Ahmet Saltık

1984 Eruh-Şemdinli kalkışmasından 2024’e: 40 yıllık hesaplaşma, BOP vs...

18 Ocak 2024 Perşembe

Maşa PKK ilk saldırısını 15 Ağustos 1984’te Eruh ve Şemdinli’ye yaptı. Bu bir ayrılıkçı-bölücü kalkışma bildirimi idi. Aşağıdaki harita, ABD’nin resmi silahlı kuvvetler dergisi “US Armed Forces Journal”da Haziran 2006’da yayımlandı. Başlığı “Blood Borders-The Greater Middle East Project (Kan Sınırları-Büyük Ortadoğu Projesi) idi (Alb. Ralph Peters, http://armedforcesjournal.com/blood-borders/). Türkiye’de kısaca BOP diye adlandırıldı. Başbakan Erdoğan TV’lerde onlarca kez Bush ile “BOP eşbaşkanı” olduğunu açıkladı, “Bu işi yapıyoruz” dedi. Anlayamamış mıydı acaba aşağılık kurguyu? Ya şimdi? Yıllar sonra? Hâlâ mı? Yoksa?!

Yazar, “How a better Middle East would look?” sorusuna(!), “sözcü” olarak yanıt arıyordu. 22 ülkenin sınırları ve rejimleri değiştirilecekti bu amaçla. Yitirecek ve kazanacak ülkeler de tek tek sayılmıştı, Türkiye “yitirecekler” içindeydi. ABD Dışişleri Bakanı C. Rice, “Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları değişecek, buna Türkiye de dahil” başlıklı makalesini yazdı (7 Ağustos 2003, Washington Post). Sonra İtalya’da NATO toplantısında, gözümüzün içine sokula sokula gösterildi bu harita ve Türk subayları salonu terk ettiler. Kararlılık iletisi!

Irak’la başlanacaktı. 57. hükümetin başı Ecevit karşı çıktı, MHP birden bire koalisyondan çekildi. Ağır 2001 ekonomik bunalımı sürüyordu. 3 Kasım 2002 erken seçimini, öngörüldüğü üzere AKP-RTE kazandı. Yüzde 34.3 oy ile 363 milletvekili çıkardı, TBMM’de temsili ise yüzde 66 oldu. “BOP eşbaşkanlığı görevi” yürütüldü. Irak işgal edildi ve bölündü, kuzeyinde özerk Kürt devleti kuruldu: Barzanistan! Bir milyonu aşkın Iraklı öldürüldü, güneye sürüldü, ABD askerlerince yüz binlerce kadının ırzına geçildi! RTE, Wall Street Journal’e verdiği demeçte (31.3.2003) “Kahraman genç kadın ve erkek Amerikan askerlerinin, olabilecek en az kayıpla evlerine dönmeleri için dua ediyorum” diyebildi! Ne de olsa, kendi sözleriyle “bu işi yapıyordu”.

Sıra Suriye’de idi. 2011’de Esad şeytanlaştırıldı ve iç savaş çıkarıldı. BOP Eşbaşkanı RTE, vekâlet savaşını üstlendi. Esad devrilecek, Suriye’ye de Irak’ta olduğu üzere demokrasi, insan hakları götürülecekti! Bu ülkenin kuzeyinden Akdeniz’e erişecek kukla Kürt devleti hedefleniyordu. Sonra İran, ardından Türkiye. Büyük Kürdistan ve Ermenistan tamamlanacaktı. Mustafa Kemal Paşa Sevr’i yırtmış, Lozan’ı kabul ettirmişti. Olsun, biraz gecikme ile (yüz yıl kadar!) tarih yine yatağına oturtulacak, postmodern Sevr uygulanacak ve “Ortadoğu daha güzel görünecekti”(!), sözcü Peters’in “Kan sınırları” makalesinde öngörüldüğü üzere. 

Siyasal İslamcı AKP, Ortadoğu’da emperyalizm adına kanlı vekâlet savaşları da dahil tüm istemleri tam bir “sadakatla” yerine getirecek, buna karşın iktidarda kalacak, teokratik monarşik rejim kuracak, Anadolu federe İslam devletine dek uzanan açılıma “evet” diyecekti. Ülkede ekonomik talan ile İslami sermaye öne çıkarılacak, soyguna yer yer ortak edilecek ama eğitimsiz bırakılarak çürütülen halk kitleleri oy deposuna dönüştürülecekti. On milyonu aşkın düzensiz, niteliksiz göç dalgası ile laik, çağcıl, Kemalist ulusalcı kuşaklar baskılanacaktı. Cumhuriyetin yüz yıllık görkemli devrimci kazanımlarına savaş açılacak, CIA akıl hocalarının buyruklarıyla Atatürk unutturulacak (!), Türkiye yeniden bir ilkel halife-sultan rejimine döndürülecekti. 

“Türkiye yüzyılı” böylesi bir hayın emperyal planı kodlamakta gerçekte. AKP/RTE her bakımdan teslim alınmış durumda. Trump’ın ve Senato başkanının RTE için söyledikleri bellekte: Aptal olma. Erdoğan’ın hesaplarını incelemenin zamanı geldi. RTE, en azından bu ürkünç şantajı kavrayacak yetide. Dolayısıyla “uslu uslu” BOP eşbaşkanlığını sürdürecek, “bu işi yapacak” kendi sözüyle; patrimonyal sultan iken ölecek.

Ne yapmalı? Reçete hâlâ net değil mi? Kurtuluş, öncelik ve ivedilikle emperyalizmin taşeronu siyasal kadroları dışlamakta. İlk adım 31 Mart yerel seçimleri, ardından erken genel seçim. Muhalefet ve tüm yurtseverler oyunu tüm çıplaklığıyla böylece ortaya koymalı ve halkı uyandırmalı; tarihsel uzlaşı ile!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları