‘Moval veviyovuz işte’

26 Şubat 2021 Cuma

Üzerinden elli yıldan fazla zaman geçmiş. Güzel bir bahar günü, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ikinci sınıf amfisi günümüzdeki AKP kongreleri misali lebaleb dolmuş. Yazılı sınavdan önceki son ceza hukuku dersi, kürsüde dönemin sevilen hocalarından (o zaman henüz asistandı) Çetin Özek, son uyarıları yapıyordu. Öğrencileri yüreklendirmek için sınavın aslında çok da zor olmadığını söyleyerek girdi söze. Soru cevap bölümüne geçince, öğrencilerden biri söz aldı:                           

- Hocam “zor değil” diyorsunuz ama iki bin sayfa kitap, bunun... 

Yüzünde o cana yakın gülümsemesi belirmiş olan ve “r”leri söylemeyen Çetin Hoca, “Canım sen de anla artık!” anlamına gelen bir ifade ile hemen yanıtı yapıştırdı:

- Canım, bivaz moval vevelim dedik.

Olaya birlikte tanık olduğum Mine ile çok gülmüştük.  

Ve ondan sonra ne zaman birimiz, “öyle diyorsun ama yine de güç” yollu bir çıkış yapsa öbürümüz, Çetin Hoca’yı taklit ederek cevap verirdik: “Canım bivaz moval vevelim dedik.” 

***

Son günlerde ekranlarda “lebaleb dolu” AKP kongreleri görüntüsüyle karşılaştıkça, hep bu olayı hatırlıyorum ve sanki o görüntülerin içinden Tayyip Bey göz kırparak Çetin Hoca ağzıyla “Canım bivaz moval vevelim dedik” diyormuş gibi geliyor.  

AKP’nin il kongrelerini birbiri ardından tamamlayıp mart ayında genel kongreye gitmesini erken seçim habercisi olarak yorumlayanlar var. Ama ben, Tayyip Bey’in daha ziyade teşkilatın moralini yükseltmeye ve “erimedik, dimdik ayaktayız” mesajını vermeye çalıştığı kanısındayım.

Ülkenin ortamı, bu mesajın herhangi bir yerde verilmesine elverişli olmayınca, ısmarlanmış coşkunun en iyi yansıtılacağı yerler olarak, lebaleb militan dolu parti kongreleri seçiliyor. 

Tehlikeli boyutlara ulaşan pandemiye karşı alınan önlemlerin milyonların yakınmasına yol açtığı, işsizliğin, yoksulluğun doruğa ulaştığı bir sırada, bir yandan vatandaş geniş kitlelere yaptırımlar dayatan önlemlerin darbeleri altında inlerken AKP’lilerin aşı sırası bile beklemeyecek kadar ayrıcalıklı olduğunun her yerde söylendiği bir dönemde, salgının en azgınının Karadeniz Bölgesi’nde olduğunun açıklandığı günlerde, alay edercesine herkesin gözünün içine baka baka özellikle bu bölgede toplantılar yapılmasının tepki çektiğini AKP yönetim kadrosu da biliyor. Ama her yönden sıkışmış olan, içeride ve dışarıda herkesle takışmış durumdaki AKP’nin acele morale ihtiyacı var.

Görkemli kongreler, bu morali şırınga etmenin tam yeri...

***

Her şeyin, Cumhuriyet ile hesaplaşma peşinde olanları fena halde köşeye sıkıştırdığı bir dönemde, bu moral şırıngası kongreler salgını daha da artırır, bulaşı üstesinden gelinemez hale sokarmış, ne gam! Nasıl olsa “kalan sağlar bizimdir.”

Ama bu atakların da AKP’nin bir süredir yitirdiği inisiyatif üstünlüğünü geri getireceğini söylemek o kadar kolay değil.

Bu gerçeği görmekte olan AKP, kendi yapısında, kendi söyleminde, kendi eyleminde sarılacak bir yan bulamadığı için, kendi biat politikasının karşısındaki büyük Millet İttifakı’nı parçalayarak iktidarını koruma yolunu deniyor.

Bu amaca varmak için, iktidar, seçmeni çaresizlik duygusuna itecek hamleleri birbirleri ardına sıralıyor.

HDP’nin terör ile bağlantılandırılarak tasfiye sürecine devam edilirken aynı kumpas içine CHP’yi de sokma girişimleri başladı bile...

Davaların birbirini kovaladığı, fezlekelerin fezlekeleri izlediği günlere adım atmış bulunuyoruz.

Ama bütün bunların nafile olduğu, hepsinin denendiği Haziran 2020 İstanbul yerel seçimlerinde belli olmuştu. Son zamanlarda havanın değiştiğini gösteren bir belirti yok.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

AKP ve kadın 30 Mart 2021