Feyzi Açıkalın

Politikacının taşrayla imtihanı

08 Kasım 2021 Pazartesi

Taşra vardır, taşradan içre… Diyeceğim şudur ki, özellikle siyasetin işleyişi açısından değerlendirildiğinde taşra kavramı kendi içinde ayrışır. Üstünden nemalanacak değerleri olan bir taşra yerleşimi çekicidir. O şehri yönetmeye can atılır. Bozkırın ortasındaki bir Anadolu kasaba siyasetçisinin siyasetteki hedefi ise Ankara’ya, merkeze kapağı atabilmektir…

Merkeze gelebilen, oradaki çarkın içinde kavrulur. Hele bir de ideoloji kılıfına sığdırılmış, aslında lideri ve onun kadrosunun bekasını korumaya yönelik kurallar silsilesi içinde çalışmaya başlarsa, tümden değişir. Hedef artık siyasi karşıtlarına hadlerini bildirecek hamlelere yoğunlaşır.

Merkezdeki karşılaşmalar yani derbilerde dilin kemiği yoktur. Hele günümüzde, en kaba salvoyu savuranın öne çıkarıldığı, sözde siyasi mesaj trafiğinde hiç çekinmeden hakaretler edilebilir. Çünkü o sözler rakiplerince mutlaka yanıtlandırılır. Aynı ölçüde karşılık bulur. Kimse de bu kör döğüşünden gocunmaz.

Merkezdekiler bir nedenle taşraya geldiğinde ise durum farklılaşır. Partisindeki hiyerarşik yapının ve dar çevresinin kendisine yüklediği konum gereği orada kontrolü ele alacağını varsayar. Parti teşkilatlarının yeterince güçlü olmadığı alanlar aslında birer mayın tarlasıdır. Mayına bastığında takınılan tavır değil, kullanılan dil önemlidir. Hele bir de o zaptedilmez ve her an namlunun ucundaki eril dil kullanılırsa insanın başına “yareler açar”. İyi parti Grup Başkanvekilinin başına gelen budur…

Bir de tam tersi vardır… Genel merkezden gelenlere, o yörede tamamen kendi ideolojilerinin, siyasi görüşlerinin hakim kılındığı anlatılmıştır. Yerleşimdeki, basın da dahil olmak üzere her türlü güç, sivil oluşumlar ve halk önderlerinin en azından olası hakaretlerde sessiz kalacakları öğretilmiştir. Böylece, verilecek herhangi bir mesajdaki kullanılan dile dikkat etme gereği kalmamıştır.

Merkezden gelenin unuttuğu önemli bir şey vardır; taşra yönetiminde hemşerilik ve aidiyet duyguları ağır basar. O meşhur parti ideolojisi halktan oy istemeye kalktığın zaman ikinci plana atılır. Yerel yönetime talip olan birisi hemşerilik duygularını okşayıcı, halkın tamamını kapsadığını iddia ettiği savlarla ortaya çıkmazsa başarılı olamaz. Bunu bildiği için diline dikkat eder.

Genel merkezden gelen kalkar, yereldeki muhaliflerinin gözünün içine bakarak, onlara davet ettikleri bir alanda hakaret ederse, o beldenin halkı tarafından aynı İyi Parti Grup Başkanvekili gibi değerlendirilir. Yerel yönetime aday olan partilisinin, bütün sözde birleştirici söylemlerini boşa çıkarır.

Alanya kentinin, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat tarafından fethinin 800. yılı kutlamaları için şehre gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz’ın yaptığı da budur…

 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları