Güvensizlikte istikrarın markası: AKP
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Güvensizlikte istikrarın markası: AKP

21.03.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yandaş medya yazıyor: 24 Mart geliyor! AKP’nin 2019 Aralık ayında “İnandığın Yolda Yürü” sloganıyla başlattığı süreci tamamlaması bekleniyor. 7. Olağan Büyük Kongre’de bu kez “Türkiye için güven ve istikrar” sloganıyla ülkenin en acil ihtiyacını gidermeleri bekleniyor!

19 yıl sonra artık biliyoruz ki “istikrarı” yani iktidarı korumak için yapmayacakları şey yok. 

“İnsan Hakları Eylem Planı” ilan ederek halkın oyuyla seçilmiş milletvekillerinin vekilliğini hukuku ihlal ederek düşürecekler, parti kapattıracaklar ve böylece TBMM’de meşru zeminde siyaset yapanlar dışlanacak.

Ana muhalefet partisinin “5. kol faaliyetleri içinde olduğunu” söyleyerek kutuplaştırıcı siyaset yöntemi izleyecekler.

Dinci, etnikçi ve 2. Cumhuriyetçilerle el ele verip ulus kavramını faşist şovenizmle karıştırarak içinde ırkçılık barındırmayan Andımız’ı tarihe gömecekler. Böylece emperyalizmin ve siyasal İslamın karşısında dimdik duran ulus bilincini ortadan kaldırınca, yerine ümmet olgusu geçirilecek.

Adında Atatürk olan her şeyi, laik Cumhuriyet izi olan her uygulamayı yok etmek için çabalayacaklar. 

Kadınlar her gün şiddet yüzünden canından olurken, şiddeti önlemek için en etkili hukuki belge olan İstanbul Sözleşmesi’ni Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile hukuka aykırı bir şekilde feshedecekler!

“Anneliği adın eksiktir, yarımdır” diyerek kadının var olma nedeninin doğurmak ve çocuk bakmak olduğu algısını yayacaklar, en az 3 çocuk dayatmasını sürdürecekler.

“LGBTi+, yok öyle bir şey. Bu ülke millidir, manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir” diyerek LGBTİ+ vatandaşları yok sayacaklar. 

Her muhalifi susturacaklar, hiç farklı ses çıkmayacak. İktidarı eleştiren yazar, gazeteci ve aydınları hapse gönderecekler. Hatta bazıları evinin önünde dövülecek, silahlı saldırıya uğrayacak.

***

“Ekonomi Reform Paketi” açıklayıp, makyajlanmış söylemlerle reform kelimesinin içini boşaltacaklar, ne iş ne de aş sağlanacak. 

Geçinemediği için isyan eden esnafı tehdit edecekler. İşsiz kalan müzisyenler intihar ederken, iktidar yandaşı şarkıcılar TRT ekranlarından indirilmeyecek.

Kafeler, restoranlar salgın yasakları yüzünden aylarca siftah yapmadan kepenk indirmek zorunda kalırken, aynı anda lebaleb AKP etkinlikleri yapacaklar.

İktidar yandaşları, sıraları gelmese de aşı olurken, halk aşı beklemeye devam edecek. 

Binlerce insan KHK ile haksızca işinden olurken, laikliği hedef alanlar, şeriat isteyen tarikat ve cemaat mensupları devlet memuru olarak halkın vergileriyle maaş almaya devam edecek. 

Aileleriyle birlikte tatil yaptıkları, “kardeşim” dedikleri Esad’a birden “terörist Esed” diyecekler. “Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsın” diyecekler, Rahip Brunson 9 ay sonra serbest kalacak. 

Hukuksuz bir şekilde atanan rektörü haklı olarak protesto eden öğrencilere “terörist” diyecek, hükümetin politikalarına karşı olan herkesi ya “vatan haini” ya da “terörist” olarak damgalayacaklar.

Tarihi yerler, sulak alanlar, doğa harikası mekânlar, ormanlar ve meraları birer birer yapılaşmaya açarak ülkeyi betona gömecekler.

“Yerli ve milli” söylemini ağızlarından düşürmeyecekler ama patatesi, makarnayı, buğdayı bile ithal edecekler. 

Hayvanlara yönelik şiddet tavan yaparken, hayvan hakları yasasını bekletecekler; verilen sözlerden dönülmesine karşın “devrim gibi yasa yapıyoruz” diyecekler. 

***

Sonunda ne olacak?

Cemaat ile yıllarca el ele yürüyenler, çıkar ortaklığı bozulunca “FETÖ tarafından kandırıldık” iddiasında bulunsa da kendileri de halkı kandırmaya devam edecek. 

Yandaşlar dışında kimse nefes alamasa da ülkeye “güven ve istikrar” getireceklerini vaat edecekler.

Ülke çapında tüm meydanlar “LOVE ERDOGAN” panolarıyla donatılacak.

O, karşısındakilere “komünist vatan haini”, “dön ek”, “terörist”, “haşhaşi”, “sapık”, “ahlaksız”, “nebbaş”, “edepsiz”, “müfteri”, “illet”, “bahtsız Bedevi”, “alçak”, “cibiliyetsiz”, “namussuz”, “aydın müsveddeleri”, “Ananı da al, git”, “O kadın, kız mıdır kadın mıdır bilemem” “Afedersiniz Ermeni”, “mezarlık soyguncusu”, “kandan beslenen vampir”, “ağzından salyalar akıyor”, “çapulcu” derken... 

Halkın yaklaşık yarısının tercihi olan ittifakı “Zillet İttifakı” diye anarken...

Ne halka güven verecek ne de ülkede istikrar sağlanacak. 

AKP, olsa olsa güvensizlikte istikrarın markası olacak!

Yazarın Son Yazıları

Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Devamını Oku
26.06.2026
İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026