Siyaset, cinayet ve adalet

Siyaset, cinayet ve adalet

05.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Demokratik Siyaset, cinayet işlemez...

Demokratik Siyaset, cinayetleri engeller!

***

Demokratik Siyaset, cinayet işlemek için yapılmaz...

Demokratik Siyaset, cinayetleri engellemek için yapılır!

***

Demokratik Siyaset, işlenen cinayetleri örtbas etmez...

Demokratik Siyaset, işlenen cinayetleri ve katilleri Adalete teslim eder!

***

Demokratik Siyaset, cinayetlerle yapılmaz...

Cinayetlerle yapılan Demokratik Siyaset, vicdanlar ve tarih önünde kaybetmeye mahkûmdur!

***

Adalet, katilleri saklamaz...

Adalet, katilleri bulur, yargılar!

***

Adalet, can güvenliğinin garantisidir...

Adalet, katilleri korumaz!

***

Adalet, Demokratik Siyasete boyun eğmez...

Demokratik Siyasete boyun eğen Adalet, Adalet olmaz!

***

Adalet dağıtan insan, savcı ve yargıç olarak, adil olmak zorundadır...

Adil olmayan savcı ve yargıç, insanlığını da kaybetmiş demektir.

***

Sevgili okurlarım, Sinan Ateş cinayeti, bu iktidar zamanında işlenmiş, siyasal nitelikli bir cinayettir.

Gerek olayların gelişimi...

Gerek olayların reddedilemez bilgiler, belgeler ve ifadelerle kamuoyuna yansıması...

Gerek Sinan Ateş’in annesi, ablası ve eşinin ifadeleri...

Cinayetin mevcut siyasal yapıyla olan ilişkisini açıkça ortaya koymuştur.

***

Şimdi beklenen:

Bugünkü iktidarın ortakları olan iki partinin, AKP’nin ve MHP’nin...

Mevcut iktidarın iki liderinin, Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Devlet Bahçeli’nin...

Katillerin ve katilleri azmettirenlerin adalete teslim edilmeleri ve adil bir biçimde yargılanarak cezalandırılmaları için net ve açık olarak tavır koymalarıdır.

***

Kamuoyu, Sinan Ateş cinayetindeki Adaleti, benim hâlâ büyük bölümüne güvendiğim savcıların, yargıçların vicdanlarından ve kahramanlıklarından değil, siyasal liderlerin kararlarından bekliyor.

Sinan Ateş cinayetinin katilleri ve azmettiricileri bulunup cezalandırılmadığı takdirde, kamuoyu, sadece Adalet ve Güvenlik Mekanizmalarını değil, mevcut siyasal iktidarı da sorumlu tutacaktır.

Yazarın Son Yazıları

Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026