Celal Üster

Her yayıncı ‘Küçük Prens’ini bekler...

14 Aralık 2014 Pazar

Fransız yazar Saint-Exupéry’nin kült kitabının telif hakları artık serbest…

¦Önümüzdeki yılbaşından başlayarak, uzun yıllardır piyasada tek başına varlığını sürdüren Fatih Erdoğan çevirisine pek çok çeviri eklenecek. ‘Küçük Prens’ çevirileri okur gözünde birbiriyle yarışacak.

Dünya edebiyatında “kült kitap” deyince akla gelen ilk adlardan biri de, Antoine de Saint-Exupéry’nin “Küçük Prens”idir sanırım.
Bilmem, bu satırların okurları arasında, Akdeniz üzerinde bir keşif uçuşu sırasında uçağı düşürülüp kayıplara karışan o Fransız pilotun kitabını okumayan var mıdır?
Evet, bizlere yaşamdaki en iyi şeylerin en basit şeyler olduğunu, gerçek zenginliğin de başkalarına bir şeyler verebilmek anlamına geldiğini hatırlatan “Küçük Prens”i küçük yaşlarda, ilkgençliğinde ya da yetişkinliğinde okumayanımız pek azdır.
Saint-Exupéry’nin kendi eliyle çizdiği o benzersiz Küçük Prens resimleri pek çoğumuzun belleğine bir daha silinmemek üzere yerleşmiştir.
İşte, tam da bu nedenle, dünyadaki tüm yayıncıların gözü yıllardır sürekli okunan “Küçük Prens”tedir. “Benim de bir ‘Küçük Prens’im olsa!” demeyen yayıncı, bilmem var mıdır! Her yayıncı kendini kurtaracak (!) bir “Küçük Prens” bekler...
Yanılmıyorsam, 1996’da imza attığımız uluslararası Bern Sözleşmesi gereğince, bir yazarın yapıtlarının telif hakları ölümünün üstünden 70 yıl geçtiğinde serbest kalıyor. O yüzden, Saint- Exupéry’nin telif hakları da yazarın ölümünün 70. yılında, 31 Temmuz 2014’te serbest kaldı.
Ancak yine yanılmıyorsam, yasa gereği, “Küçük Prens”, yazarının ölümünün 70. yılını izleyen ilk 1 Ocak günü yayımlanabilecek. Diyeceğim, şimdi pek çok yayınevi “Küçük Prens”i 1 Ocak 2015’ten başlayarak yayımlamanın hazırlığı içinde.
Aslında, Mavi Bulut Yayınları kitabın telif hakkını yıllar önce satın almış ve Fatih Erdoğan çevirisiyle yayımlanmıştı. O güne kadar “Küçük Prens”i telifsiz yayımlayan yayınevleri de yaya kalmıştı.
Benim bildiğim, “Küçük Prens” Türkçede ilk kez 1953’te yayımlanmış. Çocuk Esirgeme Kurumu yayını Çocuk ve Yuva Dergisi’nde “Olvido” ve “Fahriye Abla”nın şairi Ahmet Muhip Dıranas’ın çevirisiyle tefrika edilmişti.
Bu çeviriyi, aynı yıl Hüsnütabiat Matbaası’ndan çıkan Salih S. Uygur çevirisi ve Doğan Kardeş Yayınları’nın Ayşe Nur müstear adıyla bastığı Azra Erhat çevirisi izlemişti.
Daha sonraları, Cemal Süreya ile Tomris Uyar’ın güzelim Türkçesiyle Can Yayınları’ndan çıkan “Küçük Prens”, itiraf edeyim, benim gözdem olmuştu.
Kuşkusuz, edebiyatımızın saygın yazarlarından Selim İleri de “Küçük Prens”i Türkçeleştirenler arasında. Pek çok klasiği dilimize kazandırmış olan Nihal Yeğinobalı da...
Geçmişten günümüze bakıldığında, “Küçük Prens”in Türkçede 100’den fazla farklı baskısı var. Dahası, Lazca ve Kürtçeye de çevrilmiş bulunuyor bu “paylaşılamayan kitap”. Şimdi, önümüzdeki yılbaşından başlayarak, uzun yıllardır piyasada tek başına varlığını sürdüren Fatih Erdoğan çevirisine pek çok çeviri eklenecek. “Küçük Prens” çevirileri okur gözünde birbiriyle yarışacak... Hadi bakalım...
Ne ki, kitabevlerinin raflarını dolduracak farklı “Küçük Prens” çevirileriyle birlikte, büyük olasılıkla, bir konu daha gündeme gelecek...
O da, Saint- Exupéry’nin, Türkiye’yi işaret ederek bir “diktatör”den söz ettiği satırlar. Bu satırlar, daha önce, kimi zaman kötü niyetle iyiden iyiye çarpıtılarak, kimi zaman da yumuşatılıp yorumlanarak çevrilmişti.
Bu da, yeni basımlar çıktıktan sonraki Körün Taşı’nın konusu olsun...  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018

Günün Köşe Yazıları