Yeni Türkiye’nin Mayası İmam-Hatip mi?
Ahmet İnsel
Son Köşe Yazıları

Yeni Türkiye’nin Mayası İmam-Hatip mi?

30.04.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye toplumu dindar oranının yüksek olduğu bir toplum. Türkiye’ye özel veya dünya genelinde yapılan dindarlık araştırmalarında birbirine yakın sonuçlar çıkıyor. Türkiye’de nüfusun takriben dörtte üçü kendini dindar olarak tanımlıyor. Ama bu dindar nüfusun büyük bölümü eğitimin din ağırlıklı olmasını istemiyor. Dindar ailelerin içinde çocuklarını din eğitimi ağırlıklı okullara yollamak isteyenler küçük bir azınlık oluşturuyor.
Bugün Tayyip Erdoğan’ın liderliğini yaptığı ve iki çocuğunun asli meşgalesi olan toplumsal mühendislik politikasının ana hedefi ise ortaeğitimde din ağırlıklı eğitim kurumlarına kayıtlı öğrenci oranını hızla yükseltmek.
Tayyip Erdoğan bu projesine 2011 seçimlerinden sonra büyük ağırlık verdi. Baskın gibi uygulamaya giren 4+4+4 sistemini izleyen iki yılda çok büyük mesafe katedildi. 28 Şubat kararları sonrası kapatılan İmamHatip ortaokullarının yeniden açıldığı yıl 94.400 olan bu okullardaki öğrenci sayısı, bir yıl sonra 184.000’e ve 20142015 eğitim yılında 385.000’e çıktı. Artış oranı, birinci yıl yüzde 100, ikinci yıl yüzde 100’den fazla.
Yeniden açılmanın etkisi bitince, bu artışın ileriki yıllarda yavaşlayacağı düşünülebilir. Nitekim İmam-Hatip liselerindeki öğrenci sayısı bu yıl yüzde 15 artmış. Ne var ki önümüzdeki yıldan itibaren İmam-Hatip ortaokullarından mezun olacak öğrencilerle İmam-Hatip liselerindeki öğrenci sayısında da büyük bir artış olacak. Bu yıl 932.000 olan İmam-Hatip okulu öğrencisi sayısı, gelecek yıl bir milyonu geçecek. Böylece yüzde 10 civarında olan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 20152019 Stratejik Planı’ndaki İmam-Hatipte okullaşma oranının yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkması hedefine 2019’dan daha önce varılacak.
MEB’in bu performansının arkasında, “imam hatip ruhunu” topluma egemen kılmaya ailecek adamış bir güç var. Tayyip Erdoğan için, yeni Türkiye’nin anahtarı İmam-Hatip mezunlarından geçiyor. Sümeyye Erdoğan bunu, “Yeni Türkiye, mayasında imam hatip ruhunun olduğu bir manifestodur” diyerek özetledi (Hürrriyet, 12 Nisan 2015). “İmam hatip ruhunun sadece bir fikir değil, bir aksiyon” olduğunu belirtti. Bu aksiyona, eğitim müfredatının hepsine son dört yılda sokulan din eğitimi seçmeli derslerini de ilave edebiliriz.
Cumhurbaşkanı seçilme
den birkaç hafta önce Tayyip Erdoğan, dört çocuğunu da İmam-Hatip’te okutmuş olmakla övünürken, “uzun yıllar devletle millet arasındaki
kopukluk nedeniyle” milli ve
manevi değerleri öğretecek okullara olan ihtiyacın karşılanmadığını iddia ediyordu. Çocukların “tarihlerinden, ecdatlarından, kendi topraklarından, tüm milli ve manevi değerlerinden soyutlanmış şekilde yetiştirilmesi” geçmişte hedeflenmişti.
Tayyip Erdoğan, sadece 28 Şubat sonrası alınan laikçi otoriter devlet uygulamalarını eleştirmiyordu. Bir yüzyıldan fazla bir süreden beri verildiğini iddia ettiği bir direnişin zaferini muştuluyordu. Cumhurbaşkanı olduktan sonra hareket alanı biraz daraldığı için olsa gerek, Tayyip Erdoğan’ın mücadelesini oğlu Bilal Erdoğan yürütüyor.
Tayyip Erdoğan ve iki çocuğunun merkezinde yer aldığı, dindar muhafazakâr bir aktivist çevre Türkiye’de o çok eleştirdikleri toplumsal mühendislik politikasını fütursuzca yürütüyorlar. Bilal Erdoğan’ın kamuoyuna mal olan ve yalanlanmayan ses kaydı, İmam-Hatipli öğrenci sayısıyla çok yakından ilgili olduğunu gösteriyordu. Şimdi sanki MEB’de resmi bir görevi varmış gibi bir ilin bütün İmam-Hatip liseleri müdürlerini topluyor. Bir hafta önce Diyarbakır’da, dün İzmir’de, muhtemelen birkaç gün sonra başka bir ilde o ilin bütün İmam-Hatip lise müdürleri Cumhurbaşkanı’nın oğluyla neden kapalı toplantı yaparlar? Böyle bir yetkinin kaynağı Erdoğan ailesinin gayri resmi vakfının başkanı olmak mıdır? Cumhurbaşkanı oğlu olarak başında bulunduğu vakfa kamu kaynağı tahsisi zaten sorunlu iken, bir de fiilen Din Eğitimi Genel Müdürü gibi davranması hanedan devleti görünümünü pekiştirmiyor mu?
Sorun din ağırlıklı eğitim veren okulların varlığı değildir. Dindar oranı bu kadar yüksek bir toplumda doğal olarak bu okullar da olacaktır. Sorun, mayası İmam-Hatip olan bir toplum projesinin bir devlet politikası olarak devletin başı ve çocukları tarafından yönetilmesidir. Sorun militan laikliğin, laikçiliğin yerini militan muhafazakârlığın, dindarcılığın almasıdır. mak mıdır? Cumhurbaşkanı oğlu olarak başında bulunduğu vakfa kamu kaynağı tahsisi zaten sorunlu iken, bir de fiilen Din Eğitimi Genel Müdürü gibi davranması hanedan devleti görünümünü pekiştirmiyor mu?
Sorun din ağırlıklı eğitim veren okulların varlığı değildir. Dindar oranı bu kadar yüksek bir toplumda doğal olarak bu okullar da olacaktır. Sorun, mayası İmam-Hatip olan bir toplum projesinin bir devlet politikası olarak devletin başı ve çocukları tarafından yönetilmesidir. Sorun militan laikliğin, laikçiliğin yerini militan muhafazakârlığın, dindarcılığın almasıdır.  

 

Yazarın Son Yazıları

Hınç politikaları ve nihilizm

Hınç politikaları ve nihilizm

Devamını Oku
04.09.2018
Bir otokrat prototipi

Bir otokrat prototipi

Devamını Oku
01.09.2018
Kayırma ekonomisinin bedeli

Kayırma ekonomisinin bedeli

Devamını Oku
28.08.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Devamını Oku
25.08.2018
Trump ve yeni otoriterizm

Trump ve yeni otoriterizm

Devamını Oku
21.08.2018
Büyük kriz gözüktü

Büyük kriz gözüktü

Devamını Oku
14.08.2018
İş Allah’a kalınca....

İş Allah’a kalınca....

Devamını Oku
11.08.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Devamını Oku
07.08.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine

Yeni-patrimonyalizm üzerine

Devamını Oku
04.08.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Devamını Oku
14.07.2018
Erdoğanizm Türkiyesi

Erdoğanizm Türkiyesi

Devamını Oku
10.07.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm

Post-komünist otoriter kapitalizm

Devamını Oku
07.07.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği

Otoriter kapitalizmin geleceği

Devamını Oku
03.07.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir

Kindar nesil böyle yetiştirilir

Devamını Oku
30.06.2018
Durum budur…

Durum budur…

Devamını Oku
26.06.2018
Yarın ve ötesi

Yarın ve ötesi

Devamını Oku
23.06.2018
Paçalardan akan ne?

Paçalardan akan ne?

Devamını Oku
19.06.2018
Kibrin otokrat hali

Kibrin otokrat hali

Devamını Oku
16.06.2018
Siyasette yalan ve yanlış

Siyasette yalan ve yanlış

Devamını Oku
12.06.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Devamını Oku
05.06.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Devamını Oku
02.06.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi

Dindaş/ırktaş demokrasisi

Devamını Oku
29.05.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Devamını Oku
26.05.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Devamını Oku
22.05.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi

HDP’nin alacağı oyun önemi

Devamını Oku
19.05.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

Devamını Oku
15.05.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil

Enkaza işaret etmek yeterli değil

Devamını Oku
12.05.2018
Diktatörler seçimle gider mi?

Diktatörler seçimle gider mi?

Devamını Oku
08.05.2018
HDP kilit parti olabilir

HDP kilit parti olabilir

Devamını Oku
05.05.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs

Seçim öncesi 1 Mayıs

Devamını Oku
01.05.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Devamını Oku
24.04.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Devamını Oku
21.04.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Devamını Oku
17.04.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron

Trump’ın kuyruğundaki Macron

Devamını Oku
15.04.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Devamını Oku
14.04.2018
Satranççıya karşı tavlacı

Satranççıya karşı tavlacı

Devamını Oku
10.04.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Devamını Oku
07.04.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Devamını Oku
03.04.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Devamını Oku
31.03.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler

Irkçılığı besleyen yalan haberler

Devamını Oku
27.03.2018