Adana-İstanbul hattında...

Adana-İstanbul hattında...

21.01.2024 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlar, siz bu yazıyı okuduğunuzda ben Adana’da olacağım. TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 13 Ocak’ta başlayan Çukurova Kitap Fuarı’nın bugün son günü. Benim “Cumhuriyet, Kültür Devrimidir” başlıklı konuşmam ve okurlarla kucaklaşmam dündü. Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle düzenlenen fuar, sayısız yayınevi ve yazarın katılımı, birbirini izleyen toplantılarla dolu dolu geçiyor ve geçmekte. Gençleri dinledikçe bu ülkeden umut kesilmez savım güçleniyor.

Kendim Çukurova Kitap Fuarı’ndayım ama aklım ve kalbim İstanbul’daki çok önemli bir toplantıda kaldı. O nedenle sohbeti kesip hemen sadede geliyorum: 

MEDENİ KANUN’U HEDEF ALMAK 

Ülkedeki gerici girişimleri (eğitimde ÇEDES ve imamlar, tarikatlar cemaatler egemenliği; adaletin yokluğu, anayasayı yok sayma, şeriat özlemleri vb.) bilen okurlar mutlak anımsayacaktır:

Adalet Bakanlığı 4-5 Ocak tarihlerinde “Türkiye Yüzyılında Türk Medeni Kanunu Çalıştayı” düzenlemişti. Ne var ki bu çalıştayda hakları için mücadele eden kadınlar yoktu. Siyasal iktidarın emeli, Medeni Kanun’un altını oymaktan başka bir şey değildi. 

Çalıştayda, Adalet Bakanlığı, Aile Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı otelde toplantı yaparken yıllardır kadına karşı şiddeti durdurmaya çalışan “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri” de toplantı mekânının önünde kayda geçsin diye protestodaydı. Platformun genel sekreteri Fidan Ataselim’in konuşmasının tümünü internetten bulup okumalısınız. 

Fidan, “Toplantıya kimlerin katılacağını, ne konuşulacağını bile gizlediler. İçerideki bakanlıklar aylardır bize bir randevu bile vermedi. Dilekçelerimize, olumlu ya da olumsuz yanıt bile vermediler” dedikten sonra madde madde tehlikeleri sıralamıştı. Hiçbir yalana kanmayacaklarını, haklarının takipçisi olacaklarını açıklamıştı. İşte şimdi o gün geldi.

MEDENİ KANUN İÇİN MÜCADELE ÇALIŞTAYI 

Bugün, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri ve Eşitlik İçin Kadın Platformu bir araya gelip kendi çalıştaylarını düzenliyor. (Saat 11.00’de Taksim Point Otel’de.) 

“Medeni Kanun İçin Mücadele Çalıştayı’nda Buluşuyoruz” başlıklı çağrıları şöyle: 

“Siyasi iktidar, aile sempozyumlarıyla, sözde ‘mağdur erkeklerin’ bilimsel hiçbir veriye dayanmayan beyanlarıyla Medeni Kanun’un kadınları ilgilendiren bazı maddelerini tartışmaya açtı. Sadece maddelerle de sınırlı kalmayacak bir topyekûn ele alışla karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Bu tehlikeyi görüyoruz. Bir yandan laikliğe karşı atılan adımlar, diğer yandan AYM kararlarının uygulanmaması ve anayasal işleyişin tehdit altına alınması gerçekliği var. 

Tüm bu gelişmelerin ortasında bizler haklarımıza saldıranlara karşı kadınlar olarak kendi çalıştayımızı düzenliyoruz.”

Bu çalıştayda ele alınacak konular özetle şöyle: 

-Medeni Kanun’un kadınlar için önemini, nafaka hakkını, kadınları şiddet karşısında koruyacak olan 6284’ü;

-Kadınlar şiddetten kurtulmaya çalışılırken bir de aile arabuluculuğu gündeme getirmelerini, sözde boşanmaların hızlandırılması diye iyi bir şey gibi sunmaya çalıştıkları fakat çokça risk barındıran durumu, kadın düşmanlarının ve onlara maalesef ortak olanların kadın haklarını gasp edecek önerilerini; 

-Medeni Kanun için mücadele çalıştayında kadınlar haklarının gerçek sahipleri olarak gerçek sorunlarını ve çözümünü konuşacaklar. 

“Kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve kadına yönelik her türlü şiddet artmaya devam ediyor olsa da bu durumu değiştirmek mümkün. Modern ve medeni haklarımızla bir hakkımızı diğerine ikame etmeden yaşamak, eşit ve özgür yaşamak mümkün. İşte tam da bunun için mücadelemizi konuşacağız” deyip tüm kadınları, fikriyle, sözüyle bu çalıştaya bekliyorlar.

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025