Gözle Küfür!

05 Aralık 2014 Cuma

Ben basketbol adamıyım. Bataklığa saplanmış, debelendikçe batmakta olan futbolumuza kurtuluş dalı uzatmak çok işime gelmeyebilir ama.. Aynı gemideyiz hepimiz. Basketboldan birkaç örnek verip futbola ışık tutalım. Belki yararı olur...
Basketbolda yeni konulan kurallara göre teknik faul almak için hakeme küfretmek gerekmiyor. Elkol işaretleri bile yeterli. Ölçüt şu: Hakemi seyirciye hedef göstermeyeceksin! Yani.. Fenerbahçeli futbolcu Emre’nin son maçında hakeme “Allah belanı versin” mi yoksa “Allah belanı vermesin” mi demiş olmasının basketbolda hiçbir önemi olmazdı. O şekilde hakeme doğru koşması bile teknik faul alması için yeterliydi. Sonrasındaki hareketleri ise diskalifiye için (futbolda kırmızı kart) yeter de artardı...
Eskiden bizde de olurdu: Basketbol maçlarında hakeme doğru el kol işaretleri ile saldırılırken ağızdan terbiyesizce bir söz çıkmıyorsa hakem teknik faul (sportmenlik dışı hata) düdüğü çalamazdı. Şöyle bir tabloyu gözünüzün önüne getirin: Oyuncu hakeme doğru koşuyor, vücut diliyle dışarıdan bakanlara “Vay be! Filancaya bak hakemi nasıl fırçalıyor. Hakem tırstı galiba ya da çok yanlış bir düdük çalmış olmalı...” mesajı veriyor. Oysa ağzından dökülen sözler “Abicim, canım abicim, yemin ederim dokunmadım rakibe. Bak gördün mü? Dördüncü faulüm oldu. Yaktın beni abicim” gibilerden yalvarış tadında serzenişlerdir. Nasıl çalacaksınız o çocuğa teknik faulü?
Ah! Görüntü vermek öyle kolay bir iş değildir. Uzmanlık gerektirir. Ayna karşısında deneyin bakalım yapabilecek misiniz: Gözlerinizle küfrederken, “Canım, cicim, abicim, seni seviyorum” filan demeye çalışın... Nasıl! Zormuş değil mi?
Gelin size bununla ilgili bir anımı anlatayım. Beşiktaş yıllarında birlikte oynadığımız Hurşit Baytok (Şimdiki Lig TV yorumcusu) Ankara’da bir maçta hakeme (Aydemir Ekdi) koştu ve yukarıdaki tabloyu çizdi. Aa! O da ne? Hakem “zırt” diye teknik faul düdüğünü çaldı. Hurşit “Ne dedim ben sana hocam?” gibilerden ağlaşırken Aydemir “Gözüne çaldım faulü. Var mı bir itirazın?” dedikten sonra ekledi: “Öyle bir bakıyorsun ki anama küfretsen daha iyiydi!”
Futbolu yönetenler basketboldan “esinlendikleri” kural değişikliklerine bunu da eklemeliler: Hakeme doğru koşmak, el kol işaretleri ile hakaret etmek sarı veya kırmızı kart görmek için yeterli olmalı. Hatta.. Hakeme belli bir mesafeden fazla yaklaşmak bile yasaklanmalı. Ne o öyle horozlar gibi diklenmeler. Küfretsen ne olur küfretmesen ne olur? Ben tribünden ve televizyonun başından algıladığıma bakarım.
Acıyorum Türk hakemlerine. İçimden diyorum ki: “Şu adamlara baraj mesafesini belirlemek için kullandıkları köpüğü, kendileri için de kullanma izni verilmeli.” Eğlenceli olurdu herhalde: Tartışmalı bir düdük sonrasında hakem köpüğü tam tur olarak çevresine sıkar. Çizgiye basan yandı! Hah hah ha...
Maç sonu seremonilerde el sıkma ayağına hakaret etmeye gelen futbolculara da engel olabilir o sanal çizgi: Ne elimi sık ne de bana parmak sallayıp şov yap kardeşim. Geçme çizgiyi. Kışt, kışt! Hah hah ha...
Şaka bir yana, bu çirkinliklere son verebilecek basit kural değişiklileri futbolu yönetenler tarafından acilen yapılmalı. Yoksa bu çirkin tablolar futbolu öldürecek. Yani.. Vah, vah! Ve de.. Hah hah hah...


Yazarın Son Yazıları

Sorumluluk! 11 Mayıs 2020
Mücbir sebep! 24 Mart 2020
Ergin-Larkin 18 Mayıs 2019
Bileğinin hakkıyla... 22 Mayıs 2017
İstatistik ve istek 20 Mayıs 2017
Özel olaylar! 3 Haziran 2016
Yakıştı 28 Nisan 2016
Uyarı-yorum! 12 Şubat 2016
Otur Oğuz, sıfır! 15 Ocak 2016
Dursun mu? 25 Aralık 2015
Yalnızca ‘Dursun’! 4 Aralık 2015
Çok da şaşırmadık! 13 Kasım 2015
At gözlüğü! 9 Ekim 2015
Eleştirinin zamanı! 11 Eylül 2015
Basketfaul! 21 Ağustos 2015