Hükümet Programı
Deniz Kavukçuoğlu
Son Köşe Yazıları

Hükümet Programı

06.09.2014 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Başbakan Davutoğlu’nu, başbakan olmadan önce dışişleri bakanı olarak tanıdık; onun öncesinde de kendisi bize değerli bir “akademisyen” olarak tanıtıldı. İnsan, doktoralı moktoralı, kitaplı mitaplı birinden söz edildiğinde ondan haklı olarak iyi şeyler bekliyor. Ne var ki beklentiler boşa çıktı, 91 yıllık Cumhuriyet tarihimizde Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturmuş en beceriksiz, en kifayetsiz bir kişilik olarak “temayüz” etti. İşe komşularımızla “sıfır sorun” diyerek başladı, fakat ne yaptı etti komşularımızla olan dostluklarımızı sıfırlamayı başardı!
Şimdi Başbakanlık koltuğunda oturuyor. Hazırladığı hükümet programını dikkatle dinledik, satır altlarını renkli kalemle çizerek okuduk. Gördük ki hükümet programı hayattan kopuk bir akademisyenin ürettiği 189 sayfalık bir laf salatasından başka bir şey değil.

***

Önemsiz mi? Hayır! Önemli çünkü uçları açık tehlikeli görüşler içeriyor. İkisi üzerinde mutlaka durmak gerekiyor.
İlki “devlet-millet kucaklaşması.” Bu ne anlama geliyor? Eğer millet, “millet gibi” bir milletse kendisinin hizmetkârı olması gereken devletle niçin kucaklaşsın?
Devlet-millet kucaklaşması, devletin “kutsal”, milletin ise “kul” olduğu çağdışı ülkelerde görülen bir durumdur. “Yeni demokrasi” denilen düzen eğer bu ise vay bizim halimize!
İkincisi ise “özgürlük-güvenlik dengesi” görüşüdür. Toplumun, bireylerin özgürlüklerinin güvenlik kaygıları/önlemleri ile egemen erk tarafından dengelenmesi, başka bir deyişle sınırlandırılması ancak otokratik, despotik rejimlerde rastlanan bir uygulamadır.
Görüleceği gibi ilk ve ikinci görüş birbiriyle bağlantılıdır. Her iki görüşte de “devlet” kutsallaştırılmaktadır.

***

Davutoğlu’nun kaleme aldığı “Stratejik Derinlik”e göz atıldığında devletin kutsallaştırılması görüşünün kaynağının bu kitap olduğu kolayca anlaşılmaktadır.
Kitaptaki ana görüşü anımsayalım: “Sağlıklı bir anlayış, bir ülkenin üzerinde yükseldiği temelleri kavrayışla mümkün olur. Osmanlı İmparatorluğu mirasıyla ilişkileri yeniden canlandırılmalı, medeniyet havzasının yattığı Balkanlar - Anadolu - Ortadoğu - Kuzey Afrika - Batı Asya bölgesiyle tarihi ve organik bağlarının yüklediği sorumluluklar dairesinde bir gelecek tasavvuru geliştirilmelidir.”
Davutoğlu’nun dilinden düşürmediği “restorasyon” kavramı da bir gericilik projesinden başka bir şey olmayan eskiyi yeniden kurma/diriltme ülküsünün Fransızca kökenli söylemidir.
Bugün Türkiye Büyük Meclisi’nde güvenoylamasına sunulacak hükümet programı ülkemizin başını büyük belalara sokacak tehlikeli hedefler içermektedir.  

Yazarın Son Yazıları

Veda (28.09.2018)

Veda

Devamını Oku
28.09.2018
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2)

Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2)

Devamını Oku
13.07.2018
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1)

Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1)

Devamını Oku
11.07.2018
Ağlamak

Ağlamak

Devamını Oku
04.07.2018
Mutlu sona doğru

Mutlu sona doğru

Devamını Oku
22.06.2018
Yorgunluk

Yorgunluk

Devamını Oku
20.06.2018
Tatarböreğini sever misiniz?

Tatarböreğini sever misiniz?

Devamını Oku
15.06.2018
Dertleşme (13.06.2018)

Dertleşme

Devamını Oku
13.06.2018
Elinizi tutan mı vardı?

Elinizi tutan mı vardı?

Devamını Oku
09.05.2018
Abdullah Gül: Nereden nereye?

Abdullah Gül: Nereden nereye?

Devamını Oku
27.04.2018
Baskın

Baskın

Devamını Oku
20.04.2018
İzmir bir başka…

İzmir bir başka…

Devamını Oku
18.04.2018
Cumhurbaşkanı’nın sözleri

Cumhurbaşkanı’nın sözleri

Devamını Oku
11.04.2018
SAPTAMALAR 2

SAPTAMALAR 2

Devamını Oku
06.04.2018
Saptamalar

Saptamalar

Devamını Oku
04.04.2018
Hayatın içinden: Türkiye - ABD ilişkileri (10)

Hayatın içinden: Türkiye - ABD ilişkileri (10)

Devamını Oku
21.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (9)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (9)

Devamını Oku
16.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (8)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (8)

Devamını Oku
14.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (7)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (7)

Devamını Oku
09.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (6)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (6)

Devamını Oku
07.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (5)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (5)

Devamını Oku
02.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (4)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (4)

Devamını Oku
28.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (3)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (3)

Devamını Oku
23.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (2)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (2)

Devamını Oku
21.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (1)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (1)

Devamını Oku
16.02.2018
Hayalet gemiler

Hayalet gemiler

Devamını Oku
09.02.2018
Gecede İstanbul

Gecede İstanbul Deniz Kavukçuoğlu yazdı...

Devamını Oku
07.02.2018
Gerçeklerimiz

Gerçeklerimiz

Devamını Oku
02.02.2018
Ne yazacağını bilememek

Ne yazacağını bilememek

Devamını Oku
31.01.2018
Akıntıya karşı durmak

Akıntıya karşı durmak

Devamını Oku
24.01.2018
Dünden bugüne (19.01.2018)

Dünden bugüne

Devamını Oku
19.01.2018
Şiddet ve eğitim

Şiddet ve eğitim

Devamını Oku
05.01.2018
Bunlara mecbur muyuz?

Bunlara mecbur muyuz?

Devamını Oku
03.01.2018
Hayatın içinden

Hayatın içinden

Devamını Oku
29.12.2017
‘Bir telefonu bile yok!’

‘Bir telefonu bile yok!’

Devamını Oku
22.12.2017
Umut (20.12.2017)

Umut

Devamını Oku
20.12.2017
Diren Gökçeada!

Diren Gökçeada!

Devamını Oku
08.12.2017
Çürüyen çöp, çürüyen insan

Çürüyen çöp, çürüyen insan

Devamını Oku
01.12.2017
Polisiye filmi izler gibi

Polisiye filmi izler gibi

Devamını Oku
29.11.2017
Singapur’dan Türkiye’ye

Singapur’dan Türkiye’ye

Devamını Oku
17.11.2017