Yasak Aşk (08.06.2014)
Can Dündar
Son Köşe Yazıları

Yasak Aşk (08.06.2014)

08.06.2014 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Selçuk Üniversitesi’ndeki “yasak aşk cinayeti” dillerde…
Basına yansıyanlar doğruysa, Profesör, Dekan’la evliyken, yine evli olan Sekreter’e gönül vermiş.
Ancak Sekreter, bir süre önce eşinden boşanan iki çocuk babası Doçent’le ilişkideymiş.
Dekan, kocasını baştan çıkardığını düşündüğü Sekreter’i başka bir fakülteye tayin etmiş.
Bir süre sonra Profesör ile Doçent, aynı kadına sevdalandıklarını fark edip düşman olmuş.
Profesör, Doçent’in odasına gidip “Sevgilimi elimden aldın” demiş ve boğazını kesmiş.

***

Sıradan bir kıskançlık cinayeti gibi görünse de olayı, gazetelerin birinci sayfalarına çıkaran birkaç boyutu var:
Bir defa Türkiye’nin en muhafazakâr kabul edilen illerinden birinin, mazbutluğuyla meşhur bir kampusunda cereyan ediyor.
Olayın kahramanlarının tümü “okumuş insanlar.” Akademisyenler.
Ve hepsi de evliyken başka ilişkilere meyletmişler.
Bu haliyle Selçuk cinayeti, toplumun yeraltı sularına dair birçok ilginç ipucu veriyor.
İstisnai bir “çapkınlık vakası” mı bu?
Yoksa baskı altındaki toplumların yorgan altına gizlediği sancılı ilişkilerin, kazara ortaya dökülüveren sırlarından biri mi?

***

“Memelilerin yalnızca yüzde 3’ü tekeşlidir” diyor Levent Mete, “Psikeart” dergisine yazdığı makalede… (Sayı 16)
Ve ekliyor:
“İnsan, bu yüzde 3’lük grupta yer almıyor.”
Çayır fareleri, o yüzde 3 içindeymiş. Tek bir eşe bağlanır, yavrularını birlikte besler, hayatının tümünü birlikte geçirirlermiş.
Dağ fareleri ise, genetik olarak çayır farelerinin yakın akrabası olduğu halde, çokeşliymiş. Kısa süreli ilişkiler kurar, yavrularla ilgilenmez, çiftleşmeden sonra başkalarının peşine düşermiş.
Zoologlar, iki türü karşılaştırınca, çayır farelerinin beyninde, dağ farelerinden farklı olarak “oksitosin” hormonu üreten sinyal alıcıları bulunduğunu saptamış.
Bu hormon, tekeşliliği ödüllendirirken eşler arasındaki bağı da güçlendiriyormuş.
Araştırmacılar, dağ faresinin beyninde çayır faresininkine benzer bir oksitosin etkinliği yaratmış.
Sonuç:
Dağ faresi, çapkınlığı bırakmış.
Tek fareye bağlanmış.
Evinin faresi olmuş.

***

İnsanların, farelerin genetiği vardır, ama toplumlar, sabit bir genetiğin değil, kökleri derine inen, ama zamanla değişebilen kültürel aidiyetlerin, sosyal iklimlerin, etnik kimliklerin, dini âdetlerin, mahalle atmosferinin etkisindedir.
Görünen o ki, insan denilen memeli, kendi genetik şifreleriyle, yaşadığı toplumun normları arasında sıkıştığında yeraltına iniyor; yasaklanan hazlarını orada yaşıyor.
İhlal edilen yasak ne kadar büyükse, onun suçluluk duygusuyla taassup görüntüsü de o kadar abartılıyor.
Bazen en “çarpık” sayılan ilişkilerin, en sadık sanılan coğrafyalardan çıkması boşuna değil.
Çare, beyne sadakat hormonları yerleştirmek, mahalle baskısını katmerleştirmek, yasakların sınırını genişletmek, daha dindar nesiller yetiştirmek filan değil.
Tersine.
Aşk denilen virüs, baskı altına alınıp yasaklandıkça karanlıkta küflenip hastalıklı bir hal alabiliyor; hiddete, şiddete, vahşete dönüşebiliyor.
Özgür toplumlar ise şeffaflığın, doğallığın, dürüstlüğün konforunda, daha sağlıklı ilişkiler geliştirebiliyor.
Yüreğin kurtuluşu köreltmede değil, özgürleştirmede…  

Yazarın Son Yazıları

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Devamını Oku
11.11.2016
Nazi devrinin başlangıcı gibi

Nazi devrinin başlangıcı gibi

Devamını Oku
06.11.2016
Tükeniyoruz, hadi artık!

Tükeniyoruz, hadi artık!

Devamını Oku
05.11.2016
Allah’ın sopası yok ki...

Allah’ın sopası yok ki...

Devamını Oku
03.11.2016
Niye çıldırdılar?

Niye çıldırdılar?

Devamını Oku
01.11.2016
Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Devamını Oku
30.10.2016
3 kıtadan 3 kadın

3 kıtadan 3 kadın

Devamını Oku
24.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Devamını Oku
16.10.2016
O duvar, o duvarınız…

O duvar, o duvarınız…

Devamını Oku
09.10.2016
Oyunun kuralları değişiyor

Oyunun kuralları değişiyor

Devamını Oku
05.10.2016
Suskunluk sarmalı (25.09.2016)

Suskunluk sarmalı

Devamını Oku
25.09.2016
Suskunluk Sarmalı (24.09.2016)

Suskunluk Sarmalı

Devamını Oku
24.09.2016
Cesarete ödül, zulme şamar

Cesarete ödül, zulme şamar

Devamını Oku
24.09.2016
Tarık Akan’ı öldüren sancı

Tarık Akan’ı öldüren sancı

Devamını Oku
18.09.2016
Saray ve yeldeğirmeni

Saray ve yeldeğirmeni

Devamını Oku
17.09.2016
Büyük gözaltı (11.09.2016)

Büyük gözaltı

Devamını Oku
11.09.2016
Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Devamını Oku
07.09.2016
Mafya hukuku

Mafya hukuku

Devamını Oku
04.09.2016
Veda vakti

Veda vakti

Devamını Oku
15.08.2016
Yeni Kapı’nın ardı

Yeni Kapı’nın ardı

Devamını Oku
06.08.2016
Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Devamını Oku
03.08.2016
Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Devamını Oku
31.07.2016
Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Devamını Oku
29.07.2016
Tehdit sökmez, belgeyle gelin!

Uluslararası dayanışma büyüyecek

Devamını Oku
04.07.2016
Avrupa uçağı sallanıyor

Uçaktaki Avrupa

Devamını Oku
02.07.2016
Avrupa şokta (25.06.2016)

Avrupa şokta

Devamını Oku
25.06.2016
Gün dayanışma günü

Gün dayanışma günü

Devamını Oku
21.06.2016
Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Devamını Oku
20.06.2016
Söylenemeyeni söylemek

Söylenemeyeni söylemek

Devamını Oku
13.06.2016
Delikanlılık ve ciğer üzerine

Delikanlılık ve ciğer üzerine

Devamını Oku
06.06.2016
Cumhuriyet olmasa…

Cumhuriyet olmasa…

Devamını Oku
30.05.2016
Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Devamını Oku
28.05.2016
Genç Cumhuriyet

Genç Cumhuriyet

Devamını Oku
23.05.2016
Yeniden yürüyüş vakti

Yeniden yürüyüş vakti

Devamını Oku
19.05.2016
Ülkeyi uğursuza hırsıza bırakmayız

İsveç Ulusal Basın Kulübü, ‘İfade Özgürlüğü Ödülü’nü bu yıl bana ve Erdem Gül’e vermeyi kararlaştırdı. Erdem’le bu gece Stockholm’de bu ödül töreninde olacağız. Bazıları ‘Ülkeden kaçtığımızı’ yazmış arkamızdan... Hiç sevinmesinler... Onlarla işimiz henüz bitmedi. Ülkeyi hırsıza, uğursuza bırakacak değiliz.

Devamını Oku
16.05.2016
Daha da güçlüyüz

Daha da güçlüyüz

Devamını Oku
09.05.2016
Yarın olsun!

Yarın olsun!

Devamını Oku
08.05.2016
Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Devamını Oku
07.05.2016