Hırsız Yok, Yaşasın Adalet!

20 Aralık 2014 Cumartesi

Ben ilk, Ayvalık’ta oldu diye duymuştum.
Olay şu:
Ayvalık’ta, pazar kurulduğu gün alışverişin en civcivli zamanında, bir çığlık duyulur:
-Hırsız var!
Herkes telaşla çığlığın geldiği tarafa bakar, ne kapıp kaçan vardır ne de kovalayan. Bir an sessizlik olur.
Sonra esnaf arasından ilk uyananlardan biri de haykırır:
-Hırsız var!
Artık mesele anlaşılmıştır, sağdan soldan, önden arkadan bağırmalar artar:
-Hırsız var!
-Hırsız var!
-Hırsız var!
 Artık pazaryeri büyük bir koro olmuştur, herkes hep bir ağızdan haykırmaktadır:
-Hırsız var. Ardından da alkışlar gelir.Olayın; 17- 25 Aralık sonrasında meydana
geldiğini anlatmaya gerek var mı?
Ayvalık pazarındaki esnafın, hırsız var diye feryat ederken kimleri kastettiğini herhalde anlatmaya gerek yok.
Peki, olayda hırsızlık olduğu kesin mi, nereden bileceğiz?
Orası kolay, yargı var. Yargı kararını verince, öğreniriz ortada hırsız ve hırsızlık, uğursuzluk, rüşvet var mı?

***

Burası bir hukuk devleti olduğuna göre, masumiyet karinesi gereği kesinleşmiş yargı kararına kadar kimseyi hırsızlıkla suçlamak mümkün değildir.
O zaman tüm demokrasilerde olduğu gibi, hırsız olup olmadığına karar vermek için ne yapacağız?
Yanıt basit:
-Yargı kararına bakacağız.
17 Aralık soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ekrem Aydıner, 53 şüpheli hakkında takipsizlik kararı vermiştir ve bu karara yapılan itiraz da reddedilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı şimdi de eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler ve Halkbank’ın olay sırasındaki Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinde bulunan ve el konulan paraları faizi ile birlikte sahiplerine iade kararı almıştır.
Tabii elâlemin analarının ak sütü gibi helal paralarına el koymak var mı!
Yanlış düzelecek, para faizi ile iade edilecektir.
Yaşasın adalet!
Söz konusu meblağ az da değil. Barış
Güler’in evinde el konulan miktar 400 bin TL. 300 bin Avro ve 100 bin dolar. Süleyman Aslan’ın evinde el konulanlar ise
2.5 milyon dolar ile 1.5 milyon Avro.
Bugünlerde olay ile ilgili olduğu söylenen dört eski bakanın dosyaları TBMM Genel Kurulu’na geliyor. TBMM de söz konusu kişiler hakkındaki iddiaları ciddi bulmazsa, Yüce Divan’a sevk edilmelerine gerek görmeyecek, yargıdan sonra yasama da rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık iddialarını mesnetsiz bulmuş olacak.
Tabii bu durum muvacehesinde de kimse çıkıp da uluorta “hırsız var” diye haykıramayacak.

***

Artık herkes anlamıştır ki, hırsız yoktur. Bunun aksini iddia etmek, kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan hırsız, rüşvetçi olduğunu söylemek iftiradır, darbe girişimidir, silahlı terör örgütü yandaşlığıdır.
17-25 Aralık olaylarının üzerinden bir yıl geçti. Bu bir yıl içinde köprülerin altından çok sular aktı.
Yargı kararları çıktı, yasamanın kararı çıkmak üzere.
Artık herkes biliyor, hırsız, rüşvetçi, uğursuz var mı, yok mu?
Hele konu Meclis’te de bir görüşülsün. Bakın o zaman ne sahneler yaşanacak.
Mesela Ayvalık pazarında biri haykıracak:
-Hırsız yok!Karşıdan biri bağırarak yanıtlayacak:
-Tabii hırsız yok, yargı var!Sonra hep bir ağızdan koro halinde:
-Yaşasın adalet!Ardından alkışlar... Alkışlar... Alkışlar... Türkiye 2014’te “memleketimden insan
manzaraları.”


Yazarın Son Yazıları

Devlet koruması 16 Ekim 2020
Düzenin özü 9 Ekim 2020
Tarikat - Diyanet 18 Eylül 2020
Yine idam 8 Eylül 2020