Musul ve ‘pabucumun başbakanı’

14 Ekim 2016 Cuma

Musul’la ilgili okuduğum her şey deja vu hissi uyandırınca, dönüp baktım. 10 ay önce, 9 Aralık 2015’te yazdığım yazıyla özü itibarıyla -sahada Musul’un iyice kuşatılmasının ötesinde- pek az fark var. “Cila” niyetine atılacak şu “TSE patentli” “kalite ve kalibre” ile “facetime” mevzusu eşliğinde “yalınkılıç koşturma” hevesi eklense kurgu tamam. IŞİD halifeliğinin, iki yıllık başkenti Musul ve Neynova’dan sökülmesi için seferberlik bu kez son aşamada gibi görünüyor. “IŞİD’siz Musul” pastası “iştah kabartmakta”.

***

Geçen yılki yazıyı güncellersek..
* Türkiye 3-4 Aralık 2015’te Başika’daki 50-60 askeri eğitmene destek olarak 20 tank eşliğinde 600+ asker gönderirken yandaş medya “silah kuşanmıştı”. “Tacın incisi” Musul’u 30 bin askerlik güçle almaktan söz etmekteydiler. Bugün de benzer...
* Irak merkezi hükümeti yine köpürmüştü. “İzin alınmadı, egemenlik haklarım ihlal ediliyor” demiş, olayı BM Güvenlik Konseyi’ne taşıma kararı almıştı. Bugün de... Farkı ABD’nin Maliki’nin yerine geçmesini sağladığı Başbakan Haydar el İbadi’nin siyasi rakiplerinin hedefi olması. Ve Irak’ın en yumuşak sesi Ammar el Hekim’in bile “çileden çıkması”.
* Başika’da genişletilen üsse davetiyeyi çıkaranlar Mutahidun ittifakıyla mezhepçi damarı kaşımış, çoktan azledilmiş eski vali ve kardeşi Esil ve Usame Nuceyfi’ydi; “yol veren” de Mesud Barzani’nin KDP’si. Farkı, bir yılda Nuceyfi’ye bağlı Haşd el Vatani’deki 3 bin (kimilerine göre üçte biri) milisin eğitilmiş olması. Ancak Musul’u tek başlarına fethetmelerinin imkânı yok. Yine Nuceyfi- Barzani ittifakının ABD ile dirsek teması içinde Bağdat’tan konfederal yapı koparma arzuları var.
* Geçen sene ABD “Türkiye’nin gönderdiği birlik koalisyonun parçası değil, Irak hükümetinin onayı olmalı” açıklaması yapmıştı. Bugün de...
* Geçen kasımda uçağının düşürülmesiyle köpürmüş Rusya, Ankara’ya tavır almıştı. Bugün ses seda yok.
* İran yine sessiz oyuncu. Derdi zaten Irak’ta etkili olduğu milislerin Musul’a girmesi değil. Musul’dan kaçıp sınırın Suriye tarafındaki Suriye ordusunu kuşatmış IŞİD’cilere desteğe gidecekleri önlemek.

***

Hal böyleyken Türkiye uluslararası planda tutarsız argümanlarla göze batıyor: “Irak’ın egemenlik haklarına saygılıyız”, “kimsenin toprağında gözümüz yok”. Ama “Irak diye bir ülke zaten kaldı mı ki”, “bölünecekse payımızı alırız”. “Kapanmamış defterimiz var”, “zaten oradakiler Sünni Araplar, Sünni Türkmenler, Sünni Kürtler”. Ve “pabucumun başbakanı”...
Ağır bir Amerikan işgali yaşamış, toplumsal yapısı lime lime edilmiş, bütün kurumlarına dalınmış, yetmemiş daha toparlanmamışken, üzerinden IŞİD buldozeri geçmiş bir komşu ülkenin toprağında “Çingene pazarlığı” diye buna denilir.

***

İşin aslı, Ankara “Musul” derken arzusu aşikâr: “Sünni Musul” vurgusunu ABD yahut Ruslarla pazarlıkla Rakka’yla tamamlamak. Bu, Irak ve Suriye topraklarındaki IŞİD yerine “Sünni entite” tesisi manasına gelirken, TSK’yi ciddi bir savaşa sokmadan zor. Başika üzerinden Barzani ile birlikte Şengal’de HPG’yi, sınırın Rojava tarafında da YPG’yi “etkisizleştirmek” hedefi ise şu anki uluslararası ittifaklarla imkânsız.

***

IŞİD 2014’te Sünnisi, Şiisi, Ezidisi, Asuri/ Süryanisi, Şebaklari, Kakaileriyle kadim uygarlıkların yaşadığı Neynova’yı kasıp kavururken kılı kıpırdamamış, “öfkeli çocukların” Musul Başkonsolosluğu’na dalmasından “gocunmamış”, Şii Türkmenleri derinden yaralamış, YPG/HPG Şengal’de ABD ile birlikte Ezidileri kurtarıp YBŞ’yi oluştururken, o sivilleri Zaho’da bekletmiş “Türkiye” unutulmadı. Irak ordusu ve Haşd Şaabi şemsiyesindeki Sünniler bile “İstemiyoruz” diyorsa, bugün çizilen “hevesli oyuncu” manzarası, Türkiye’yi Nuceyfi’nin 3 bin adamıyla IŞİD sonrasında nüfuzlu kılmaya yetmez.
Türkiye’nin askeri değil ama Musul’da IŞİD sonrası oynayabileceği hayırlı bir rol varsa bile bu siyasal İslam aklı ve üslubuyla imkânsız. Ha, Irak’ın parçalanmasına son nokta konularak “tarihi sayfa kapatılacak” diye umulabilir. Peki, Ortadoğu’nun bulanık sularında “stratejik derinlik” iddiasıyla bu kadar “batıp çıkmanın” bedelini hesaplayan var mı?  


Yazarın Son Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018
Donbass cephesinden 23 Ağustos 2018
Trump’ın medya savaşı 17 Ağustos 2018
Krizimiz 8 Ağustos 2018
Şu Magnitsky 3 Ağustos 2018
Donbass damarı 1 Ağustos 2018
Meksika deneyi 4 Temmuz 2018
Yüzyılın anlaşması 29 Haziran 2018