Her Şey Yerli Yerine

22 Aralık 2011 Perşembe
\n

Fransız Parlamentosunun Millet Meclisi kanadı, Ermeni soykırımı!”nın reddini suç sayan tasarıyı kanunlaştıracak bugün.

\n

Belki tek ümit, sonraki aşamada Senatonun bu akıl almaz yasayı demokrasiye ve ifade özgürlüğüne aykırı bularak, tarihi gerçeklerin saptanmasının tarihçilere ait olduğunu vurgulayarak veya başka gerekçelerle. Tasarı lehine oy vermemesidir, ki bu kez bu olasılığın da zayıf olduğunu belirtmek gerek.

\n

Gelelim işin daha vahim yönüne: Fransanın bu yasayı kabul etmesiyle birlikte çerçeve yasası gereğince, başka AB ülkelerinde de soykırım yok diyenlere dava açılabilir.

\n

Böyle bir yasanın her şeyden önce, 1915 olaylarının gerçek yüzünün, nedenlerinin ve boyutlarının aydınlatılmasına engel olduğunu söylemeye bilmem ki gerek var mı?

\n

Unutmayalım, olayların soykırım olmadığını ileri sürenler de, hiçbir şey olmadığı gibi bir saçmalığı ileri sürmüyorlar. Ama ne olduğunun anlaşılmasının tarihçilerden oluşan uluslararası bir heyetin, belgeler üzerinde yapacakları araştırmalarla açığa çıkarılması gerektiğini belirtiyorlar ve bunun için herkesin arşivlerini açması gerektiğini söylüyorlar.

\n

1915 yılında ve öncesinde, Osmanlı İmparatorluğu toprakları üzerinde Türklerin, Ermenilerin ve Kürtlerin taraf oldukları olaylar yaşandığını kimse yadsımıyor.

\n

***

\n

Bugün aydınlatılması gereken husus, o tarihte tam olarak ne olduğu, neden olduğu, nasıl olduğudur. Bu girişim tarihi gerçeklerin ortaya çıkarılması açısından gereklidir.

\n

Yoksa sorun, Türkiye açısından hukuki olarak, Lozan ile çözülmüştür.

\n

Neyin soykırım olup, neyin olmadığı konusunun hukuki olarak tayini ise siyasetçilerin değil, uluslararası yargının işidir.

\n

Soykırım tanımının geriye işletilemeyeceği de aşikârdır.

\n

Ayrıca, İngilterenin bütün belgeler elinde, tanıklar sağ iken tutukladığı kimi kimseleri, Ermeni soykırımı iddiasıyla yargılamak üzere götürdüğü Maltada, bunları suçlayacak yeteri belge ve kanıt bulunmadığından davadan neden vazgeçtiğini de soykırım iddiasında bulunanlar doyurucu gerekçelerle açıklamalıdırlar.

\n

Sarkozynin kendi Cumhurbaşkanlığı süresince, böyle bir kanunun çıkmayacağı konusunda güvence vermiş olmasına karşın oy kaygısıyla ön ayak olduğu tasarının yasalaşması, düşünce ve ifade özgürlüğüne aykırıdır. Ama işin bu yönü fiyakalı açıklamalarla gözden kaçırılmaktadır.

\n

Belki de Türkiyenin uygulanması büyük sorunlar doğuracak böyle bir yasayı uygulamada zorlayacak politikalar geliştirmesi gerekebilecektir.

\n

***

\n

Ama sanıyorum, bir politikayı oluştururken, her şeyi yerli yerine oturtmak, olayları ve iddiaları birbirine karıştırmamak gerekmektedir.

\n

Ermeni olayları konusunda veya Fransanın Cezayirde yaptıklarıyla ilgili olarak, Türk makamlarının Türk kamuoyuna yönelik açıklamalarının herhangi bir etkisi olamayacağı ortadadır.

\n

Türkün Türke propagandası yıllar yılı yapılmış, hiçbir sonuç vermemiş bir saçmalıktır.

\n

Bu iddiaları Fransız kamuoyu önünde dillendirmek üzere, o ülkenin medyasında yer bulabiliyor musunuz?

\n

Sanmıyorum, bu konuda bir açıklama için Le Grand Hotelin daha önceden anlaşmaya varılmış salonunun tahsisinden son anda vazgeçilmiş olması, bu alandaki etkinliğimizin vızıltıdan öteye geçmediğini göstermektedir.

\n

Kaldı ki, Cezayirde olmuş olanlar Fransada enine boyuna tartışılmakta, yazılıp çizilmektedir.

\n

Bunlardan Fransa kaçınmıyor ki, bunları anımsatmakla tezlerini çürütebilesiniz.

\n

Belki Legion dOrient macerasının anımsatılmasıyla, Ermenilerle oynayan güçler arasına Fransanın da nasıl eklenebileceğini anımsatmak daha doğru olur.

\n

Türkiyede Ermeni soykırımı olmuştur, diyenlerin takip edilmesi de Ankaranın kendi ayağına sıktığı bir kurşundur.

\n

Her şeyden önce, yıllardır, uygulanan edilgen politika artık bırakılmalı ve bu alanda Türkiye tutarlı sürekli bir siyaset oluşturmalıdır.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Cüppeli vesayet 22 Ocak 2021
Trump teselli mi? 19 Ocak 2021
İşte güzel haber 5 Ocak 2021
Böylesi daha doğru 1 Ocak 2021
Bir şulesi var ki... 22 Aralık 2020
O ne biçim söz öyle!.. 18 Aralık 2020
Mucize beklerken 15 Aralık 2020
Özüne bakalım 8 Aralık 2020
Ordu ve AKP 4 Aralık 2020