapılmış güzel ve durmadan akan, yalaklı bir de çeşmesi vardı. Bu çeşmenin önünde yüzünü yıkamış Paşa’nın ve yanı başında duran babamın bir fotoğrafı vardır. Foto zabiti Esat Bey [*Esat Nedim Tengizman] tarafından çekilmiştir. O gün ben de oradaydım. Çeşmeden boşalan sular, tam karşıdaki üzüm asmasının örttüğü çardağın önünde bir havuza geliyordu.”

Cemil Bey’in anlattığı ve Esat Nedim imzalı bu fotoğrafın nerede çekildiği uzun yıllar bilinmedi. Ta ki 2024 senesinin ocak ayına kadar. Ankara kent tarihi üzerine araştırmalar yapan Burak Kaya çeşmenin yerini tespit etti ve ortak dostumuz Emrah Türüdü de beni bilgilendirdi. Bu çeşmeyle ilgili bir yazı kaleme aldım ve 28 Ocak 2024 günü gazetemizde yayımlandı. Basın Şehitleri Parkı içinde bulunan bu çeşmenin korunmaya alınması için çağrısında bulunduk. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Dairesi Başkanı olan Sayın Bekir Ödemiş bu konuda bir çalışma başlattı. Yakın zamanda da meşhur fotoğrafta yer alan çeşmenin bakımı yapıldı, bir tescilli kültür varlığı olarak korumaya alındı. “Basın Şehitleri Parkı Atatürk Çeşmesi” olarak isimlendirilen yapının yanına bir de pano eklenerek tarihçene yer verildi.

Ne mutlu ki Atatürk’ün bir izi daha tespit edildi ve korunmaya alındı. Bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Gazi, belki de bu fotoğrafın öncesinde ya da sonrasında hasret kaldığı o Rumeli’ye bir türküyle seslenmiş, Falih Rıfkı’nın dediği gibi burnuna Rumeli’den kır çiçeklerinin o kokusu ulaşmıştı. İnsan düşünmüyor değil, belki de Mustafa Kemal Paşa Rumeli’yi anımsattığı için o bahçeye sıklıkla gidiyordu ve o çeşme başında dinleniyordu. 

Atatürk’ün bir izi daha korunuyor Ankara’da, Basın Şehitleri Parkı’nda, hatıralarıyla… Çeşme ziyaretinizi bekliyor. Kim bilir belki o çeşme başında burnunuza Rumeli’den esen bir rüzgarla Ankara’ya sürüklenen o kır çiçeklerinin kokusu gelecek ve siz de Ulu Önderi anmak için O’nun sevdiği bir Rumeli türküsünü mırıldanacaksınız. 

Image

*1921 ’de çekilen fotoğraf & 25 Ocak 2024 günü çekilen fotoğraf 

Image

*25 Ocak 2024 günü çekilen fotoğraf & 24 Şubat 2026 günü çekilen fotoğraf 

Image

*25 Ocak 2024 günü çekilen fotoğraf & 24 Şubat 2026 günü çekilen fotoğraf 

Image

*Çeşmenin künyesi, 24 Şubat 2026.

Image

*Günümüzdeki onarımdan geçen ve korumaya alınan çeşme 24.2.2026.

Yazarın Son Yazıları

“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

Devamını Oku
27.02.2026
Müze olmasını istemişti: Orhan Veli’nin doğduğu ev satışta

Orhan Veli Kanık, Türk şiirine yeni bir soluk getirmiş, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte başlattığı “Garip” akımı ile sadeleşmeyi savunmuş; vezin, aruz, kafiyeyi atarak yepyeni bir anlayışı Türk şiirine sokmuştur.

Devamını Oku
20.02.2026
Keçiören ve Atatürk

Mustafa Kemal Paşa 27 Aralık 1919 günü Ankara’ya geldiğinde coşkuyla karşılanır ve Hükümet Konağı’nda soluklandıktan sonra Keçiören’deki Ziraat Mektebi’ne yerleşir.

Devamını Oku
13.02.2026
Amanullah Han'ın gözyaşları

Taliban yönetiminin Afganistan genelinde uygulanacak olan yeni kararları gündemi meşgul etmekte.

Devamını Oku
30.01.2026
Lucia Di Lammermoor ve Gencer

1929 Ekonomik Buhranı’nın ardından yerli mallar önem kazanmış, bu nedenle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulmuş, 1930-1932 yılları arasında Ankara’da Türk Ocağı ve Evkaf Apartmanı’nda yerli ürünlerden oluşan sergiler açılmıştır.

Devamını Oku
18.01.2026
Mesut İktu’ya veda

Mesut İktu 3 Ocak 2026 günü aramızdan ayrıldı.

Devamını Oku
08.01.2026
“20 Yumurta, 10 Ekmek, 1 Okka Peynir”

“20 Yumurta, 10 Ekmek, 1 Okka Peynir”

Devamını Oku
30.12.2025
Nazım, Kuvayi Milliye Destanı ve Melih Bey

Nazım, Kuvayi Milliye Destanı ve Melih Bey

Devamını Oku
12.12.2025
“Atatürk ve Çallı’nın Tehlikeli Bir Tablosu”

“Atatürk ve Çallı’nın Tehlikeli Bir Tablosu”

Devamını Oku
05.12.2025
Karanlığı aydınlatanlar

Karanlığı aydınlatanlar

Devamını Oku
24.11.2025
Orhan Veli'nin ardından

1950 senesinin soğuk bir Ankara gecesi…

Devamını Oku
14.11.2025
10 Kasım’ı Yaşayanlar

Yüce Atatürk’ü kaybetmenin acısı hiç dinmiyor, yıllar geçse de aynı özlemle, aynı hüzünle 10 Kasımları yaşıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
'Yine bir mektubun izinde'

1950 senesinde İstanbul’daki dergi yazıhanelerinin birine bir mektup ulaşır.

Devamını Oku
02.11.2025
Kayıp bir mektubun izinde

1923 senesinin Aralık ayında Ankara’dan İstanbul’a bir mektup gönderilir.

Devamını Oku
25.10.2025