Eskiler, ‘Amerika’yı yeniden keşfetmeye ne gerek var?’ der. Dünkü maçı en iyi özetleyen cümle bu galiba. Fatih Terim, Gomis’siz, Fernando’suz ve hatta Maicon’suz nasıl maç - adam - kazanılacağını dünkü Kayserispor maçında gösterdi. “Gomis’in yokluğunda ve elimde Eren Derdiyok gibi pivot santrfor varsa topu çizgiye taşır, kale önüne sert pasla 9 numaramı pozisyona sokarım” demiş olmalı ki Fatih Hoca, G.Saray karbon kopya pozisyonlarda golleri buldu. Rodrigues’in kendine güvenildiğinde neler yapabileceğini de iyi hesaplamıştı. Keza Feghouli de o havayı yakalamıştı dün. Ve Selçuk, 2011-12’deki gibi oynadı en azından ilk bölümde... Savunma hâlâ kötü. Ancak onun da önlemini gönülsüz Donk’la buldu Terim. Ön libero olarak sahaya sürdüğü Hollandalıya “Ataklarda stopere gömül” demiş olmalı ki maç 2-1’ken Kayseri’nin gerçekten kaliteli 3-4 hücumunu kesti.
Şimdi bu takıma yukarıda saydığım ‘eksikleri’ artı olarak yazın, sonra da şu puan durumuna yeniden bakın!..
Adam kazanmak maç kazanmak
Yazarın Son Yazıları
Ülkede yeşili, doğayı savunanların sayısı giderek azalırken Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yaz mevsimi öncesi Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alan Osmanağa Koyu’na yapılmak istenen turizm tesisi projesine karşı tavrını ortaya koydu.
FIFA “kokartsız” (!) hakem Yasin Kol, Türkiye’nin en önemli maçı Galatasaray-Fenerbahçe derbisine atandı.
Marmara Tutukevi içindeki Silivri duruşma salonları, tarihinin en yoğun mesaisini yapıyor.
Futboldaki kavga ortamını bir yana koyalım, İstanbul’un sporda attığı dev adımlara bakalım!
İBB davasında bir ay geride kaldı, 92’si tutuklu 400’ü aşkın sanık ya hâkim karşısına çıkıyor ya savunma gününü bekliyor.
Liverpool maçına kadar her şey yolunda gitti Galatasaray’da.