Kürt faktörü

21 Haziran 2022 Salı

Bütün değerler, aynı baş öndürücü hızla düşüyordu, birinciliği Türk Lirası’na verdiler.

Bütün sorunlar aynı gümbürtüyle gürlüyordu, önceliği kime vereceklerini bilemediler.

Türkiye enflasyonda birinci, göçmenlerin doğurduğu sorunlar konusunda önder, gelir dağılımı eşitsizliğinde lider, pahalılık konusunda şampiyon, sosyal kargaşa konusunda süper, yalnızlık konusunda açık ara en önde, zulmün egemenliği konusunda eşsiz konumda, demokrasi alanında tam batakta, ne zaman, nasıl yapılacağı bilinmeyen, hatta yapılabilip yapılamayacağı bile belli olmayan bir seçime doğru gidiyor mu gitmiyor mu belirsizken her şey hareket halinde, her şey çürüme sürecinde ve ortalık tam bir hayhuy ortamında iken Ayhan Bilgen, AKP’nin Kürt sorununda yeni bir süreç başlatabileceğini söylemiş ve dikkatleri İmralı’ya çekmiştir.

“Hah şimdi bir bu eksikti!” demenin anlamı yok. Herkesçe sessizlikle geçiştirilmiş olması Kürt sorununun, sorunların tam ortasında durmakta olmasını engellemiyordu.

***

Kürt faktörünün devreye girmesi kaçınılmazdı. Kürtler vardı, Kürt sorunu vardı. Ama bu konuda çıt yoktu. Sandığa gitmenin hesapları içinde olanların hepsi, HDP’den bir beklenti içindeydi. Ama kimse HDP’nin beklentilerini kale almıyordu. Hatta Kürtler adına HDP’nin mi yoksa İmralı’nın mı konuşma hakkına sahip olduğuna bile kimse kesin bir yanıt veremiyordu.

Kürtler, yeni bir sürece hazır hale geldiler mi, geldilerse bu değişikliği sağlayan ne?

Bu soruya Kürtler yerine yanıt verme hakkına kimse sahip değil. 

Ama Kürtler adına kim muhatap olacak, o da belli değil.

MHP, yeni bir sürecin aktörü olmayı nasıl içine sindirecek? Bahçeli, AKP’nin stepnesi olmayı daha ne kadar sürdürebilecek? AKP’nin yeni süreçle ilgili vaatleri, beklentileri nelerdir? Kürt seçmene kendisini desteklemesi karşılığında ne vaat etmektedir?

Sırtında yumurta küfesi yokken, rahat rahat kullandığı şoven dil, şimdi onun manevra alanını kısıtlamayacak mı?

Gelecek seçimler, Türkiye’nin demokrasi sorununun çözümü için bir umuttur. Kürt sorunu, Türkiye’nin demokrasi sorunu ile iç içe girmiş, birbirinden ayrılmaz iki unsurdur.

Tabii ki normal mecralarda ele alınması, çözüm için müzakere sürecine girilmesi yararlı olacaktır.

Ama taraflar, böyle bir gelişmeye hazır mıdırlar?

Kürt tarafı hazır mıdır?

Muhalefeti ile iktidarıyla Türk tarafı hazır mıdır?

***

Kürt sorununun taraflar arasında uzlaşarak demokratik yolla çözümünün dışında başka bir geçerli yol olmadığını yaşanan olaylar ortaya koymuştur. Demokartik çözüm dışında tarafların hiçbirinin ötekine kendi çözümünü güçle kabul ettiremeyeceğini bugüne değin yaşayarak gördük.

Ama AKP’nin diktası altındaki Türkiye’de bugünkü koşullar değişmeden, hangi konuda olursa olsun herhangi bir demokratik çözüm süreci yaşama geçirilebilir mi?

Bu koşullar oluşturulmadan,başlatı-lacak herhangi bir girişimin hüsranla sonuçlanması önlenebilir mi? 

Böyle bir hüsranın, hepsi birbirleriyle bağlantılı devasa girift sorunlarla karşı karşıya olan Türkiye’de doğuracağı büyük travma nasıl atlatılabilir?

Demokrasiye geçişin eşiği olarak görülen, gelecek seçimlerde Kürt faktörünün gündeme gelmesi şaşırtıcı değil, normaldir. Kürt faktörünün de denkleme katılmasıyla oluşan sorular, bu faktörün görmezden gelinmesini önermek amacıyla sorulmuyor. Yalnızca, aynı konuda birbirinden ayrı tanımlar yapan, birbirinden çok farklı önceliklere sahip tarafların varlıklarına ve bu durumun zorunlu kıldığı demokrasi hoşgörü ve sabır ortamına dikkat çekilmek isteniyor.  

Bugün o noktadan o kadar uzaktayız ki...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Talan sosyal adaleti nedir? 12 Ağustos 2022
Komutanla aşağılamak 5 Ağustos 2022