Evet Evren vardı, ama Zeynep de vardı

Evet Evren vardı, ama Zeynep de vardı

28.05.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Milliyet gazetesinin yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinden Sedat Peker’e ödül verdiği haberinin tartışıldığı 26 Mayıs 2017 akşamı Akatlar Kültür Merkezi’nde Zeynep Oral’a saygı gecesi düzenlenmişti.
Fazıl Say ile başlayan gece, birçok değerli sanatçı ve gazetecinin katılımıyla sürdü ve gazetemiz yazarlarından Mine Kırıkkanat’tan hemen sonra Zeynep’in torununun babaannesi hakkında kaleme aldığı metni okumasıyla noktalandı.
Acı tanıklıklarla dolu, her anı çalışma ve mücadeleyle geçmiş başarılı bir yaşamın çeşitli yönlerini ortak anılarla bezeyerek dile getirdiler, geceye katılan gazeteciler, yazarlar ve seçkin sanatçılar.
Cuma gecesi şu anda yedi torun sahibi olan Zeynep Oral’ın hâlâ genç kalmasının sırrını da birden keşfettim:
Zeynep çalışmaktan, uğraşmaktan, amaçları peşinde koşmaktan yaşlanmaya vakit bulamamıştı.
Büyüyemeden ihtiyarlayanların tersine, Zeynep olarak yaşlanmadan yaşayıp gidecekti.
Ama bu yazı bunu değil, başka bir gerçeği vurgulamak amacıyla yazılıyor.
Zeynep Oral, tıpkı Uğur Mumcu gibi geride bırakmaya çalıştığımız güç günlerde gerekliliği daha da çok hissedilen türden bir insan.

***

Evet, gerçekten şu sıralarda kendini her şeyden sorumlu hisseden, haksızlık karşısında tarafsızlığın zulme, baskı karşısında sessizliğin faşizme ortaklık olduğunun bilincine varmış insanlara, her zamankinden fazla ihtiyaç var.
Araştırmacı gazeteciliğinin, seçkin hukukçuluğunun, zekâ, duyarlılık ve mizahla bezenmiş yazarlığının yanı sıra, insan olarak Uğur Mumcu böyle bir kişiydi.
Zeynep Oral da öyle bir insan.
Barış Derneği davasından tutuklu olarak yargılanan arkadaşlarımla birlikte, bu olguyu, desteğe, sevgiye en fazla ihtiyaç duyduğumuz karanlık günlerde yaşayarak gördüm.
Davanın duruşmaları, koca bir spor salonunda yapılmaktaydı.
Ve ne zaman duruşmaya gitsek, yakınlarımızın yanı sıra, Zeynep Oral boş tribünlerde yerini almış olurdu.
Dönem, korkunun kol gezdiği, DİSK’in lideri Abdullah Baştürk’ün proletaryanın savunmasını tek başına boş tribünler önünde yaptığı, sonradan vesayeti tasfiye bahanesiyle askerisine rahmet okutacak sivil darbenin yürütücüleriyle ittifak yapıp, esip küfürdüklerinde mangalda kül bırakmayanların sütre ardına sindiği dönemdi.
Tribünde tek başına oturan Zeynep Oral’a ne zaman gözüm ilişse, orada bir “barış meleği” görürdüm.
O günlerde baskı vardı, zulüm vardı, işkence vardı, Kenan Evren vardı.
Ama o günlerde “barış meleği” Zeynep de vardı.

***

O günleri yaşarken, yalnızca baskıyı, zulmü ve Evren’i görenler ne yaşadıklarını anlamamışlardı.
En karanlık dönemlerin içinde bile kimi aydınlıklar hep olmuştur, hep olacaktır.
Yaşanan dönemi doğru değerlendirmek ve karanlığı aydınlığa çevirmek için bu aydınlık yanları da görmek gerek.

***

Zeynep Oral, son yıllarda değerini daha iyi anlamaya başladığım Abdi İpekçi’nin Milliyeti’nin simgeleşmiş elemanlarından biriydi. Bir zamanlar sanat yaşamımıza damgasını vurmuş Milliyet Sanat ile adı özdeşleşmiş Zeynep, yuvasından ayrıldığında ona Cumhuriyet kucak açtı. Cumhuriyet’in yıllardır okuru olmasına, dünya görüşünün ona yakın çizgide bulunmasına rağmen, yeni yuvasına alışması kolay olmadı.
Ama Zeynep Oral artık Cumhuriyet denince ilk akla gelen isimlerden biri oldu.
Zeynep Oral ile bir süre birlikte çalıştığım Milliyet ne oldu derseniz, şu sırada onlar, yeraltı dünyasının acımasız kaba şiddetine teslim olmadıklarını kanıtlama çabası peşindeler.
Ne boş bir çaba!
Siyaset dünyasının kaba kuvvetine biat eden bir yayın organı, bir de yeraltı dünyasının koluna girse ne olur girmese ne olur?
Sanırım Zeynep Oral, şu anda orada olmadığına çok memnundur.  

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023