Torunumla...
Ataol Behramoğlu
Son Köşe Yazıları

Torunumla...

21.01.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Birkaç gündür torun sevmek için yurtdışında, Fransa’nın güney şehirlerinden Aix-en Provence’tayız.
Kızım Barış torunumu geçen yıl 7 Mayıs’ta, eşi Can’ın bir Fransız firmasında görevli olduğu bu şehirde dünyaya getirdi.
Annesi ve babası, ilk kez bir aylıkken gelip gördüğüm bu sevimli erkek bebeklerine Miro adını verdiler.
“Mir” sözcüğü Farsçada (ve Kürtçede) “bey” anlamına geliyor. (Konuşma dilimizde azizim, beyim anlamında kullanılan “mirim” sözü buradan türemiş olmalı). Rusçada hem barış hem dünya demek... İspanyolca bir anlamı da olmalı ki ünlü İspanyol ressamı Juan Miro’nun adıdır... Böylece torunuma enternasyonal bir ad verilmiş oluyor... Bu da “Bebeklerin Ulusu Yok” diyen şairin torununa yakışır.
Miro hazretlerinin yazarlıkla akrabalığı benimle de sınırlı değil. Babasının babası, yani baba tarafından dedesi Tuğrul Kurşunlu, ünlü oyun yazarlarımızdan Nâzım Kurşunlu’nun oğludur... Demek ki her iki dede tarafından edebiyatımızla doğuştan bir yakınlığı var... Bakalım, dünyaya gelişinin sekizinci ayını henüz tamamladığı şu günlerde yüzüme dikkatli bakışlar ve arada bir gülücükler gönderen bu minik Kurşunlu-Behramoğlu’dan gelecekte ne çıkacak...

***

Yedi ay kadar önce geldiğim Aix-en Provence’la bugünkü arasında ne fark var diye soracak olursanız, Fransızlar için herhangi bir fark olmasa gerek...
Biz Türkler içinse fark çok büyük... Yedi ay önce fiyatının karşılığını Türk Lirası’nı ikiye çarparak bulduğunuz ve eh... fena değil diyebildiğiniz herhangi bir ürünün fiyatını şimdi kendi para biriminizi dörtle çarparak buluyorsunuz... Böylece “Avrupa”dan nasıl büyük bir adımla daha uzaklaşmış olduğunuzu somut olarak görüp yaşıyorsunuz... Ülkenizle burası arasındaki iki saatlik fark da cabası... Bu nedenle de, bırakın Fransa’yı, yanı başınızdaki Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan, Romanya’dan bile iki saat daha uzaklaşmış oluyorsunuz... Bunları Türkiye’de biliyorduk kuşkusuz... Fakat ülke dışında çok daha somut ve acı biçimde duyumsuyorsunuz... Artık Batılı filan değiliz... Olmaktan da gitgide uzaklaşıyoruz...

***

Batı ülkelerindeyken Batılı olmak kavramını da düşünüyorsunuz her seferinde... Nedir Batılı olmak?.. Giyim kuşam, yaşam tarzı gibi dış görünüşler mi, yoksa bir dünya görüşü müdür? Kuşkusuz ki ikincisi, yani dünya görüşü; dünyayı, evreni algılayış... Peki, Batı’nın dünya görüşü nedir? Yanıtı güç değil... Bilimsel devrimlerin hem nedeni hem sonuçları olarak, bilimsel, irdeleyici akıl... Düşünce özgürlüğü... Şu ya da bu inancın değil bilimsel düşüncenin, aklın öncülüğü... Bu değerleri içselleştirmiş kişi hangi ülkenin yurttaşı olursa olsun Batılıdır.
Dünyaya böyle bakamayan kişi ise hangi ülkenin yurttaşı, hangi etnisiteden olursa olsun, hangi ülkede yaşıyorsa yaşasın, Batılı değildir. Özetle, bu anlamda belirleyici olan coğrafi aidiyet değil, bilimsel ve akılsal devrimlerin hangi aşamasında olunduğu, neresinde bulunulduğudur...

***

Türkiye, Cumhuriyet devrimleriyle bu anlamda (ve onun bir gereği ve sonucu olarak yaşam tarzlarını da belirleyen yasalar ve kurallarla) Batılı olmaya yönelmiş ve bu yönde büyük adımlar atmıştı.
Dahası, başlangıcını 60’lı yıllarda bulan yeni kuşaklar Cumhuriyetin ilk kuşaklarıyla da buluşarak Batılı değerleri bu değerlerden uzaklaşan Batılıya öğretecek kadar olgunlaşmaya, sosyalizmin değerlerini de sosyalist ülkelerdeki bürokratik uygulamalara karşı savunacak bir bilgi donanımına ve özgüvene sahip olmaya yönelmişlerdi...
İlk kuşaklar yaşamdan ayrıldılar.
Yeni kuşaklar ise üst üste gelen darbelerle biçildi...
Şimdiyse ülkemiz bilimsel aklın bütün değerlerinin tam tersine bir yönde sürüklenmekte...

***

Aix-en Provence’ta içimizden çıkmış bir büyük “Batılı”nın, Fransa’nın güneyinde konserler vermekte olan Fazıl Say’ın duyurularını görmek gurur ve mutluluk vericiydi.
Çocuklarımızın, torunlarımızın, onların çocuklarının ve torunlarının geleceklerini karartıp yok etmek isteyenlere karşı savaşmak boynumuzun borcudur.

Yazarın Son Yazıları

Zulüm devri

Ülkelerin yaşamında çeşitli sıfatlarla nitelelenen dönemler, eski adıyla devirler vardır.

Devamını Oku
14.01.2026
Venezüella’da olan

Venezüella’da olan, uluslararası hukukun, Maduro’ya bir insan olarak yapılanlar bakımından insan haklarının hiçe sayılmasıdır.

Devamını Oku
07.01.2026
Yeni bir yıla doğru

İnsanlık iki hafta sonra yeni bir yıla giriyor.

Devamını Oku
17.12.2025
Barbarlar

İzlenebilecek bir film arayışında TV kanallarında gezinirken Güney Afrikalı-Avusturyalı romancı John Maxwell Coetzee’nin aynı adlı romanından sinemaya aktarılmış “Barbarları Beklerken”e rastladım.

Devamını Oku
10.12.2025
Ümmet

Haftada bir kez yazmanın “trajedi”si, sizin yazmayı tasarladığınız güncel bir konunun sizden önce başka yazarlarca yazılması oluyor.

Devamını Oku
03.12.2025
İmralı

Başka ülkelerde de öyle midir bilmem ama bizde siyasal örgütler arasında bir konu tartışılırken sanki irdeleyici-çözümleyici akıldan çok duygular-suçlamalar egemen oluyor.

Devamını Oku
26.11.2025
İddianame

Türkiye’de bugün hukukla ilgili kurumların en az güven duyulan kamusal kurumlar arasında en ön sırada yer aldığını, bu kurumların giderek siyasal erkin hukuk bürolarına dönüşmekte olduğunu iddia ediyorum.

Devamını Oku
19.11.2025
İki şiir

Gazetemiz Cumhuriyet ve Kadıköy Belediyesi’nce 7-9 Kasım günlerinde Kadıköy’de düzenlenen şiir günlerinde...

Devamını Oku
12.11.2025
Seraf Özer’in konuşması

Esenyurt’un tutuklu belediye başkanı Prof. Dr. ve yazar sayın Ahmet Özer’in kızı ve avukatı sayın Seraf Özer’in 31.10.2025 tarihindeki Aile Dayanışma Ağı’ndaki konuşmasında söylediklerini bir ölçüde özetleyerek de olsa okurlarımla paylaşmak istedim...

Devamını Oku
05.11.2025
Zulümle imtihan

Yazımın adı ne olmalı diye pazar gecesinden beri, şu sözcükleri yazmakta olduğum pazartesi öğleye kadar düşündüm.

Devamını Oku
29.10.2025
Hayâsız

İkinci a harfi üzerinde düzeltme (ya da inceltme, şapka vb.) işareti ile hayâ, utanma, utanç duygusu anlamına gelen bir sözcük.

Devamını Oku
22.10.2025
Sosyal demokrat bir lider nasıl olmalıdır?

Genç arkadaşım, değerli dostum ve düşündaşım profesör Okan Toygar’ın benimle yaptığı söyleşiler toplamı bir iki hafta önce bir nehir söyleşi olarak “Hayatımız Güzeldir” başlığı ve “Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” alt başlığı ile yayımlandı.

Devamını Oku
15.10.2025
Grup Yorum 40 yaşında

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Şehir Planlama öğrencisi dört arkadaşın (Ayşegül Yordam, Metin Kahraman, Tuncay Akdoğan, Kemal Sahir Gürel) birlikte 1985 yılında kurdukları Grup Yorum, içinde bulunduğumuz 2025 yılında kırk yaşına basmış oluyor...

Devamını Oku
08.10.2025
Kara mizah

Zihnimde beliren kavramın karşılığını ve açıklamasını bulmak için internete baktığımda kara komedi de denen kara mizah kavramının en yakın açıklamasını TDK sitesinde buldum...

Devamını Oku
01.10.2025
Kara Bir Rüzgâr

Kara bir rüzgârdı üstünde bir yurdun...

Devamını Oku
24.09.2025
Erdem ve Erdemsizlik Üzerine

Utanç insana özgü bir duygu sanılır...

Devamını Oku
17.09.2025
Türk Türkçe Türkiye

Türkler Türkiye’yi oluşturan etnik unsurlardan sadece biri mi; yoksa öncü-kurucu etnik grup olarak aynı zamanda ülkeye adını veren topluluk mudur?

Devamını Oku
10.09.2025
30 Ağustos ruhu ve karşıtlığı

30 Ağustos ruhu; akıl, öngörü ve cesaret demektir.

Devamını Oku
03.09.2025
Felsefenin tesellisi

Geçen yaz okumayı tamamlayamadığım başucu kitaplarımdan biri de Roger Scruton adlı yazarın Modern Felsefenin Kısa Tarihi adlı yapıtıydı.

Devamını Oku
27.08.2025
Bir günün sonunda can sıkıntısı

Sonu gelmezce üst üste yığılan sıkıntılara Aydın’daki inanılması güç olay eklendi.

Devamını Oku
20.08.2025
Bir ahlak dersi

Tasarladığım yazının adını “Bir dilbilgisi dersi” olarak duyurmuştum. Sonradan yukarıdaki başlığı daha uygun gördüm.

Devamını Oku
13.08.2025
Etnik aidiyet ve ulus devlet

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk’ün 28 Temmuz tarihli Cumhuriyet’te “Devlet yöneticilerinde ırk ve din farkı aramak” başlıklı bir yazısı yayımlandı.

Devamını Oku
06.08.2025
Kuraklık

Ülkemizin (bu demektir ki insanlığın) sorunlarına duyarlı bir arkadaşımdan aldığım mesajda Birleşmiş Milletler’e bağlı bazı kuruluşlarca hazırlanan raporlarda Türkiye’nin 2030 yılında su fakiri ülkeler statüsüne gireceğinin bildirildiğini öğrendim.

Devamını Oku
30.07.2025
Vatan

Yazmayı tasarladığım yazının başlığı olarak günlerdir zihnimde “vatan” sözcüğünü dolaştırıyorum.

Devamını Oku
23.07.2025
Türkiye düşünüyor

“PKK Öcalan’ın çağrısına uymuş. Öcalan da Bahçeli’nin çağrısına uymuş görünüyor. Peki, ya Bahçeli? Ona çağrıyı yaptıran kim? Vahiy mi geldi? Rüyasında mı gördü? Yoksa... Asıl soru budur... Çocuk mu kandırıyorsunuz?”

Devamını Oku
16.07.2025
Denklem çözülürken

Bu kadar kötülük tek bir kişinin ya da bir grup insanın eseri mi, yoksa daha geniş çevrelerce hazırlanan bir planın uygulanması mıdır?

Devamını Oku
09.07.2025
Kalbinde dünyayı taşımak

“O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan... Uğrunda asılırız...

Devamını Oku
02.07.2025
Yeni Türkiye?(2)

Geçen haftaki yazıma “Türkiye eskidi mi ki yenisini konuşuyoruz” sorusuyla başlamış...

Devamını Oku
25.06.2025
Yeni Türkiye?

Epey zamandır iktidar çevreleri bu sözü ağızlarında geveleyip duruyor: Yeni Türkiye! Türkiye eskidi mi ki yenisini konuşuyoruz?

Devamını Oku
18.06.2025
Nekâhet

Birinci a harfinin inceltme işaretiyle yazıldığı bu Arapça sözcük, bir hastalık sonrasında sağlık ve güç kazanıncaya kadar geçen zayıflık dönemi demekmiş.

Devamını Oku
11.06.2025
Modern edebiyatımız konulu kitaplar (3)

Doğu Batı Yayınları’nın üç kitapta yayımlanan “Modern Türk Şiirinin Doğuşu” dizininin ilk kitabı üzerine yazmayı sürdürüyorum.

Devamını Oku
04.06.2025
Modern edebiyatımız konulu kitaplar (2)

İlki 30.10.24’te bu sütunda yayımlanan yazı dizisinin ikincisiyle, Doğu Batı Yayınları ürünü “Modern Türk Şiiri” kitapları üzerine düşünmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
28.05.2025
Ahtapot

Ahtapot şirin bir varlıktır.

Devamını Oku
21.05.2025
Tersinden bakmak

Az sonra üzerinde duracağım bir olguyla ilgili olarak “tersinden bakmak” kavramı üzerine düşünürken aklıma bu kavramı metafor olarak en iyi anlatabilecek “dürbünün tersinden bakmak” gibi bir söz düştü. Öyle ya, işlevi uzaktaki canlı ya da cansız bir nesneyi yakınlaştırmak olan dürbünle yapılabilecek en ters şey ona (onunla) tersinden bakmaktır.

Devamını Oku
14.05.2025
Başarısız bir saldırının analizi

Başarısız bir saldırının analizi

Devamını Oku
07.05.2025
Ahmet Özer’in mesajı

Ahmet Özer’in mesajı

Devamını Oku
30.04.2025
‘Yapay zekâ’ hakkında

‘Yapay zekâ’ hakkında

Devamını Oku
23.04.2025
Yapay zekâ

Yapay zekâ

Devamını Oku
16.04.2025
Engizisyon

Engizisyon

Devamını Oku
09.04.2025
Yunus Gibi

Yunus Gibi

Devamını Oku
02.04.2025