Rahşan Ecevit’e saygı

19 Kasım 2016 Cumartesi

KKTC’nin kuruluş yıldönümünde Ankara’da verilen resepsiyonda, Merhum Başbakan “Kıbrıs Fatihi” Bülent Ecevit’in 93 yaşındaki eşi Rahşan Ecevit’e yapılan muamele Sözcü’de haber oldu. Haberde belirtildiğine göre, KKTC’nin kuruluş yıldönümü dolayısıyla, Ankara
Swissotel’de verilen resepsiyona davet edilen Rahşan Ecevit, gece sonunda, salondan ayrılıp asansöre doğru yöneldiği sırada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın korumaları tarafından, komutanın asansöre bineceği gerekçesiyle engellenmek istenmiş, Sayın Rahşan Ecevit’in asansörden inmemekte direnmesi üzerine korumalar ısrardan vazgeçmek zorunda kalmışlardır.
Haberde ayrıca, salonda özel bir bölümde kurulan ve KKTC Büyükelçisi, Başbakan yardımcısı Nurettin Canikli ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın baş başa yemek yedikleri masaya Rahşan Hanım’ın davet edilmediği vurgulanıyor.
Belki de bu haberi okuyanların bir bölümü “bunda bu kadar büyütecek ne var” diyebilir. Nihayet Başbakan Yardımcısı, KKTC Büyükelçisi ve Genelkurmay Başkanı’nın birlikte yemek yedikleri masada eski başbakanlardan birinin eşinin de bulunması protokole göre zorunlu değildir ve bu tür davetlerde protokol neyi gerektiriyorsa, onun yapılması esastır. Asansör olayına gelince, fazla uzatmaya gerek yoktur, çünkü korumalar işgüzârlıklarında direnmemişler ve sonunda Rahşan Hanım asansörden inmemiştir.

***

Bu yoruma katılmak mümkün değil. Yaşamı boyunca eşinin siyasal etkinliklerinde aktif olarak yer almış olan Rahşan Hanım da tıpkı Bülent Bey gibi dürüstlüğü ve saygınlığı hiçbir zaman tartışma konusu bile edilmemiş bir hanımefendidir. Ayrıca Bülent Bey’in Kıbrıs konusunda çok özel konumu dolayısıyla da Bülent Ecevit’in eşi olarak Rahşan Hanım’ın o gece orada durumu çok farklı olmalıydı. Geleneksel terbiyemizin ve toplumumuzda köklü olduğu ileri sürülen vefa duygusunun gereği, Rahşan Hanım’a özel bir özen gösterilmeli, protokol gerektirmese bile bu tür formaliteler aşılarak, kendisi onur masasına davet edilmeli, salondan ayrılırken de Büyükelçi, Bakan veya Genelkurmay başkanından biri, belki de hepsi tarafından asansöre kadar geçirilmeliydi.
Saygı, vefa ve devlette devamlılığın gereği yapılması gerekenler bunlardı.
Ama yukarıda saydığımız bütün kavramlar, artık günümüzde önemini yitirdiklerine göre, resepsiyonda Sayın Rahşan Ecevit’in başına gelenlerde şaşılacak bir yön yoktur.
Unutmamak gerekir ki, Bülent Bey’in toplum tarafından Kıbrıs Fatihi olarak ilan edildiği 1974 Türkiye’si ile 2016 Türkiye’si devamlılığı olan aynı ülke değildir.
Bugünün Türkiye’sinde, 1974 Türkiyesi’nin kavramları, değerleri geçerliliklerini yitirmişlerdir.
Bu durum toplumsal belleğin nisyan ile malul olmasının ürünü bir unutkanlığın neticesi değil.
Eski Türkiye’ye ait ne varsa, bilerek, isteyerek, hoyrat, nobran bir baskıyla, unutturulmuş ve hatırlatmak isteyenler de zorla susturulmuştur.

***

Bülent Ecevit döneminin bütün değerleri de unutturulanlar arasındadır.
Unutulanlardan biri de bugünün düzeninin BOP girişimi sırasında araziyi Washington’ın istendiği hale sokmak için hazırlanmış Bülent Ecevit’ten kurtulma operasyonu için ABD tarafından dizayn edilen modelin ürünü olduğudur.
Bu gerçeği anımsayanlar, Rahşan Hanım’ın da bütün eski dönemin değerlerinin de maruz kaldıkları muamelenin nedenini gayet iyi anlamaktadırlar.
Artık eski değerlerin istiskal edilmesi, omuz atılarak devrilmesi, ayaklar altına alıp çiğnenmesi dönemine girmiş bulunuyoruz.
Eskiden dayanıp da ayakta kalabilmiş olan ne varsa akıbeti bu olacaktır.
Çünkü eskiden kalanlar iktidarın “bizden” diye kabul ettiklerinden değildir.
Bugünün iktidarı için “bizden” olmayanlar makbul değildir. En iyileri bile ikinci sınıftırlar.
Baksanıza bu birinci, ikinci sınıf ayrımı artık şehitler için bile geçerli!


Yazarın Son Yazıları

Trump teselli mi? 19 Ocak 2021
İşte güzel haber 5 Ocak 2021
Böylesi daha doğru 1 Ocak 2021
Bir şulesi var ki... 22 Aralık 2020
O ne biçim söz öyle!.. 18 Aralık 2020
Mucize beklerken 15 Aralık 2020
Özüne bakalım 8 Aralık 2020
Ordu ve AKP 4 Aralık 2020