Süleymancıların ‘yazdırmama’ gücü
Çiğdem Toker
Son Köşe Yazıları

Süleymancıların ‘yazdırmama’ gücü

10.09.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

5 Eylül Salı akşamı Besni’de (Adıyaman) iki çocuk cinsel istismara uğradı.
Biri 10, diğeri 11 yaşında iki erkek çocuğunu istismar eden, emanet edildikleri yurdun müdürü İ.T’ydi.
Resmi adı “Özel Safyün Halil ve Selvi Gölbaşı Erkek Öğrenci Yurdu” olan yurt, ilçede “Süleymancıların yurdu” olarak biliniyor. (Geçen aralık ayında Aladağ’da 11’i çocuk 12 kişinin öldüğü yangının çıktığı yurt da Süleymancılarındı. )
CHP Milletvekili Barış Yarkadaş’ın sosyal medya hesabında duyurmasıyla haberdar olduğumuz olayın arka planını merak ettim. Yarkadaş’ı aradım.
Çocukların yaşadıklarını ailelerine anlatması üzerine, aile akrabaları toplayıp düzenledikleri baskında, müdürü hastanelik edinceye dek dövmüş. Müdür, durum hastane, polis tutanaklarına oradan da adliyeye yansıyınca tutuklanmış.
Sonraki gelişmelere bakılırsa, ailenin tepkisi adliyeye yansımasa, olay hiç duyulmayabilirmiş bile diye düşünüyor insan.
Nereden mi? Adıyaman’da sekiz tane yerel gazete faaliyet gösteriyor ve bu haber hiçbirinde yer almamış.
Nedenini ve nasılını, Yarkadaş’ın aktardığı kronolojiyle paylaşalım:
-Olayı sosyal medya hesabımdan duyuruyorum. Kısa süre sonra, yani saat 15.00 civarında önce Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri peş peşe internet sitelerinde yayımlıyor.
- 15.45’te Adıyaman Valiliği Basın Bürosu, kentteki sekiz yerel gazeteyi telefonla tek tek arayıp haberi “girmemelerini” istiyor.
-16.00’da Besni Sulh Ceza Hâkimliği, habere yayın yasağı getiriyor.
-18.00’de Valilik yazılı açıklama yaparak hem olayı duyurmak zorunda kalıyor, aynı anda yayın yasağından söz ediyor.
Yarkadaş, kentteki meslektaşlarımızın ağır baskı altında olduğunu belirtiyor.
Besni Sulh Ceza Hâkimliği, yayın yasağına gerekçe olarak “Çocuğun yüksek menfaatları”nı göstermiş.
Oysa çocuğun yüksek menfaatları tam da -bu rezilliğin tekrarlanmaması, mağdur sayısının artmaması için- olayın örtbasını değil aydınlatılmasını gerektirir.
Bu ise kamu görevi yapan gazetecilerin çabalarının desteklenmesini.
Yazıya “Süleymancıların ‘yazdırmama’ gücü” başlığı yazmamın nedeni şu:
Adıyaman Valiliği, medyayı yargı kararı çıkmadan önce baskı altına aldı.
Bu da “yazmayın” telefonunun çocukların yararından çok, Süleymancıların menfaatının öne çıktığını düşündürtmez mi?

Kalan çocuklar güvende mi?

Yurt müdürünün odasında istismara uğrayan iki çocuk -Adli Tıp olması nedeniyle- Malatya’ya götürülmüş ve ifadeleri psikolog eşliğinde alınmış. Onların bu travmayı ömür boyu zihinlerinde taşıyacağı bugünden belli.
Bir de kalanlar var. (O yurdun 40 kişilik olduğunu yine yerel kaynakların Yarkadaş’a verdiği bilgi dolayısıyla öğrendik.) Vicdanın, sulh ceza hâkimi kendisidir ve mesafesi yoktur diyelim ve Adıyaman Valiliği’ne buradan soralım: Süleymancıların yurdunda kalan öteki çocukların akıbeti ne olacak? O çocuklar güvende mi? Yurt hâlâ faal mi?

‘Polisin görevi Süleymancıları korumak mı?’
“Hiç bu kadar bağımsız ve tarafsız olmayan yargı” ortamında Besni Sulh Ceza Hâkimliği’nce alınan karar, Adıyaman’da gazetecilere ertesi sabah tebliğ ediliyor. Bir meslektaşımız evinde bulunamıyor. Polis, kapıyı açan oğluna vermek istiyor. Gazetecinin oğlu, “Babamın belgesini ben alamam” diyor. Polis memurunun “Bu konuyla ilgili bir haber bile çıksa, seninle görüşürüz” dediği anlatılıyor. Aktaran Yarkadaş, soruyor: “Polisin görevi, istismarcıları korumak mı? Polis, Süleymancıların kolluk kuvveti mi?” Bu soruyu tekrarlatacak son gelişmeyi yine Yarkadaş sosyal medyadan duyurdu. Adıyaman’ın Gerger ilçesinde, yine Süleymancılara ait bir yurt polis ve asker korumasına alınmış.  

Demirtaş’ın mektubu 
Milletvekili dokunulmazlığı 20 Mayıs 2016’da kaldırıldı. Anayasaya eklenen madde uygulamasında, kürsü dokunulmazlığının mutlaklığının gözardı edilişi ile geriye dönük uygulama nedenleriyle ağır hukuksal yanlışlar yapıldığını biliyoruz. 
Bu konuyla bağlantılı bir başka husus dikkatlerden kaçıyor. 
On ayı aşkın süredir tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bu hususu (bin kişiye gönderdiği) mektubunda vurguladı. 
Mektuptaki anlatımını sadeleştirerek özetliyorum: 
- O tarihte bizler, anayasaca korunan “mutlak sorumsuzluk”tan yani kürsü dokunulmazlığı kapsamındaki sözlerimizle suçlanıyoruz. O nedenle “yargılanmamız mümkün değil” demiştik. 
- Hükümet çevreleri ise bize bağımsız yargıya herkesin güvenmesi, hesap vermesi gerektiğini söylemişti. 
- Aradan iki ay geçti, 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşti. İki ay önce “bağımsız ve tarafsız” dedikleri yargının 4500 üyesi bizzat hükümetçe terör örgütü üyeliği suçlamasıyla görevden alındı. Onlar şu anda görevde değiller. Ama biz onların hazırladığı fezleke ve iddianameler ile yargılanıyoruz. 
Demirtaş, bağımsız ve tarafsız yargı döneminde 10 aydır yargıç önüne çıkmadı.

Özgürlük 
Bilen, bilmek isteyen, Cumhuriyet davasının, bir gazetenin yönetici ve çalışanlarının davasından çok fazlasını temsil ettiğini biliyor. Gözümüz, kulağımız, aklımız ve kalbimiz yarın Silivri’de olacak. 
Küçücük de olsa bir önemi kaldıysa, ümidin ve beklentinin ötesinde bir hukuksal olgu: 
Yarınki duruşma, dayanaksız bir iddianameyle bir dakikası dahi hak edilmeyen tutuklulukların bitmesiyle sonuçlanmalı.

PTT ihalelerinde neler oluyor? 
PTT, dokuz aydır Türkiye Varlık Fonu’nda. Son zamanlarda PTT’nin mali nitelikli işlem ve kararlarında, çalışanların dikkatini çeken bazı gelişmeler oluyor. (Haklı olarak mesleki geleceklerinden duydukları endişeyle adlarının açıklanmasını istemiyorlar.) 
Ama kamu çıkarları adına bildiklerini bizimle paylaşacak kadar vicdanlılar. 
PTT’deki mali işlem ve kararların TVF’ye devredildiğinden bu yana da daha çok “kayırma” odaklı olduğu. 
Dikkat çeken iddialardan birkaç örnek: 
- Gezici tahsilat için ihale edilen otobüs kiralarının fahiş derecede yüksek olduğu. 27 otobüs kiralaması için aylık 15 bin TL’ye anlaşıldığı. Otobüslerin eski olduğu, 
- Ankara’da kiralanan bir binaya aylık 195 bin TL ödendiği. Ayrıca milyonlarca TL’lik tefriş masrafı yapıldığı, 
- İhaleler daha önce kamera sistemiyle kayıt altına alınırken, şimdi sisteme özel bir aygıt eklendiği. Böylece, olası usulsüzlükleri önlemenin tedbiri olan sürekli kamera kaydına, istendiği zaman durdurulup tekrar başlatılabilen bir özellik kazandırıldığı, 
- Davet yöntemiyle satın alınan PTT Matik’lerin öncekilere göre çok pahalı olduğu.

Yazarın Son Yazıları

Hoşça kalın

Hoşça kalın

Devamını Oku
09.09.2018
O fayansın talimatı kimden?

O fayansın talimatı kimden?

Devamını Oku
07.09.2018
Ulaşıma ulaşım ihalesi

Bakan düzeyinde 2018’de biteceği açıklanmış ilk metro hattında işlerin planlandığı gibi gitmeyeceği, herhalde baştan belliydi ki, İETT yarım milyar TL’lik bir otobüsle taşıma ihalesini yapıverdi. Otobüsle taşıma seçeneği zorunluysa, özel taşımacılık şirketlerine kaynak aktarmak zorunlu muydu? Otobüsle taşıma işini İETT’nin organize edip gerçekleştirmesi daha mı pahalı olurdu?

Devamını Oku
05.09.2018
‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

Devamını Oku
04.09.2018
Bankalara ne oluyor?

Bankalara ne oluyor?

Devamını Oku
02.09.2018
Tek hane hedefi

Tek hane hedefi

Devamını Oku
31.08.2018
Boykot ve adanmışlık

Boykot ve adanmışlık

Devamını Oku
29.08.2018
Otağ Merkezi ve bütçe

Otağ Merkezi ve bütçe

Devamını Oku
28.08.2018
Cevapsızlığın şiddeti

Cevapsızlığın şiddeti

Devamını Oku
26.08.2018
CHP'li vekilden Saray'a: Kimleri korumaya alıyorsunuz?

Türkiye’nin Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki sırası 81’inciliğe düştü. “Vergi Barışı” tebliği, uluslararası yükümlülükleri hiçe sayıp Türkiye’yi kara para aklayan ülkeler konumuna sokabilir. CHP’li Utku Çakırözer, yurtdışındaki paraların ülkeye transferini yapanların sorgulanmamasını sağlayan düzenlemeyle kimlerin korumaya alındığını sordu.

Devamını Oku
24.08.2018
2019 bütçesinde KÖİ garantileri

2019 bütçesinde KÖİ garantileri

Devamını Oku
22.08.2018
Devletin dövizli sözleşmeleri

Devletin dövizli sözleşmeleri

Devamını Oku
20.08.2018
Türkiye kara para cenneti midir?

Türkiye kara para cenneti midir?

Devamını Oku
19.08.2018
İstanbul metrolarının geleceği

İstanbul metrolarının geleceği

Devamını Oku
17.08.2018
Müteahhit kriterleri

Müteahhit kriterleri

Devamını Oku
15.08.2018
3. Havalimanı’na nasıl gidilir

3. Havalimanı’na nasıl gidilir

Devamını Oku
14.08.2018
Matrah artırın, yoksa…

Matrah artırın, yoksa…

Devamını Oku
12.08.2018
Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Devamını Oku
03.08.2018
Tarım alanına santral yaparsanız

Tarım alanına santral yaparsanız

Devamını Oku
01.08.2018
Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Devamını Oku
31.07.2018
Kanal İstanbul göz göre göre...

Yap-işlet-devret yöntemiyle yapılacak Kanal İstanbul büyük bir rant yaratacak. Ancak Kanal İstanbul’un mühendisliği ne kadar mükemmel olursa olsun, çarpık kentleşmiş, betona boğulmuş, neredeyse her gün yeni bir felaket yaşayan ve deprem beklenen bir metropolde doğayla oynanacak. Giresun’da 82 yaşındaki Yusuf Topal, gittiği aile hekimliğinde doktorla tartıştı. Doktorun “beyaz kod” alarmı vermesi üzerine hastaneye gelen polisler, yaşlı vatandaşı gözaltına aldı. Gözaltına alınmasına tepki gösteren Topal’a polislerce biber gazı sıkılıp ters kelepçe takıldı. CHP’li Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te milletvekillerini uyardı: “Bu projeyle İstanbul’da milyonlarca metreküp toprak taşınacak. Güzergâh üzerindeki Sazlıdere Barajı yok edilecek. Hafriyatla ekolojik sistem değişecek, sular kirlenecek.”

Devamını Oku
29.07.2018
Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Devamını Oku
27.07.2018
Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devamını Oku
26.07.2018
Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Devamını Oku
25.07.2018
Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Devamını Oku
24.07.2018
TCDD’nin mali yüküymüş!

TCDD’nin mali yüküymüş!

Devamını Oku
22.07.2018
SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

Devamını Oku
20.07.2018
Torba teklif dönemi

Torba teklif dönemi

Devamını Oku
18.07.2018
‘Ses ve öfke’

‘Ses ve öfke’

Devamını Oku
17.07.2018
Perhizler ve turşular

Perhizler ve turşular

Devamını Oku
15.07.2018
Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Devamını Oku
13.07.2018
1 numaralı kararname

1 numaralı kararname

Devamını Oku
11.07.2018
Ucuz hayatlar

Ucuz hayatlar

Devamını Oku
10.07.2018
Kişiye özel elbise

Kişiye özel elbise

Devamını Oku
10.07.2018
‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

Devamını Oku
08.07.2018
‘Helalinden yüzde 31’

‘Helalinden yüzde 31’

Devamını Oku
06.07.2018
Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Devamını Oku
04.07.2018
Sahip çıkma becerisi

Sahip çıkma becerisi

Devamını Oku
03.07.2018
Sonuna dek beklense ne olurdu?

Sonuna dek beklense ne olurdu?

Devamını Oku
01.07.2018
Asıl sorudan kaçmak

Asıl sorudan kaçmak

Devamını Oku
29.06.2018