Ebru Kılıçoğlu

Rus ruleti

16 Aralık 2018 Pazar

İki tarafın da işi çok. Biri liderlikteki konumunun tesadüf olmadığını kanıtlayacak. Diğeri yaşadığı tüm şanssızlıklara (ve/ veya haksızlıklara) rağmen hâlâ bu yarışta varolduğunu... İşte bu sorumlulukların ağırlığıyla başlıyor karşılaşma. Galatasaray’ın oldukça iyi gözüken kadrosunda iki soru işareti var. Savunmanın göbeği ve gol fırsatlarını değerlendirmekte çok etkili olamayan forvet. Düdük çalınca iki konuda da G.Saray’ın zorlanacağı hemen anlaşılıyor. Zira karşısında ligin en oturmuş savunma hattını bulan G.Saray hücum hattı, bu kalabalık arasından geçip gol pozisyonu yaratmakta oldukça zorlanıyor. Kanatların yaptığı tempo, bu duvarlara çarpıp çabucak eriyor. Öte yandan kötü bir futbol değil oynadıkları. Başakşehir ise birçok açıdan avantajlı olmasının rahatlığını yansıtıyor sahaya. Onlarınki rakibi küçük gören, “ne de olsa liderim, puan farkını da açmışım” hissi veren bir futbol değil. Sadece panik yapmıyor, oyunu istedikleri gibi kurgulayabiliyor ve uzun süredir beraber oynayan bu oturmuş kadroyu işleyen bir makinenin çarkları gibi kullanıyorlar. Sonuç? Tüm G.Saray savunması hali hazırda yerlerindeyken onları hataya zorlayıp 18. dakikada hepsi seyrederken, dahası Serdar Aziz’in de istemsiz yardımıyla (!) İrfan’la golü buluyorlar…
G.Saray’ın bu dikkatli savunmayı geçip gole ulaşabilmesi için ya son derece yaratıcı bir yeteneği olması gerekiyor (ki bu yok) ya da rakibi onların yaptığı gibi hataya zorlaması. Bunu Ndiaye başarıyor. Kaleci onu durdurmak isterken penaltıya yol açıyor. Verilen vuruşu Eren, 30. dakikada gole çeviriyor. Bu öyle bir maç ki tıpkı “Rus ruleti”ndeki gibi fiziksel olduğu kadar psikolojik rekabet de var. İşte 2. yarıda ev sahibi, bu konuda daha üstün olduğunu girdiği bol ve net gol pozisyonuyla kanıtlıyor. G.Saray’ı bu ruhsal çekişmede dengede tutan isimse karşı karşıya bırakıldığı pozisyonları ustaca savuşturan Muslera ve onun soğukkanlılığı. Hakemin bitirmekte acele ettiği bu düelloda kurşun, iki taraf için de istenilen tam adresi bulamasa da G.Saray, istediği kadar büyük olmasa da bir avantaj sağlıyor.  


Yazarın Son Yazıları

‘İtirazım var!’ 18 Ocak 2021
Lezzet 23 Aralık 2020
Ders 29 Kasım 2020
Helva 24 Kasım 2020
Kırılma anı 9 Kasım 2020
Allah kerim 1 Kasım 2020
10’luk oyun 25 Ekim 2020
Niyet bir de kısmet 15 Ekim 2020
Fren meselesi 5 Ekim 2020
Terazi 28 Eylül 2020
Taktik taktiğe 21 Eylül 2020
Oyunun hâkimi 18 Eylül 2020
Kavuşma 13 Eylül 2020