Elveda özgür Avrupa
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Elveda özgür Avrupa

20.04.2025 08:46
Güncellenme:
Takip Et:

Kimileri için “Kova Çağı”nın başlangıcı kimileri içinse artık işlemeyen ekonomik ve siyasi düzenin değişim sancıları. İster manevi olsun ister sosyoekonomik, hemen herkes yeni bir dönemin eşiğinde ve yeni bir düzene geçiş sürecinde olduğumuzu düşünüyor.

Anlatılanlara göre bu öyle büyük bir değişim ki yalnızca siyasi ve ekonomik sonuçlarla sınırlı kalmayacak; geçmişe ait alışkanlıklarımızı, gündelik yaşantımızı ve hatta varoluş anlayışımızı da etkileyecek.

Söz konusu değişimlerin sonuçlarını konuşacak çok fazla zamanımız olacak ancak bugün size “değişim” ile ilgili oldukça simgesel bir olaydan söz etmek istiyorum.

Biliyorsunuz bugünlerde “değişim” denilince akla ilk gelen isimlerden birisi ABD Başkanı Donald Trump. Kendisi bazı ülkeleri ABD’ye katmaktan uzunca süredir etkin biçimde uygulanan cinsiyet politikalarına kadar hemen her şeyi yeniden biçimlendirmeye çalışıyor.

Son olarak -bir süreliğine ertelenmiş olsa da- aldığı gümrük vergisi kararları ile küresel ölçekte bir belirsizlik ortamı yarattı .

Bu belirsizlikle ilgili olarak kendisi ve siyasi çevresinin kullandığı söylem “başının çaresine bakabilen müttefikler”le çalışabilme isteği olarak gösterildi ve elbette asıl amacını gizleyen popülist bir argüman olarak değerlendirildi.

Trump hükümetinin yaptığı çok ses getiren bir başka hamle ise devlet kaynaklarından dağıtılan fonlarda kısıntıya gitmek ve “tasarruf” politikalarıyla aslında kendisinden önceki “politik doğrucu” yönetimlerin ideolojik savurganlığını ideolojik savurganlığı açık biçimde gözler önüne sermekti. .

Bu kapsamda ödeneği kesilen kurumlardan biri ise Radio Free Europe oldu. (Özgür Avrupa Radyosu).

Aslında bugünlerde işlevini fazlasıyla yitirdiği için mali desteğinin kesilmesi çok şaşırtıcı olmasa da Özgür Avrupa Radyosu’nun ardında bırakmaya hazırlandığı miras o denli büyük ki bu gelişme Batı medyalarında oldukça ses getirdi.

ABD’NİN AVRUPA’DAKİ SESİ

II. Dünya Savaşı’nın sonuna gidelim: Savaşın muzaffer ülkesi ABD, altüst olmuş Avrupa’nın yeniden kalkınması için hazırladığı ekonomik plan ile Marshall yardımını devreye sokmak istemektedir. Ülkemizde de çok iyi bilinen Marshall yardımı aslında tüm Avrupa için yaşama geçirilmiş bir projedir.

Ancak birliklerini Berlin’e yani Avrupa’nın göbeğinde konuşlu tutan Stalin kendi nüfuz alanında bulunan ülkelerin bu yardımdan yararlanmasını engeller. Bu hamlesi, savaş sonrası kıtada yükselen sosyalizm sempatisini bitirecektir ve Berlin’de duvarın inşası, NATO ve Varşova Paktı’na uzanan süreç böylece oraya çıkacaktır. 

Sonuçta Avrupa ikiye bölünür: Batı, ABD’nin etkisi altına girerken, Doğu’da Sovyetler’in demir perdesi iner.

Stalin’in endişesi aslında boşuna değildir. Çünkü Marshall yardımı sırf altyapı ve ekonomik hedeflerle oluşturulan bir plan değildi. Aynı zamanda kıtadaki Nazi etkisinin adım adım yok edildiği kültürel bir dönüşümü yani Amerikan yaşam tarzının benimsetilmesini de hedefliyordu.

Türkiye yakın dönem tarihinde de etkilerine tanık olunan bu sürecin dışında kalan Doğu bloku ise sosyalist bir ajanda ile yönetiliyordu. Soğuk Savaş döneminin tetikleyicisi de bu ayrışma oldu.

PROPAGANDA AYGITI MI?

Soğuk Savaş, hem bir askeri angajman savaşıydı hem de bir kültürel propaganda yarışı. Batı tarafında bu propagandanın en önemli aygıtı ise Özgür Avrupa Radyosu!

Münih merkezli kurum Doğu Avrupa’nın büyük kısmı için “Beatles’ın yeni çıkan 45’liklerini dinleyebilecekleri” az sayıda yayım organından biriyken aynı zamanda demir perde gerisinde faaliyet yürüten bir beşinci kol unsuruydu.

Ayrıca kurumun gelişmiş yayın ekipmanları, Doğu Avrupa’nın en ücra köşelerine ulaşmasını sağladığı gibi askeri açıdan da bazı stratejik avantajlar sunduğu öne sürülüyordu. 

BBC Dünya Yayımı, Lüksemburg Radyosu ve Amerika’nın Sesi ile birlikte Doğu Avrupa’nın Batı kültürü ile iletişimini canlı tutan Özgür Avrupa Radyosu işlevini başarıyla gerçekleştirmiş olmalı ki SSCB dağılıp demir perde yıkıldığında bunu kutlamak isteyen kitleler meydanlarda Batı kültürüne ilişkin pek çok sembolle birlikte yer almıştı.

Örneğin Berlin Duvarı yıkıldığında yıkıntıların üzerinde Beatles ve David Bowie çalıyor, insanlar üzerlerinde Coca Cola ve Levi’s logo giysiler ile Amerikan bayrakları dikkat çekiyordu.

Ayrıca SSCB’de Gorbaçov’un glasnost politikası sonrası 1991’de Moskova’da düzenlenen dev bir Metallica konseri gençlerle polis arasında şiddetli çatışmalara sahne olmuş ve rejimin kırılganlığını gözler önüne sermişti.

SOĞUK SAVAŞ SONRASI

Özgür Avrupa Radyosu, duvar yıkıldıktan sonra da yayıma devam etti. Ancak hem genel anlamda radyonun eskisi kadar revaçta olmaması hem de kurumun Soğuk Savaş’takine benzer bir amacının bulunmaması ile önemi azaldı. Aslında bugünlerde yaşanacaklar öngörülebilir düzeydeydi.

Ancak son anda yeni bir gelişme yaşandı. Trump’ın ödenek kesintisi kararına karşı açılan davada Vaşhington’daki federal mahkeme Özgür Avrupa Radyosu’na hak verdi ve ödeneğin kesilmeyeceğine karar verdi. 

Bugün, Soğuk Savaş’ın sembollerinden olan Özgür Avrupa Radyosu geleceği belirsizken Batı’nın kurumsal yapıları da benzer bir sorgulama sürecinden geçiyor ve bu yapıların işlevselliği giderek daha fazla sorgulanıyor. 

Çünkü Avrupa’da ikinci dünya savaşı sonrası kurulan ve “refah toplumu” uzlaşması üzerine inşa edilen düzen hızla çatırdıyor. 

Fransa’da seçimlerde en çok oyu alması beklenen Le Pen’e getirilen siyasi yasak ve Romanya’da NATO karşıtı Georgescu’nun kazandığı seçimlerin iptali de tıpkı Özgür Avrupa Radyosu gibi hukuk sisteminin düzenin devamlılığını sağlamak üzere araçsallaştırılmasına yönelik hamleler olduğu dikkat çekiyor. 

Gelmekte olanı ne kadar engellenip ne kadar dönüştürülebileceği şimdilik belirsiz ancak görünen o ki yakın gelecekte sarsılmaz sanılan NATO, Dünya Sağlık Örgütü ve hatta Birleşmiş Milletler gibi pek çok kurum “işlev yitirme” tartışmalarının odağında olacak.

Yazarın Son Yazıları

Çocukları kim yetiştiriyor?

Çocukları kim yetiştiriyor?

Devamını Oku
18.04.2026
Bağ kurmanın anahtarı: Kırılganlık

Bugün size futboldan söz edeceğim. Daha doğrusu futbolda gözünüzün önünde olan ama iş dünyasının bir türlü kopyalayamadığı o devasa güçten: Hikâyenin saf kudretinden.

Devamını Oku
05.04.2026
Duygular öğretilir mi?

Bir insan gerçekten ne hisseder? Öfke, suçluluk, sevgi… Hemen soralım: Bunlar bize ait duygular mı yoksa bize öğretilmiş tepkiler mi?

Devamını Oku
28.03.2026
'Ben'siz bir yaşam

Bir sabah uyanıyorsunuz. Telefonunuzda birkaç haber, birkaç mesaj… Gün daha başlamadan zihniniz dolmaya başlıyor. Ekonomi, siyaset, gündelik tartışmalar… Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş halde.

Devamını Oku
21.03.2026
Yeni nesil hayatta kalma rehberi

ABD’de büyüyen “prepper” hareketi olası bir sistem çöküşüne karşı hazırlık yapan insanlar olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Görünmek neden bu kadar zor?

Son günlerde sıkça tartışılan bir argüman var: İş dünyasında psikopatların daha başarılı olduğu. Hatta bu iddia bir adım daha ileri taşınıyor; dünyayı yöneten elitlerin önemli bir bölümünün empati yoksunu, soğukkanlı ve gerektiğinde acımasız davranabilen kişiler olduğu öne sürülüyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması

Epstein belgeleri uykularınızı mı kaçırıyor? Haklısınız ama tüm bu gerçeklik bunca zamandır orada, bakmadığınız yerde duruyordu.

Devamını Oku
07.02.2026
Bu hayatı bir daha yaşar mıydın?

Bir gün birisi size şu soruyu sorsa: Bu hayatı, baştan sona, hiçbir şey değişmeden bir kez daha yaşamak ister miydiniz?

Devamını Oku
31.01.2026
Kullan-at düşünce iklimi

Fikirler artık birer katalog gibi. Sosyal medyaya girip istediğinizi seçebilir, kendinize göre uyarlayabilirsiniz. Bir görüşü benimsemek için uzun uzun düşünmeye, tartmaya ya da bir fikri zaman içinde inşa etmeye gerek yok. Zaten hazırlar, seçmenizi bekliyorlar.

Devamını Oku
24.01.2026
Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024
Çaresizliğin zorbalığı

Çaresizliğin zorbalığı

Devamını Oku
08.11.2024