Avrupa’nın ‘hasta adamı’

18 Eylül 2023 Pazartesi

“Başarısıyla şımarmış, Avrupa’daki yerinde rahat bir ülke şimdi kendini aniden bir ekonomik gerileme içinde buldu.” Der Spiegel, “Alman ekonomisi neden bocalıyor” başlıklı araştırma yazısına böyle başlıyordu. The Economist’e göre de Almanya şimdi “Avrupa’nın hasta adamı” olmuştu; otomotiv sektörü söz konusu olduğunda “bir felaket tamamen olanaksız değildi”. Bunlar madalyonun bir yüzü. Madalyonun öbür yüzünde, faşist hareketin yeniden yükselmeye başlaması var. Adeta bir “mükemmel fırtına” şekilleniyor.

EKONOMİNİN SORUNLARI...

Spiegel’in ve Economist’in araştırmalarından hareketle, Alman ekonomisinin sorunlarının başında, Ukrayna savaşının etkisiyle ucuz enerji tedariki olanağının, özellikle ağır sanayiyi, ilaç-kimya sektörünü zora sokacak biçimde kaybolması; nitelikli işçi bulma zorluğu; küresel ısınmayla mücadelede alınacak önlemlerin maliyet artırıcı etkilerine karşılık yoğun bürokrasi, yetersiz devlet desteği; özellikle inşaat sektörünü etkilemeye başlayan talep yetersizliği; otomotiv sektörünü tehdit etmeye başlayan uluslararası (aslında Çin’den gelen) rekabetin artan basıncı geliyor. Ek olarak Spiegel, kimi makine imalat sanayi işletmelerinin, düşük emek verimliliği ve yüksek emek maliyeti gibi sorunlardan da yakındıklarını aktarıyor.

Bu ekonomik sıkıntıların aynı zamanda, enerji güvenliği, Çin’in ekonomisinin devalüasyonu ve ekonomik yavaşlamayı dünya ekonomisine ihraç etme kapasitesi, göçmenler ve sığınmacılar sorunu, yeni bir emek disiplini rejimi arayışı gibi jeopolitik ve siyasi boyutları var. Ukrayna savaşı yakın zamanda bitecek gibi durmuyor. Sanayinin nitelikli işçi ithal etme gereksinimi toplumdaki yabancı düşmanlığı duygusuyla çatışıyor. Yaklaşık 2.5 milyon işçi çalıştıran otomotiv sektöründe işten çıkartma ve başka ülkelere göç (relocation-offshooring) gibi eğilimler de özellikle elektrikli otomobil alanında Çin’in rekabet gücü karşısında daha güçlenecek. Spiegel Alman otomotiv sektöründe üretimin 10 yıl öncesine göre yüzde 40 gerilediğine işaret ediyor. Krefeld’de iki fabrikasını kapatma sürecinde olan kimya sanayi devi Lanxess’in CEO’su Matthias Zachert “Sanayisizleşme (deindustrialization) başladı” diyor.

... IŞIĞINDA FAŞİZM VE MİLİTARIZM

İşte bu ortamda, Almanya’da “faşizm” yeniden canlanmaya başladı. Almanya Federal Hükümeti, savunma bütçesini GSH’nin yüzde 2’sine (75 milyar Avro) yükseltmeyi, savunma sanayisini yenilemek için 100 milyar Avro ek harcama yapmayı planlıyor. Emperyalist sistemin merkez ülkeleri için “hasta adam kavramı” işte böyle faşizm ve militarizm kapsamında tehlikeli gelişmeleri içeriyor. Savunma harcamaları paketini şimdilik bir kenara bırakalım, “süreç olarak faşizm” açısından çok önemli bir gelişmeye bakalım. 

Geçen haftaya kadar düzen partileriyle neofaşist AfD arasında bir “yangın duvarı” (Brandmauer), asla işbirliği yapmama ilkesi vardı. Ancak son yıllarda iyice zayıflayan, Hıristiyan Demokratlar, özellikle doğu eyaletlerindeki temsilcileri, geçen yılın ortalarından bu yana AfD ile işbirliği yapma isteklerini sık sık dile getiriyorlardı. Bu işbirliği, geçen hafta Thrungia eyalet meclisinde gerçekleşti ve “yangın duvarı” çöktü. Hıristiyan Demokratlar (muhafazakâr), Özgür Demokratlar (iş çevrelerine yakın) bir vergi azaltma yasasını eyalet meclisinden geçirmek için AfD ile birlikte oy verdiler. Böylece, AfD siyasi sürgünden dönerek “normalleşiyordu”.

Ülke çapında yüzde 22 ile ikinci, Thuringia ve Brandenburg’da yüzde 33+ ile birinci sıradaki parti konumundaki AfD’nin, Thrungia lideri  Bjon Höcke, “Avrupa’nın yeniden doğması için AB’nin yıkılması” gerektiğini söylüyor, soykırım anıtının kaldırılmasını istiyor, küresel ısınma önlemlerini “yeşil faşizm olarak” niteliyor. AfD Eşbaşkanı Alice Weidel, II. Dünya Savaşı’nın sonu kutlamalarına “İnsan kendi ülkesinin yenilgisini kutlamaz” diyerek katılmadı. AfD’nin, ittifak yapılabilen “normal” bir parti olarak algılanması, ekonomik krizin, işsizliğin ve göçmen nüfusun artmaya devam ettiği bir ortamda “hasta adam” tanımını doğruluyor. Gelecek seçimlerde bir AfD-Hıristiyan Demokrat koalisyonu artık olanaksız değil!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir mermiyle birçok kuş 18 Temmuz 2024

Günün Köşe Yazıları