Bayrak ve vatan

Bayrak ve vatan

27.12.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan cumartesi günü DEİK toplantısında yaptığı konuşmada şu çok ünlü dizeyi bir kez daha tekrarlamış:
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Son dönemlerde Tayyip Bey bu dizeyi dilinden düşürmez oldu.
Mithat Cemal Kuntay’ın 1938 yılında yazdığı bu dizeler, küçük bir çocukken ezberimde yer etmiş, pek severek, göğsüm kabararak terennüm ettiğimi anımsarım. O zamanlar bana çok etkileyici, çok da makul gelmişti. Anlamını derinliğine sorgulamadım. Hamaset, zaten sorgulayıcı değildir.
Zamanla, büyüdükçe, okuyup öğrendikçe, söylenenleri sorgulayıcı aklın mihenk taşına vurdukça, dizelerin havı dökülmeye, içinde söylenenler sararıp, solmaya başladı.
Bayrak kan, vatan ölümle yüceltilemezdi.
Kan ve ölümün de ötesinde bayrağı bayrak, toprağı vatan yapan başka şeyler olmalıydı.
Bayrakları bayrak yapan, salt üstündeki kan olsaydı, o bayrak nefret, kin ve intikam bayrağı olurdu.
Ve eğer toprağı vatana çeviren öğe salt uğrunda ölenler olsaydı, orası ölümün vatanı haline gelirdi.
Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Günümüzde burnumuzun dibinde gelişip, bizi de tehdit eden olaylara bir göz atalım.

***

Suriye’ye şöyle bir bakalım:
Ülke kan gölü halinde, tam bir harabe.
Yukarıdaki dizelere bakarsan, şu anda Suriye bayrağından daha çok bayraklığı hak eden bayrak, Suriye toprağından daha fazla vatan tanımlamasına layık olan toprak olmaması gerekir.
Ama öyle olmuyor, sel gibi kan akıyor, gel gelelim, bizzat Suriyelilerin bir bölümü, bayrağı kendi bayrağı olarak kabul etmiyor. Bir kısım Suriyeliler, diğer Suriyeliler ile çatışıyorlar. Çatışan tarafların her birinin bayrakları var. Taraflardan her biri bayraklar altında kan döküyor, bayrakların üstü kan ile sıvanıyor.
Gel gör ki bu duruma karşın bayrak bayrak olmuyor. Bir kısmının bayrak olarak kabul ettiği, öbürü için katlanılmaz bir zillet simgesi oluyor.
Vatan konusunda da durum aynı. Suriye topraklarında doğmuş, büyümüş bütün ömrünü orada geçirmiş milyonlarca Suriyeli doğdukları, yıllar boyu yaşadıkları toprakları, kimi malını, çoğu canını kurtarmak amacıyla bırakıp kaçıyor.
Suriye’de toprak üzerindeki egemenliği ele geçirmek uğruna ölenlerin sayısı arttıkça, Suriye toprağı daha fazla vatan olmamakta, tam tersine ülke tenhalaşmakta, milyonlarca insan Suriye’yi bırakıp kaçmaktadır.
Suriye toprağı, uğrunda ölen arttıkça daha az Suriyeliye vatan olmaktadır.
Milyonlarca Suriyeli için vatan artık Türkiye’dir.

***

Demek ki, bayrağı bayrak, toprağı vatan yapmak için kan ve ölümden daha başka ölçütler bulmak gerekmektedir.

***

O ölçütleri de dünyanın, insanların daha müreffeh, daha mutlu, birbirlerinin gırtlaklarına sarılmadan yaşadıkları ülkelerde aramaktan başka çaremiz yok. Oralara da baktığımızda görürüz ki insanlar, üzerinde kendi rızalarıyla, bir bölümü, diğerinin sultası veya tümü bir kişinin ya da kliğin diktası altında olmadan kendi özgür iradeleriyle yaşadıkları toprakları vatan olarak kabul etmektedirler. Bu yaşamı simgeleyen, bu birlikte yaşama iradesinin simgesi olan flamayı bayrak olarak ilan etmişlerdir.
Üzerinde rızalarıyla özgür yaşadıkları, ürettikleri, tükettikleri, toprak parçası konusundaki mutabakatlarının simgesidir bayrakları.
Tarih içinde bu oluşuma güç kullanılarak da varılmış olsa, artık şimdi varılan noktada egemen olan toplumsal mutabakattır.
Bu düşüncelerin ışığında, deyişi, günümüz gerçeklerine uyacak biçimde şöyle yeniden düzenleyebiliriz:
Bayrakları bayrak yapan mutabakattır
Toprak eğer üstünde hür yaşayanlar varsa vatandır.”  

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023