Savaş: Pahalılığa karşı en iyi ilaç!

Savaş: Pahalılığa karşı en iyi ilaç!

05.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün sizlere Daphne Caruana Galizia’yı anlatacaktım. 3 günlük Malta tatilimde, başkent Valetta’da beni en etkileyen, öldürülen gazeteci için yakılan mumlar, bırakılan çiçekler, mektuplar, verilen mesajlardı... Daphne Galizia araştırmacı gazeteciydi. Yolsuzlukları meydana çıkarıyordu. Panama Belgeleri’nin yazarlarındandı. 16 Ekim 2017’de arabasına binerken patlayan bomba...

Bizde de gazeteci öldürülüyor, neden etkilendin ki diye soranlara: Aradan 2 yıldan çok geçmesine karşın, eski şehrin 16. yüzyıldan kalma en görkemli, en işlek caddesinde, o muhteşem gazetecinin anısına hâlâ mumların yanması, mesajların, çiçeklerin yenilenmesi, sokaktaki insanların tepkilerini sürdürmesi, işin peşini bırakmaması! Nitekim bu yüzden Başbakan Joseph Muscat, önümüzdeki ay seçimler öncesinde istifa edeceğini açıklamak zorunda kaldı. Zaten Turizm Bakanı, eski Ekonomi Bakanı ve Başbakan’ın özel kalemi geçen ay istifa etmişlerdi...

Beni etkileyen, süren tepki ve istifalar... Padişahlık dışı rejimlerde hâlâ bu alışkanlıklar var.


Ya sizin çocuğunuz yollansa?


Dünya çıldırmış, gündemin peşinden koşmaktan Malta’ya zaman ve yer ayırmam; Türkiye bir maceradan ötekine sürüklenirken, gazeteci Galizia’dan söz edemem...

Edemem, çünkü Libya’ya asker göndermek için hazırlanan tezkere Meclis’te 184 ret oyuna karşı 325 evet oyu ile kabul edildi. Ve bir daha haykırmak gereğini duyuyorum:

EVET OYU KULLANAN 325 KİŞİ, KENDİ ÇOCUĞUNUN LİBYA’YA YOLLANMAYACAĞINI BİLENLERDİR!

Onlar bilir ki kendi çocukları asla savaşa gitmeyecek. Çöllerde telef olmayacak.

Onlar bilir ki şehit cenazelerinde onlar nutuk atarken anaların ağıt yaktığı çocuk, onların kendi çocukları değildir. Onlar bilir ki, kendi çocukları “işadamı” olurken garibanın çocuğu şehit olur.

Askerimiz neden Libya’ya gidiyor? Libya’daki iç savaşa neden katılıyoruz? Kamuoyu bu sorunun yanıtını bilmiyor. Ben çevrede farklı kesimlere sordum: Aldığım yanıtlar çarpıcıydı:

- Ülkedeki ekonomik çöküntüyü unutturmak için.

- İşsizlik gündemden düşsün diye.

- Hak hukuk adalet kalmadı, savaşla oyalanalım diye.

- Erdoğan’ın popülaritesi artsın diye. (Milletimiz şiddet seviyor!)

- Bu asker yollama işi de FETÖ'cülerin marifeti.

- Dikkatleri Kanal İstanbul'dan uzaklaştırmak için...

- Pahalılığa karşı savaş en iyi ilaç...

- Cambaza bak cambaza durumu...


Manipülasyonlar sürerken bu arada:


Türkiye, serseri mayın gibi... Bir maceradan ötekine savruluyor... Ama bu arada ekmek daha ucuza satılmıyor.

Manipülasyonlar iç ve dış dünyada dolu dizgin sürüyor... (Süleymani’nin katlinin Ortadoğu’yu nasıl etkileyeceğini Barış Doster dünkü gazetemizde açık seçik dillendirmişti. Kaçırmayın!) Ama bu arada genç işsizliğe çare bulunamıyor...

Trump, Putin, Erdoğan, Macron, Markel, Esad, Hamaney, Hizbullah, Müslüman Kardeşler, Devrim Muhafızları, Kudüs Tugayları ve daha niceleri yüksek politikayla uğraşırken...

Bu arada çocuğunu ve eşini Çorlu’daki tren kazasında yitiren anneye, Cumhurbaşkanı’na ve mahkeme heyetine hakaretten iki dava açıldı...

15 Temmuz’da yataklarından çıkarılıp Boğaz köprüsüne sürülen Hava Harp Okulu öğrencilerine (72 sanıktan 70’ine) müebbet hapis cezası verildi. 70 genç hayatının baharında diri diri yok edildi. Ama yıllar boyu FETÖ’ye övgüler yağdıran, onunla işbirliği yapanlar en tepelere taşındı!

Bu arada İstanbul Üniversitesi’nde yemek zammı ve kahvaltıların kaldırılmasına karşı tepki gösteren öğrenciler, polis tarafından tekme tokat ve coplarla kıyasıya dövüldü.

Bu arada Şırnak’ta görev yaparken, Kuzey Irak’taki çatışmada öldürülen iki sözleşmeli piyade erimiz toprağa verildi...

Bu arada İstanbul İdare Mahkemesi, 9 meslek odasının açtığı Kanal İstanbul Protokolü’nü iptal talebine ret kararı aldı... (İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı arasındaki işbirliği protokolü)...

Bu arada, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2019 yılında 474 kadının öldürüldüğünü açıkladı. (Cumhuriyet tarihimizde bir rekor! AKP’ye nişan olsun!)

Sahi siz, “bu aradaların” hangisindesiniz???

Yazarın Son Yazıları

‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025