Bu hayatı bir daha yaşar mıydın?
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Bu hayatı bir daha yaşar mıydın?

31.01.2026 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir gün birisi size şu soruyu sorsa:

Bu hayatı, baştan sona, hiçbir şey değişmeden bir kez daha yaşamak ister miydiniz?

Aynı sabahlar, aynı kararlar, aynı hatalar… Aynı insanlar, aynı hayal kırıklıkları… Aynı küçük mutluluklar ve aynı büyük belirsizlikler.

Gerçekten ister miydiniz?

Bu soruya hızlı cevap vermek kolay değil. Çünkü sorun yalnızca hayatın iyi ya da kötü olması değil, o hayatın ne kadarının gerçekten size ait olduğu.

Çoğumuz hayatı seçerek değil, sürdürerek yaşıyoruz. Bir noktadan sonra kararlarımızı biz vermiyoruz; alışkanlıklar, zorunluluklar ve içinde bulunduğumuz koşullar...

Bir iş seçiliyor ama neden seçildiği çok da hatırlanmıyor. Bir kentte yaşanıyor ama kararı pek sorgulanmıyor. İlişkiler sürüyor ama çoğu zaman alışkanlık ile bağlılık arasındaki fark giderek silikleşiyor.

Yaşam ilerliyor. Ama çoğu zaman yönü belirsiz.

Türkiye gibi belirsizliklerin sıradanlaştığı bir ülkede bu durum daha da belirgin. İnsanlar uzun vadeli bir yaşam kurmaktansa kısa vadeli bir denge tutturmaya çalışıyor. “Şimdilik böyle” diyerek alınan kararlar, zamanla kalıcı hale geliyor.

Bir süre sonra geçici olan, kalıcıya dönüşüyor.

Ve insan, kendi yaşamının içinde bir tür misafir gibi yaşamaya başlıyor.

En garip olan da şu: Bu durum artık bize garip gelmiyor. Çünkü çevremizdeki herkes benzer bir Yaşam sürüyor. Aynı ritim, aynı kabulleniş, aynı erteleme hali…

Oysa soru hâlâ orada duruyor.

Eğer bu hayat gerçekten size aitse, onu bir kez daha yaşamak fikri neden bu kadar ağır geliyor?

Sanrıım insan çoğu zaman yaptığı hatalardan değil, hiç yapmadığı seçimlerden rahatsız oluyor.

İşte bu yüzden aynı hayatı tekrar yaşamak fikri birçok kişi için bir ödül değil, bir tür sıkışmışlık hissi. Değiştirilmemiş kararların, ertelenmiş olasılıkların ve hiç denenmemiş yolların ağırlığıyla…

Burada tuhaf bir çelişki var.

Bir yandan modern dünya bize son derece rasyonel olmamızı öğütlüyor. Veriye bakmamızı, ölçmemizi, hesaplamamızı, kanıtlamamızı… Yaşamı bir tür optimizasyon problemi gibi sürdürmemizi.

Aynı dünyanın en büyük düşünürlerinin, bilim insanlarının ve filozoflarının yaşamlarına baktığınızda ise bambaşka bir tabloyla karşılaşıyorsunuz.

Bir dağ yürüyüşünde “aydınlanma” yaşayanlar… Bir anda gelen bir fikirle yaşamını değiştirenler… İlhamı neredeyse açıklanamaz bir deneyim gibi anlatanlar…

Ama bunlara “mistisizm” demiyoruz. Onlara daha zarif isimler buluyoruz: sezgi, içgörü, ilham…

Modern akıl, başkalarının mistik deneyimlerine kuşkuyla bakmayı sever. Ama kendi “aydınlanma anlarını” büyük bir ciddiyetle anlatmaktan da geri durmuyor.

Belki de modern dünyanın en büyük “guilty pleasure”larından biri bu: Rasyonel görünmek isterken içten içe o açıklanamayan anlara gereksinim duymak.

Çünkü insan yalnızca hesaplayan değil, anlam arayan bir varlık.

Ve o anlam çoğu zaman bir Excel tablosunda bulunmuyor.

Bu yüzden yanlış olduğunu bile bile seçtiğimiz şeyler, hayatın en belirleyici parçalarına dönüşebiliyor.

Bazen de hiç seçmediğimiz şeyler, yaşamın en büyük yükü oluyor.

Tekrar yanıtlamaya hazır mısınız? 

Bu hayatı bir daha yaşar mıydınız?

Çünkü bu soru, hayatın ne kadar başarılı olduğu ile ilgili değil. Ne kadar doğru olduğu ile de ilgili değil.

Daha basit ama daha zor bir şeyle ilgili: Bu hayat gerçekten size ait mi?

Bu, yanıtını ertelediğimiz en önemli soru.

İlgili Konular: #hayat

Yazarın Son Yazıları

Çocukları kim yetiştiriyor?

Çocukları kim yetiştiriyor?

Devamını Oku
18.04.2026
Bağ kurmanın anahtarı: Kırılganlık

Bugün size futboldan söz edeceğim. Daha doğrusu futbolda gözünüzün önünde olan ama iş dünyasının bir türlü kopyalayamadığı o devasa güçten: Hikâyenin saf kudretinden.

Devamını Oku
05.04.2026
Duygular öğretilir mi?

Bir insan gerçekten ne hisseder? Öfke, suçluluk, sevgi… Hemen soralım: Bunlar bize ait duygular mı yoksa bize öğretilmiş tepkiler mi?

Devamını Oku
28.03.2026
'Ben'siz bir yaşam

Bir sabah uyanıyorsunuz. Telefonunuzda birkaç haber, birkaç mesaj… Gün daha başlamadan zihniniz dolmaya başlıyor. Ekonomi, siyaset, gündelik tartışmalar… Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş halde.

Devamını Oku
21.03.2026
Yeni nesil hayatta kalma rehberi

ABD’de büyüyen “prepper” hareketi olası bir sistem çöküşüne karşı hazırlık yapan insanlar olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Görünmek neden bu kadar zor?

Son günlerde sıkça tartışılan bir argüman var: İş dünyasında psikopatların daha başarılı olduğu. Hatta bu iddia bir adım daha ileri taşınıyor; dünyayı yöneten elitlerin önemli bir bölümünün empati yoksunu, soğukkanlı ve gerektiğinde acımasız davranabilen kişiler olduğu öne sürülüyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması

Epstein belgeleri uykularınızı mı kaçırıyor? Haklısınız ama tüm bu gerçeklik bunca zamandır orada, bakmadığınız yerde duruyordu.

Devamını Oku
07.02.2026
Bu hayatı bir daha yaşar mıydın?

Bir gün birisi size şu soruyu sorsa: Bu hayatı, baştan sona, hiçbir şey değişmeden bir kez daha yaşamak ister miydiniz?

Devamını Oku
31.01.2026
Kullan-at düşünce iklimi

Fikirler artık birer katalog gibi. Sosyal medyaya girip istediğinizi seçebilir, kendinize göre uyarlayabilirsiniz. Bir görüşü benimsemek için uzun uzun düşünmeye, tartmaya ya da bir fikri zaman içinde inşa etmeye gerek yok. Zaten hazırlar, seçmenizi bekliyorlar.

Devamını Oku
24.01.2026
Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024
Çaresizliğin zorbalığı

Çaresizliğin zorbalığı

Devamını Oku
08.11.2024