1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler. Bu görkemli buluşmanın gelecek kuşaklara aktarılması ve kalıcı olmasını sağlamak amacıyla Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (UMAG) ile ortaklaşa bir belgesel çalışması yapılmıştır. 1 Mart belgeseli, tarihi Muallim Mektebi Muhsin Ertuğrul salonlarında, Mamak Kültür Merkezi’ndeki gösterime sunulacaktır. Bu onur gününde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, programa katılıp bir konuşma yapacağını öğrendik.
1 Mart tezkeresinin üstünden 23 yıl geçti. O günkü hükümet tarafından 25 Şubat 2003’te TBMM’ye sunulan tam adı “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı bir ülkeye asker göndermesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulundurulması için hükumete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi” olan yazılı metne dayanarak en az 255 uçak ve 65 helikopter destekli, yaklaşık 62 bin yabancı askeri personelin altı ay süreyle süre ile Türkiye’de bulunması için izin isteniyordu. İşin ilginç yanı bakanların imzaladığı metinle milletvekillerine dağıtılan tezkere yazısının farklı olduğuna kapalı oturum öncesi konuşan CHP Genel Sekreteri Önder Sav değindiğinde, bakanlar arasındaki telaş ve kuşku milletvekillerinin dikkatlerinden kaçmadı.
TEZKERENİN ÖNEMİ
Komşumuz Irak’ta kitle imha silahları var olduğu uydurma gerekçesiyle, ABD’nin bağımsız bir devleti işgal etmeye karar verdiği ve bu işlemi, bir milyar dolar bağış ya da sekiz milyar dolar uzun vadeli kredi karşılığı, bizim topraklarımızı kullanarak yapmak istediğini sağır sultan bile duymuştu. İşte bu uydurma gerekçeye dayanarak yapılan kapalı oturumdaki oylamaya 533 milletvekili katıldı: 250 ret, 264 kabul ve 19 çekimser oy kullanılmasına karşın anayasanın 96. maddesinde öngörülen salt çoğunluğa ulaşılamadığı için tezkere kabul edilmemiş sayıldı. Ancak oturumu yöneten TBMM Başkanı Bülent Arınç, ilk anlarda tezkerenin geçtiğini anons etmeye hazırlanırken CHP grup başkan vekilleri itiraz ettiler. Kısa bir görüşmenin ardından başkan yanlışını düzeltmek zorunda kaldı.
YANLIŞ DEĞERLENDİRENLER
Konu gündeme geldiğinde ve tezkere Meclis’te reddedildiğinde medyada çok tartışıldı. Ham hayal peşinde koşanlar, kaçırılmış bir fırsat olarak gördükleri bu oldubittinin gerçek boyutlarıyla getirisiyle götürdüklerini bilmeyenlerdi. Dar bakış açısıyla Amerikan askerlerinin arkasından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de Irak’ın kuzeyini işgal edeceği ve Kandil Dağı’nı darmadağın edeceğini sananlar çoğunluktaydı. Oysa ABD’nin buna taraftar olmadığı gibi, bizim hayalperestlerin sandığı gibi petrol yataklarının olduğu bölgeye girmemize de karşıydı.
Üstelik altı ay süreyle sınırlı istenilen yetkinin, aralıklarla uzatılacağı ve yaklaşık on yıldan uzun süre Irak’ta kalan Amerikan askerlerinin ülkeyi ikiye bölene kadar topraklarımızı yol geçen hanı gibi ne kadar süre kullanacağı da belli değildi.
Aslında gerçek amaç, 1 Mart tezkeresiyle etnik ve dini kimlikler üzerinden Türkiye de ortak edilerek bölünmüş bir Irak yaratmaktı. Birinci aşamada biz olmadan da bu gerçekleşti. Suriye’de Beşşar Esad’ın devrilmesiyle ikinci aşamaya geçildi. Amerikan destekli ve bizim hükümetin de sırtını sıvazladığı, daha düne kadar terörist diye, başına 10 milyon dolar ödül konulan Muhammet el Colani, yeni adıyla Ahmet el Şara’nın başında bulunduğu din ağırlıklı Suriye yönetimi, İsrail’in isteklerine boyun eğmek zorunda kaldı. Golan Tepelerinden çekilerek burayı İsrail’e bıraktı ve ABD’nin isteklerini yerine getirmiş oldu. Böylece Türkiye ile İsrail arasında ikinci bir devlet neredeyse ortadan kalktı.
CESARET GÖSTERİLEMEDİ
23 yıl önce 22. dönem TBMM, bütün bu hesapları bozdu ve yabancı güçlerin Türkiye üzerinden komşu bir ülkeyi işgal etmesine ve Irak’ın bölünmesine ortak olmadı. Günümüzde küresel güçler, Suriye üzerinde oynanan oyunda aynı senaryoyu sahneye koyma cesaretini gösteremediği gibi AKP, daha güçlü bir parlamento çoğunluğuna sahip olmasına karşın benzer bir girişimde bulunma yürekliliğini sergileyemedi.
CHP ulusal konularda gösterdiği duyarlığı, 1 Mart tezkeresinin reddinde ortaya koymuştu. İşte bütün bu nedenlerden dolayı 1 Mart tezkeresinin önemini sürekli canlı tutmak ve gelecek kuşaklara aktarmanın bilincindedir. Bu açıdan bu tarihi olay görkemli bir kutlamaya değer diye düşünüyor ve aralarında bulunmakla gurur duyduğum 22. dönem CHP milletvekili arkadaşlarımın ve CHP genel başkanının kutlamaya katılmasını çok anlamlı buluyorum.
22. Dönem Bursa Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Özyurt