Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından 2025 yılı Aralık ayı enflasyon oranının açıklanmasından sonra 2026 yılı Ocak ayında SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylık artış oranı yüzde 12,19, çalışan ve memur emeklisinin ise yüzde 18,60 olmuştu. Ayrıca memurların taban aylıklarına bin lira artış yapıldı.
2025/Temmuz dönemi itibariyle 16 bin 881 TL olarak uygulanan en düşük emekli aylığının ise yüzde 12,19 oranında artırılıp 18 bin 939 liraya yükseltilmesi beklenirken AK Parti Grup Başkan Vekili Abdullah GÜLER tarafından T.B.M.M. de yapılan basın açıklamasında en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltildiğini, bu durumda en düşük emekli aylığındaki artış oranının yüzde 18,48 olduğu, mevcut durumda en düşük emekli aylığı kapsamına giren emekli sayısının 4 milyon 11 bin 700 kişi iken, 20 bin lira olması nedeniyle bundan faydalanacak emekli sayısının 4 milyon 917 bine yükseldiğini söyledi.
EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI UYGULAMASI NEDİR? EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ALAN EMEKLİ VE HAK SAHİBİ SAYISI NEDİR?
Dünyada olduğu gibi ülkemiz sosyal güvenlik sisteminde de sosyal devlet ilkesinin bir uzantısı olarak dezavantajlı gruplara pozitif ayrımcılık niteliğinde haklar sağlandığı gibi, aylık hesaplama sistemlerinde alt sınır aylığı uygulamalarıyla, bağlanan aylıkların belirli bir miktarın altına düşmesinin önlenmesi ve asgari geçim düzeyinin korunması ile aktif çalışma hayatında düşük ücret alan kişilerin, emeklilik dönemindeki refah düzeylerinin çok fazla etkilenmemesi amaçlanmıştır.
Alt sınır aylığı, emekli aylıklarının yeniden hesaplanması veya emekli aylıklarında yapılan bir artış olmayıp, emekli aylıklarının ödenmesinde, emeklinin gerçek aylığı (yani prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan aylığı) ile mukayese edilen bir aylıktır. Yapılan mukayesede emeklinin gerçek aylığı alt sınır aylığının altında ise, ödeme alt sınır aylığı üzerinden yapılmaktadır. Yani alt sınır aylığında yapılan bir artış, emeklilerin gerçek aylıklarında yapılan bir artış anlamına gelmemektedir. Örneklendirecek olursak, emeklinin sistemdeki gerçek aylığı ek ödeme dahil 12 bin 800 TL ise, alt sınır aylığı 20 bin TL olarak belirlendiğinden, emeklinin aylığı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenirken, 12 bin 800 TL ile 20 bin TL mukayese edilmekte ve alt sınır aylığı 20 bin TL daha yüksek olduğu için emekliye bu miktar ödenmektedir. Aradaki fark, SGK tarafından Hazineden alınmaktadır.
2008/Ekim sonrası emeklilik talebinde bulunanlar için aylık hesaplama sistemleri içerisinde alt sınır aylığı uygulamaları bulunmakla birlikte, aylığın ödenmesinde 2019 yılına kadar herhangi bir alt sınır aylığı uygulaması yoktu. 2008 yılı Ekim ayı sonrası hizmetlerinin oranı artan ve 2008 yılı Ekim ayı sonrası emekli aylığı talebinde bulunan sigortalıların, emekli aylıkları düşmeye başlayınca, bu düşüşü kamufle etmek için 2019 yılında 7161 sayılı Kanunla, 5510 sayılı Kanuna ek 19 uncu madde eklenmiştir. Madde ile bu Kanun veya bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre ödenen aylıkların, ek ödeme dahil, maddede belirli tarihlerde yapılan değişikliklerle belirlenen alt sınır aylıklarının altında olamayacağı öngörülmüştür.
2025/Ocak ayında Ek 19. Madde kapsamında ödenen en düşük emekli aylığı miktarının belirlenmesinde bir ilk yaşanarak, o tarihte uygulanmakta olan 12.500 TL’lik en düşük emekli maaşı, 2025/Ocak ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen aylık artış oranı olan yüzde 15,75 oranında artırılarak 14.468,75 TL’ye, 2025/Temmuz ayında ise yüzde 16,67 artış uygulanarak 16.881 TL yükseltilmiştir. 2026/Ocak döneminde kamuoyunda yine bu şekilde bir artışın yapılması beklenirken, Ak Parti tarafından en düşük emekli aylığının 20 bin lira olduğu açıklanmıştır.
Açıklamada ayrıca, en düşük emekli aylığı alan kişi sayısının mevcutta 4 milyon 11 bin 700 kişiden, aylığın 20 bin liraya yükseltilmesiyle 905 bin 300 kişi daha artarak 4 milyon 917 bin kişiye çıktığı açıklansa bile, SGK tarafından bu sayı resmi olarak hiçbir şekilde doğrulanmadığı gibi, Kurum tarafından da resmi olarak hiçbir şekilde açıklanmamaktadır. Aslında sayının daha yüksek olduğu da bilinmektedir. Yaşlılık, malullük ve ölüm sigortası kapsamında ödenen aylıklar için geçerli olan en düşük emekli aylığı uygulaması, SGK 2025/Ekim ayı verilerine göre bu kapsamda aylık alanların sayısının 15.989.169 kişi olduğu ve bugüne kadar farklı tarihlerde yapılan açıklamalarda en düşük emekli aylığı alanların oranının yüzde 40 dolayında olduğu göz önüne alındığında, bu kapsamda aylık alanların sayısının yaklaşık 6,5 milyon kişi olduğu söylenebilir.
EMEKLİLERİN BÜYÜK BİR KISMI ALT SINIR AYLIĞI TORBASINA KONULARAK ADALETSİZLİK YARATILMAKTADIR.
2026 yılında asgari ücretin net 28 bin 75 lira, açlık sınırının 30 bin 143 olduğu Ülkemizde, en düşük emekli aylığının 20 bin lira olması elbette büyük bir sefalet içinde olan emekliler için yeterli değildir ve kabul edilemez. Emekli aylıkları insan onuruna yakışır seviyelere getirilmelidir. Bunun aksini söylemek zaten mümkün değildir. Ancak bunun yöntemi bu olmamalıdır. Siyasi ve popülist, günü kurtarma amacıyla alınan kararlar aslında sosyal güvenlik sistemimizde yaralar açmakta ve alt sınır aylığı yükseltmeleriyle bu sorun çözülmemekte sadece ertelenmektedir. Kaldı ki alt sınır aylıklarında yapılan bu yükseltme tüm emeklilere yansıtılmamaktadır. Hatta yüksek prim ödeyerek veya daha çok çalışarak emekli olan birçok sigortalıya haksızlık yapılmaktadır. Bu durum emeklilik için gerekli prim ödeme gün sayısını dolduranları kayıt dışına itmektedir. Sonuçta 3600 günle, 5000 günle veya 7200 günle emekli olsalar bile aynı aylığı alacaklarını haklı olarak düşünmektedirler. Neredeyse emeklilerin yüzde 40’ı prim gün sayısı veya kazanç tutarlarına bakılmaksızın aynı aylığı almakta aynı torbaya konulmaktadır. En son alınan kararla alt sınır aylığına yapılan artış oranı yüzde 18,48 olduğu halde, diğer emeklilerin aylıkları yüzde 12,19 oranında artırılmış bu durum yine adaletsizlik yaratmıştır.
EMEKLİ AYLIKLARIYLA İLGİLİ NE YAPILMALIDIR?
Emekli aylıklarında adalet; aynı prim ödeme gün sayısı ile aynı prime esas kazançlar üzerinden bildirimi yapılan sigortalılara aylık talep tarihi ne olursa olsun aynı miktarda emekli aylığı bağlamaktır. Sosyal sigorta mantığı çerçevesinde ne kadar prim ödenmiş ise onun karşılığı emekli aylığı bağlanmalıdır. Bağlanan aylığın miktarı emeklilerin hayatını, insan onuruna yakışır şekilde sürdürebilecek ve ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmalıdır.
Emekli aylıklarındaki sorun için köklü bir çözüm yapılmak isteniyor ise, öncelikle aylık bağlama sisteminin değiştirmesi, sade anlaşılır ve tek bir aylık hesaplama sisteminin getirilmesi gerekmektedir. İkinci olarak, yeni getirilen aylık hesaplama sisteminin, daha önce bağlanan aylıklara da intibakı gerekmektedir. Yani eski aylıkların yeni getirilen sistemde yeni kurallara göre hesaplanması ve eski emekliler ile yeni emekliler arasında aylık bağlama sistemi yönünden eşitliğin sağlanması diğer bir ifadeyle, aylık talep tarihi; ister 2000 öncesi ister 2000-2008/Eylül arası, isterse 2008/Ekim ve sonrası olsun, aynı gün ve kazançlara sahip emeklilere aynı miktarda emekli aylığı bağlanmasıdır.
İntibak işlemi elbette maliyetli bir iştir. Ancak, kaynakların keyfi olarak başka yerlere aktarılması yerine, açlık ve sefalete mahkum edilen emeklilerle ilgili intibak işleminin yapılması hiç de imkansız değildir. Mevcut iktidarın uyguladığı ekonomik programlar nedeniyle böyle bir düzenlemeyi yapmayacağını da tüm emekliler bilmekte ve bu iktidardan ümitlerini kesmektedirler.