1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

27.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler. Bu görkemli buluşmanın gelecek kuşaklara aktarılması ve kalıcı olmasını sağlamak amacıyla Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (UMAG) ile ortaklaşa bir belgesel çalışması yapılmıştır. 1 Mart belgeseli, tarihi Muallim Mektebi Muhsin Ertuğrul salonlarında, Mamak Kültür Merkezi’ndeki gösterime sunulacaktır. Bu onur gününde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, programa katılıp bir konuşma yapacağını öğrendik. 

1 Mart tezkeresinin üstünden 23 yıl geçti. O günkü hükümet tarafından 25 Şubat 2003’te TBMM’ye sunulan tam adı “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı bir ülkeye asker göndermesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulundurulması için hükumete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi” olan yazılı metne dayanarak en az 255 uçak ve 65 helikopter destekli, yaklaşık 62 bin yabancı askeri personelin altı ay süreyle süre ile Türkiye’de bulunması için izin isteniyordu. İşin ilginç yanı bakanların imzaladığı metinle milletvekillerine dağıtılan tezkere yazısının farklı olduğuna kapalı oturum öncesi konuşan CHP Genel Sekreteri Önder Sav değindiğinde, bakanlar arasındaki telaş ve kuşku milletvekillerinin dikkatlerinden kaçmadı. 

TEZKERENİN ÖNEMİ 

Komşumuz Irak’ta kitle imha silahları var olduğu uydurma gerekçesiyle, ABD’nin bağımsız bir devleti işgal etmeye karar verdiği ve bu işlemi, bir milyar dolar bağış ya da sekiz milyar dolar uzun vadeli kredi karşılığı, bizim topraklarımızı kullanarak yapmak istediğini sağır sultan bile duymuştu. İşte bu uydurma gerekçeye dayanarak yapılan kapalı oturumdaki oylamaya 533 milletvekili katıldı: 250 ret, 264 kabul ve 19 çekimser oy kullanılmasına karşın anayasanın 96. maddesinde öngörülen salt çoğunluğa ulaşılamadığı için tezkere kabul edilmemiş sayıldı. Ancak oturumu yöneten TBMM Başkanı Bülent Arınç, ilk anlarda tezkerenin geçtiğini anons etmeye hazırlanırken CHP grup başkan vekilleri itiraz ettiler. Kısa bir görüşmenin ardından başkan yanlışını düzeltmek zorunda kaldı. 

YANLIŞ DEĞERLENDİRENLER 

Konu gündeme geldiğinde ve tezkere Meclis’te reddedildiğinde medyada çok tartışıldı. Ham hayal peşinde koşanlar, kaçırılmış bir fırsat olarak gördükleri bu oldubittinin gerçek boyutlarıyla getirisiyle götürdüklerini bilmeyenlerdi. Dar bakış açısıyla Amerikan askerlerinin arkasından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de Irak’ın kuzeyini işgal edeceği ve Kandil Dağı’nı darmadağın edeceğini sananlar çoğunluktaydı. Oysa ABD’nin buna taraftar olmadığı gibi, bizim hayalperestlerin sandığı gibi petrol yataklarının olduğu bölgeye girmemize de karşıydı. 

Üstelik altı ay süreyle sınırlı istenilen yetkinin, aralıklarla uzatılacağı ve yaklaşık on yıldan uzun süre Irak’ta kalan Amerikan askerlerinin ülkeyi ikiye bölene kadar topraklarımızı yol geçen hanı gibi ne kadar süre kullanacağı da belli değildi. 

Aslında gerçek amaç, 1 Mart tezkeresiyle etnik ve dini kimlikler üzerinden Türkiye de ortak edilerek bölünmüş bir Irak yaratmaktı. Birinci aşamada biz olmadan da bu gerçekleşti. Suriye’de Beşşar Esad’ın devrilmesiyle ikinci aşamaya geçildi. Amerikan destekli ve bizim hükümetin de sırtını sıvazladığı, daha düne kadar terörist diye, başına 10 milyon dolar ödül konulan Muhammet el Colani, yeni adıyla Ahmet el Şara’nın başında bulunduğu din ağırlıklı Suriye yönetimi, İsrail’in isteklerine boyun eğmek zorunda kaldı. Golan Tepelerinden çekilerek burayı İsrail’e bıraktı ve ABD’nin isteklerini yerine getirmiş oldu. Böylece Türkiye ile İsrail arasında ikinci bir devlet neredeyse ortadan kalktı. 

CESARET GÖSTERİLEMEDİ 

23 yıl önce 22. dönem TBMM, bütün bu hesapları bozdu ve yabancı güçlerin Türkiye üzerinden komşu bir ülkeyi işgal etmesine ve Irak’ın bölünmesine ortak olmadı. Günümüzde küresel güçler, Suriye üzerinde oynanan oyunda aynı senaryoyu sahneye koyma cesaretini gösteremediği gibi AKP, daha güçlü bir parlamento çoğunluğuna sahip olmasına karşın benzer bir girişimde bulunma yürekliliğini sergileyemedi. 

CHP ulusal konularda gösterdiği duyarlığı, 1 Mart tezkeresinin reddinde ortaya koymuştu. İşte bütün bu nedenlerden dolayı 1 Mart tezkeresinin önemini sürekli canlı tutmak ve gelecek kuşaklara aktarmanın bilincindedir. Bu açıdan bu tarihi olay görkemli bir kutlamaya değer diye düşünüyor ve aralarında bulunmakla gurur duyduğum 22. dönem CHP milletvekili arkadaşlarımın ve CHP genel başkanının kutlamaya katılmasını çok anlamlı buluyorum.

22. Dönem Bursa Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Özyurt 

İlgili Konular: #Tezkere

Yazarın Son Yazıları

1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026
Masumiyet karinesi - Suna Türkoğlu

Temelleri 1215’te Magna Carta Libertatum ile atılan, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 11. maddesinde ”Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır” ifadesiyle uluslararası bir metinde kendine açıkça yer bulan ve 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” hükmüyle de “adil yargılanma hakkı”nın en önemli parçası halini alan “masumiyet karinesi”, bugün hepimizin her alandaki koruyucu şemsiyesidir.

Devamını Oku
16.02.2026
Taliban, emperyalizm ve Afganistan - Doğan Ergenç

Taliban 2021 yılında Afganistan’da yeniden iktidara geldiğinde, kısmen “ılımlı” mesajlar vermişti.

Devamını Oku
16.02.2026
Migros depo işçileri neden direniyor? - E. Haktan Altın

22 Ocak’tan bu yana Migros depolarında DGD-SEN öncülüğünde işçiler “insanca yaşayabilmek” için direniyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Yaşlı hakları ve emekli aylığı - Ahmet Münci Özmen

Yaşlılık hangi açıdan tanımlanırsa tanımlansın, daha önce var olanların azalmasıyla, eksilmesiyle ilgili bir durumdur.

Devamını Oku
14.02.2026
Hukuki güvenlik ile ‘açık hata’ arasında - Abdullah Dörtlemez

İdare hukukunun en kırılgan eşiklerinden biri, hukuki güvenlik ilkesi ile hukuka uygunluk talebi arasındaki gerilimde ortaya çıkar.

Devamını Oku
13.02.2026
İliç’te yaşanan çaresizlik - Duran Güldemir

“Tüm siyasi partilerden ve muhtarlardan ortak çağrı: Çöpler Altın Madeni açılsın!..”

Devamını Oku
13.02.2026
Asya üretim dengelerinde yeni dönem - Gözde Dizdar

Bangladeş’te bugün yapılacak genel seçimler, yalnızca iç siyaseti ilgilendiren bir gelişme değil; güney ve güneydoğu Asya’daki üretim ve ticaret dengeleri açısından da yakından izlenen bir sürece işaret ediyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.

Devamını Oku
12.02.2026
Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026