Anahtar soru

24 Eylül 2021 Cuma

Olayın yaşamsal öneminin farkında olan herkes, böyle bir sorunun geleceğini bekliyordu ama onun Sezai Temelli’den geleceğini beklemiyordu. Kürt sorununun ele alınacağı adres olarak Meclis’i, HDP’yi gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yanıt olarak Kürt sorununda muhatap olarak İmralı’yı önermesi, Temelli’den ziyade Cumhur İttifakı’ndan gelmesi beklenen bir hamleydi. 

Bugün Türkiye’deki demokrasi sorunuyla Kürt sorununun birbirleriyle iç içe konumları, biri çözülmeden öbürünün çözülmeyecek olması ve bu ikisi çözülmeden diğer sorunlardan hiçbiri çözülmeyeceğine göre, ikisinden hangisinin öncelikli olduğu sorusunu anlamsız kılıyor.

Bugüne kadar yaşadıklarımız göstermiştir ki Kürt sorunu çözülmeden demokrasi sorunu da çözülmeyecek ve Kürt sorunu da bugüne değin denenen yöntemlerle çözüme ulaştırılamayacaktır.

Her ikisi de, demokrasi ve mutabakatı dışlayarak çözüm arayan İmralı da hiçbir sorunu demokrasi çerçevesinde ele almaya razı gelmeyen AKP de yürüttükleri savaştan galip çıkmadıklarına göre, yeni bir yöntemin kaçınılmaz olduğu aşikârdır.

Siyaset platformunda yeni bir çözümün aranması konusuna, kamuoyunun artık olumlu yaklaştığı da bilinmektedir.

***

Bir taraftan kimilerinin Kürt sorununun varlığını yadsımaktan vazgeçmedikleri, öte yandan da kimilerinin Kürt sorununun zaman zaman emperyalizm ve şovenizmin amaçlarına alet oldukları gerçeğini görmemekte direndikleri (emperyalizmin ve şovenizmin amaçlarına alet olunması tehlikesi, hiçbir zaman sorunu yadsımanın gerekçesi olarak kullanılamaz) dönem geride kalmıştır.

Şimdi olay, sorunu doğru platformda, gerçekten temsil niteliği olan, sorumlu taraflar arasında müzakere gündemine sokmaktır.

Bu platform tabii ki Meclis olacaktır ve tabii ki o Meclis de bu Meclis değildir.

Yeni Meclis’in (yani siyasetin) devreye girmesi zorunlu olmakla birlikte, bu pasif bir bekleyiş olmayıp demokratik güçlerin rüştlerini ispat edecekleri bir hazırlık dönemi olacaktır.

Burada sözünü ettiğimiz demokratik güçler, bu konuda ciddi bir sınav ile karşı karşıya olan HDP ile İYİ Parti olacaktır.

Cumhur İttifakı cephesinin sık sık, kışkırtmalarla oyuna getirmeye çalıştığı İYİ Parti’nin kendisine kurulan tuzaklardan sıyrılabilmesi için, artık Türkiye’de MHP’den ayrılanların kuruluşu olmadıklarını ve siyaset sahnesinde gelecekte önemli roller oynayacak bir konumda sağlam bir yere aday olduklarını görmeleri gerekmektedir.

Aynı şekilde HDP’nin de yalnızca temsil niteliği de olan çeşitli Kürt oluşumlarından herhangi biri değil, aynı zamanda kendini seçim sandığında kanıtlamış olan, hem Kürt hareketinin siyasal alandaki temsilcisi hem de yine sandıkta kanıtladığı gibi, bir Türkiye partisi olduğunun bilincine vararak kendisine ait olan kulvarı doldurmaya hazır olması gerekmektedir.

***

Türkiye’nin demokrasi sorununun da Kürt sorununun da çözümü, bu iki gücün tarihi misyonlarının bilincine varıp sahip çıkmalarıyla mümkündür.

Başlatılmış olan “muhatap kim” tartışmasını olumlu bir fırsata çevirmek ancak bu şekilde mümkündür.

Şu anda konunun doğrudan içinde görünmeyen, ama aslında çözümde çok büyük payı olacak olan İYİ Parti’ye sanıldığından daha çok iş düşmektedir.

Gelecekte, İYİ Parti tabanını kaşımaya yönelik kışkırtmalara karşı bu kuruluşun direnebilmesi, ancak gelecek dönemde Türk demokrasisinin sağlam bir şekilde yapılandırılması konusunda kendisine düşen tarihi rolü iyi kavrayarak o doğrultudaki hamleleri başlatmasıyla mümkün olacaktır.

Kürt sorununun tartışılacağı adresin neresi olduğu, hem bu sorunun hem demokrasi sorununun anahtar sorularıdır.

Yapılacak iş, kilidi açmak için doğru ikili anahtarı her iki tarafta da özenle araştırmaktır.

Sezai Temelli’nin sonradan kişisel olduğunu vurguladığı açıklaması talihsiz olmuştur.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Neye dayanarak? 15 Ekim 2021
İşgal altında 12 Ekim 2021
Pardon çıkalı... 8 Ekim 2021