Futbolun sosyolojik yapısını seyircisinin davranışıyla yansıtan Beşiktaş, taraftarının 5 dakikalık suskunluğunu, 6. dakikada ilk kez topla buluşan golcüsü usta Aboubakar’la bozdu. Şenol Güneş’in istifasının ardından sorumluluk alan genç teknik adamlardan Burak Yılmaz’ın şansı, onu üzmeden Beşiktaş’ın gole kavuşması oldu. Rakibi orta alanda sadece Beşiktaş’ı karşılamayı düşünüp atakta olmayınca işi kolay oldu ilk yarıda küskün Kartal’ın! İstanbulspor, ikinci yarıda daha çok koşan ve mücadeleyi seçen oyun tarzına büründü, birçak fırsat da yakaladı. Beşiktaş’ın orta alana Tayfur Bingöl’ü takviye etmesi oyunun rengini değiştirdi. Geç olan, oyunu gol olarak düşünen bir orta alanın iki takım için de devreye girmesiydi. İki sezon önce şampiyonlukta takımın kurtarıcısı olan Ghezzal, bu kez 90. dakikada attığı penaltı golüyle yine “Geldim” dedi. Beşiktaş’ın artık kalan karşılaşmalarda geleceğin takımını oluşturacak düşünceye girmesi lazım. Teslim olan değil, koşanların egemen olduğu kadroyu oluşturmasını bekliyoruz. Örneğin Necip ilk kez taraftardan alkış alırken bile önemli bir mesaj verdi. İstanbulsporlu futbolculara sormak lazım gol atmadan ligde kalmak mümkün mü?
Yazarın Son Yazıları
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu dün yaşadık.
Beşiktaş ilk yarı istekli görünse de bal yapmayan arı misali sahadaydı.
Bir derbi daha hakem tartışmalarıyla geride kaldı.
İki kulübün de geçmişini aratan futbolcuları, kaybetmekten korkarak mücadele etti. Herkes beraberliğe razı gibiydi.
Dünya Kupası büyük bir vitrin.
Sıkışan oyun artık rahatladı. Ve Orkun Kökçü’nün şapka çıkardığım harika frikik golü. Orkun, 10 numaralı formanın ve kaptanlığın sorumluluğunu daha iyi anladı. G.Saray mağlubiyeti sonrası Beşiktaş’ın böyle bir galibiyete ihtiyacı vardı.