Hodri meydan! (11.07.2015)

Hodri meydan! (11.07.2015)

11.07.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Koalisyon isteği değil “aklanma” kaygısı:
Haksızlıkların, hukuksuzlukların, yağmanın, rüşvetin, yolsuzlukların sineye çekilmesi, aklanması!

***

Herkes olup bitenin farkında:
“Milli İrade” diye saptırdıkları seçmen çoğunluğu artık kendisini ve partisini istemiyor...
Oysa zaten hiçbir zaman sadece “çoğunluk” “Milli İrade” de değildi, değildir...
Muhalefetin çeşitli renkleri de “Milli İrade”nin bir parçasıdır:
Muhalefetsiz ne “Demokrasi” olur ne de “Milli İrade!”

***

Kimi çıkarından, kimi suç ortaklığından, kimi güce tapmasından, kimi korkusundan, kimi feodal ilişkilerinden dolayı hâlâ destek veriyor...
Şans eseri gelen iktidarın, atamalar ve benzeri eylemlerle istismarı, hükümetin kurulması geciktirilerek ve sanki seçim olmamış gibi davranılarak devam ettiriliyor...

***

Neden mi şans eseri iktidar?
Belediye başkanlığı seçimlerinde hem sağ hem de sol partilerin kendi içlerinde ikiye-üçe bölünmesi...
Genel seçimlerde, yüzde 10 barajının cilvesi; Genç Parti sürprizi, MHP’nin baraja takılması ve DYP’nin yüzde 1’in bile altındaki çok az bir oy eksiği ile Meclis’e girememesi...
İslam adına yapılan küresel teröre karşı ABD’nin ve AB’nin, “Ilımlı İslam” adı altında, yanlış bir savunma modeli yaratma hayali...
Yağma hırsıyla gözü dönmüş her alandaki, her yerdeki yeniyetmeler...
Meşruiyet çizgisini korumak için taraflı yargı kararlarına, haksızlıklara, hukuksuzluklara boyun eğenler...
Eski hataların hesaplarını görmek isteyenler...
Uluslararası mali konjonktür...

***

Ama artık hepsinin sonu geldi:
Seçmen bıktı usandı...
Çoğunluk “Seni istemiyoruz” dedi...
Hemen arkasından beş puanlık düşüş yaşandı:
Çünkü azgelişmiş ülkelerde gücünü yitirmeye başladığın hissedildiğinde, desteğin de erimeye başlar!

***

Hükümetin kurulma sürecinde ayak sürüyorlar...
Çünkü onlar da iktidardan düşmenin “mukadder” olduğunu görüyorlar...
“Uzatmaları” oynadıklarını biliyorlar...
İster “Erken seçim”, ister “Tekrar seçim”:
Buyrun, boyunuzun ölçüsünü alın!  

Yazarın Son Yazıları

Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026