CHP lideri ziyaretimize geldiğinde çamaşır yıkıyordum. Çamaşır derken öyle makinede filan değil tabii... Balbay’dan öğrendiğim yöntemle; yani “topukmatik”le...
Son durulama suyuna ne kadar yumuşatıcı koymak gerektiğini düşünürken “ziyaretçin var” haberi geldi. Ocakta yemek bırakıp komşuya geçmiş ev kadını gibi koşturdum.
Genel Başkan, 4 kişilik heyetle gelmişti. Gürsel Tekin, Murat Karayalçın, Levent Gök ve Okan Konuralp.
Ziyaret için kuru pastalar, kuruyemişler, çaylar hazırlanmıştı görüş salonunda, gün yaptık adeta...
Hep ben onlarla röportaja giderdim; bu kez onlar sordu, ben söyledim.
“Bir gününüz nasıl geçiyor” diye sordu Kemal Bey; anlattım. Tecridi izah ettim.
Kitap getirmiş hediye; teşekkür ettim.
“Bizde askerlik yapmayan, adamdan; hapis yatmayan, yazardan sayılmaz” dedim; gülüştük.
Sonra Irak’taki Türk varlığını, Rusya krizini, Barzani’nin ziyaretini konuştuk.
CHP,Genel Başkanı’ndan ilçedeki üyesine kadar, basın özgürlüğü konusunda büyük duyarlılık ve dayanışma gösterdi. Kılıçdaroğlu, bu konudaki çabalarının süreceğini söyledi.
Ayrılırken DP’nin baskı döneminde İsmet Paşa’nın Cüneyt Arcayürek’i ziyaretini hatırlattım. O ziyaretten bir fotoğraf vardır.
Biz çektiremedik. Özgürlükte buluşabilmek ümidiyle vedalaşıp ayrıldık. Rusya krizi sohbetinden “topukmatik”e döndüm. Çamaşırları çiğnerken neyi düşündüğümü söylemeyeyim şimdi... Suç olur.
Can Dündar
Son Köşe Yazıları
Kılıçdaroğlu ile Silivri’de
Yazarın Son Yazıları
Murat Sabuncu’ya açık mektup
Murat Sabuncu’ya açık mektup
Devamını Oku
11.11.2016
Nazi devrinin başlangıcı gibi
Nazi devrinin başlangıcı gibi
Devamını Oku
06.11.2016
Tükeniyoruz, hadi artık!
Tükeniyoruz, hadi artık!
Devamını Oku
05.11.2016
Allah’ın sopası yok ki...
Allah’ın sopası yok ki...
Devamını Oku
03.11.2016
Niye çıldırdılar?
Niye çıldırdılar?
Devamını Oku
01.11.2016
Doğum günün kutlu olsun Türkiye!
Doğum günün kutlu olsun Türkiye!
Devamını Oku
30.10.2016