05.07.2026/ Silivri, 14.00.
Sayın Prof. Dr. Emre Kongar Hocam,
Çok kıymetli hocam, büyüğüm, sayın müsteşarım; en önemlisi hemen tüm kitaplarını okuduğum, ülkemizin en kıymetli aydın yüzlerinden, Cumhuriyetimizin gurur kaynaklarından canım hocam...
Bugün Cumhuriyet gazetesini koğuşumdaki tek kişilik dev masamın, dev sandalyesinde okurken köşe yazınızda kendimi görmek beni tarifsiz mutlu etti, onurlandırdı ve göz pınarlarımın nemlenmesi ile de kendimi tutamadığım bir duygu yolculuğuna çıkardı.
Esasında beni tanıyorsunuz.
Yıllar önce İzmir Fuarı’na, Kültürpark’ta davet ettiğimiz bir etkinlikte konuşmacımızdınız ve sizi ben gezdirmiş, ağırlamaya çalışmıştım.
Golf aracında Kültürpark’ta gezerken, yürürken kısacık sohbetlerimiz olmuştu. Sanırım 2019 ya da 2020 idi.
Hatırlamamanız çok normal. O zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yerel Sekreteri vazifesini yapıyordum.
Sonra yolum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne düştü. Dahasını ise biliyorsunuz.
16 aydır Silivri sakiniyim. Sabırla, inançla, umutla yazmaya, öğretmeye ve en çok da okumaya uğraşıyorum.
İlk 4-5 ayımı Silivri Günlükleri diye çok amatör bir kitap haline getirmiştim. Belki rast gelmişsinizdir.
Şimdi ise Duruşma Günlükleri tutuyorum.
Buradaki 473 günümün her birini yazdım.
Açıkçası kalemle kendime bir gökyüzü açıyorum ki beton kafes içinde sizleri okuyarak, nasiplenerek size içten bir teşekkür borcum var.
Beni köşenize taşımanız, sosyal medyada paylaşmanız benim için çok kıymetli.
Burada unutulmadığımızı, masumiyetimizin çığlığının sizlere ulaştığını bilmeye, görmeye ve yaşamaya çok ihtiyacımız var.
Siz bunu layıkıyla, bir yürekten yapıyorsunuz.
Var olun, hiç eksik olmayın.
Kıymetli ailenize ve şahsınıza, koca yüreğinize içten bir selam ve sımsıcak bir sevgi ifadesi ile saygılarımı sunuyorum.
İyi ki varsınız.
İnanıyorum ki bu karanlık günleri aşacağız, bu deli gömleğini yırtıp atacağız, bu eşsiz ülkeyi özgürlüğe ve aydınlığa çıkaracağız.
Her şeyin güzel, çok güzel olacağı günler için üretmeye devam edeceğim.
Vazgeçmeyeceğim.
Saygılarımla.
Doç. Dr. Buğra GÖKCE
SİLİVRİ ZİNDANI
***
Mektup bu kadar. Bana el yazısıyla yazılmış.
Arkadaşları hem el yazılı orijinal mektubu hem de dijitalize edilmiş kopyayı yolladılar.
Ekrem İmamoğlu’nun duruşma haberlerinin gündemin başına oturduğu bir ortamda bu mektubu, tarihe bir not olarak yayımlamayı uygun buldum.
Dilerim bütün haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler bir an önce sona erer ve özgürlüklerimize yeniden kavuşuruz!