Ne yapsın garip imam? (07.06.2019) (07.06.2019)

Ne yapsın garip imam? (07.06.2019) (07.06.2019)

07.06.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Geride bıraktığımız bayramın yürek burkan haberlerinden biri de Gaziantep İyinacar Camii imamı F.Y. hakkında olanıydı.
F.Y. bayram namazında verdiği vaazda, “Kurtuluş mücadelesinde bizi kandırdılar, Yunanlıları denize döktükleri yalan, hem keşke o gün savaşı kaybetseydik, Osmanlı’yı daha sonra yeniden kurabilirdik” demiş.
Ve dedikleri devlet katında duyulur duyulmaz da açığa alınmış.
Bu sözleri Kurtuluş Savaşı’nın destanlarından birinin yazıldığı, adını bile ondan alan Gaziantep’te sarf eden F.Y’nin birkaç tahtasının eksik olduğu, yoksa Kurtuluş Savaşı gazisi kentte böyle bir halt yemeye kalkmayacağı kesin.
Ama devlet F.Y’yi ciddiye almış, açığa çekmiş. F.Y. ne yapmış? “Kurtuluş Savaşı’nı keşke Yunan kazansaydı” deyivermiş,
Ayol iktidarın tepesinde, ikbalin doruğunda olanların ikide bir dile getirdikleri yave değil mi bu? Devletin zirvesi bu temennisiyle ün yapan, Kadir Mısıroğlu’nun ayağına kadar giderek geçmiş olsun dileklerini iletmedi mi?
Kurtuluş Savaşı’nı keşke Yunan kazansaydı temennisini dile getiren bunca devletlu ve şevketlü nün tavırlarını, devletin Kadir Mısıroğlu’nun ayağının ucuna oturduğunu gören garip imam ne yapsın? O da gördüklerinden duyduklarından heveslenip aynı şeyi yapmış!
Bu durumda, koskoca iktidarın, garip bir cami imamını önce özendirip sonra cezalandırması hak reva mı?

***

Osmanlı’yı yeniden canlandırıp ihya etmek bu iktidarın kimseden gizlemeye çalışmadığı başlıca heveslerinden biridir ve olmayacak duaya amin demekle eşdeğerdir.
Osmanlı, artık ulus bilincinin ve biriminin egemen olmaya başladığı son demlerinde, imparatorluğu yeniden ayakları üstüne dikerek, ihya etmek amacıyla bir Osmanlı bilinci yaratmaya çok çalıştı. Lübnanlı bir Hıristiyan Arap olan Amin Maalouf, dedesi Butros’un öyküsünü anlattığı “Yolların Başlangıcı” adlı biyografik yapıtında 20. yüzyıl başında Osmanlı kimliğinden söz eder.
Türkiye’nin modernleşmesini irdeleyen bütün yapıtların yazarlarının öyküsünü mutlaka anlattıkları tarihimizde seçkin bir yeri olan ve 1868’de eğitime başlayan Galatasaray Sultanisi’nde, Müslüman ve gayrimüslim tebaanın bir arada, aynı müfredat ile okutulmaları ve bunun sonucu eğitimin laik nitelikler taşıması, bu “Osmanlı bilincini” yaratma amacından kaynaklanmaktaydı.
Ne var ki, artık dönemini tamamlamış çokuluslu imparatorluklardan, tek ulus bilinci yaratmak, mümkün değildi ve misket bombası misali dağılan imparatorluklardan birden çok ulus devletin doğması kaçınılmazdı.
Bir zamanlar, Amin Maalouf’un dedesi Butros’un da benimsemiş göründüğü ulus kimliği yerine ikame edilmek istenen Osmanlı kimliği imkânsız bir rüyaydı. Galatarasaraylı, tarihçi Vahdettin Engin, Mektebi Sultani 1868 - 1923 adlı yapıtında bu gerçeği vurgularken, Galatasaray’ın Cumhuriyet döneminde ulus bilinci ve biriminin gelişmesine çok olumlu katkılar yapmayı başardığını belirtmektedir.

***

Bu olgunun büyük açıklıkla ortaya serdiği gerçek şudur:
Devrini tamamlamış olan Osmanlı’yı ihya etmenin, zamanı geri çevirmek gibi imkânı yoktur. Zaten yıkılırken, imparatorluk sıfatını taşırken, bir yandan da yarı sömürge konumuna düşmüş olan Osmanlı’yı yeniden ihya etmenin bir anlamı veya yararı da bulunmamaktadır, canlandırılmak istenen Osmanlı can çekişme döneminde mal matah bir şey değildi.
Bütün bu gerçeklere karşın, hâlâ abes bir Osmanlıcılık saplantısında direnmek, aslında Cumhuriyet ve aydınlık düşmanlığından başka bir şey değildir.
Gaziantep İyinacar Camii’nin garip imamı F.Y., bu gerçekleri nereden bilsin?
Onun yaptığı, sadece büyüklerinden gördüğünü taklitten ibaret.
Yazık olmuş F.Y. Efendi’ye.  

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023