Je suis Charlie

12 Ocak 2015 Pazartesi

Charlie Hebdo mizah dergisine İslamcı teröristlerin saldırısı tüm dünyada büyük tepkiyle karşılaştı. Saldırıda aralarında dünyaca ünlü karikatüristlerin bulunduğu 12 kişi yaşamını yitirdi. Kaçan teröristlerin rehin aldığı 5 kişinin de yaşamını yitirmesiyle kayıpların sayısı 17’ye yükseldi. Saldırı dün Paris’te devlet ve hükümet başkanlarının da katıldığı milyonluk bir mitingle kınandı. Ama kınamayanlar da vardı. Türkiye’de gazete sayfalarında bizleri mesleğimiz adına utandıran teröristlere destek mesajları, yazıları okuduk. Duvar ilanlarıyla teröristleri “şehit” ilan edenlere bile rastlandı bizim ülkemizde. Teröre daha utangaç destekler ise mizahı, mizahın temel özelliğini ve görevini hiçbir zaman anlamamış kişilerden geldi. Onlar “ama”“fakat”lı gerekçelerle saldırıya kılıf bulmaya çabaladılar.
Batı’da son yıllarda kendini gösteren İslamofobi gerekçesine sığınanlar da oldu. Saldırının Batı ülkelerinde son yıllarda arttığı belirtilen yabancı düşmanlığına karşı bir eylem olduğunu öne sürenler saldırganların kimliğine, ideolojilerine hiç değinmemeyi tercih ettiler.
Ortadoğu ülkelerinde kendi dindaşlarını kitlesel bir şekilde katledenlerin hangi yabancı düşmanlığı ya da İslamofobi güdüsüyle hareket ettikleri sorusunu kendilerine sorma gereği duymadılar. Almanya’da sağ muhalefet parti ve çevrelerinin desteklemeye hazırlandıkları yabancı düşmanı PEGIDA hareketi de Dresden’de on binlerce kişinin katıldığı büyük bir mitingle protesto edildi ve terörün ya da terör destekçilerinin hareketin merkezi ilan edilen bu kentte de destek bulamayacakları kanıtlandı.

Gazeteci Küfreder mi?
Bu sorunun yanıtı hiç ikirciksiz “hayır” olmalıdır. Ama seyrek de olsa böyle tatsız durumlarla karşılayabiliyoruz. Kimi zaman polemiklerde ölçü kaçabiliyor, gereksiz sözcükler yazılarda, sosyal medyada kendine yer bulabiliyor. Geçen hafta Cumhuriyet de böyle küfürlü ve haksız bir saldırıyla hem de hiç hak etmediği halde karşılaştı. Hollandalı meslektaşımız Frederike Geerdink Twitter’da gazetemize burada yinelemeyeceğimiz sözcüklerle saldırdı. İddiası kendisiyle ilgili haberde söylemediği sözlerin yer aldığı idi. Bilindiği gibi Frederike Geerdink Diyarbakır’da gözaltına alınmış, gazeteler ve bu arada Cumhuriyet de olaya geniş yer vermiş, meslektaşımıza yönelen bu haksız uygulamayı kınamıştı. Frederike Geerdink’in Cumhuriyet’in Dicle Haber Ajansı’ndan aldığı bilgiyle yaptığı haberde bir cümleye itirazı vardı. Ama haber tümüyle doğruydu; o cümle hem ajansın haberinde hem de diğer gazetelerde aynıyla yer almıştı. Cumhuriyet de aynı mecra üzerinden kendisine gerekli yanıtı verdi. Meslektaşımız daha sonra o küfürlü tweet’i sildi. İyi de yaptı. Kendisine sosyal medyayı kullanırken daha dikkatli ve titiz olmasını salık veriyoruz.
Bu arada çuvaldızı kendimize batırmayı da ihmal etmeyelim. Frederike Geerdink’in gözaltına alınması haberini kaynak göstermeden, Dicle Haber Ajansı’nı belirtmeden vermek hiç doğru olmamıştır. Daha önce pek çok kez DİHA kaynaklı haber yapan gazete kendi ilkelerini çiğnememeye de özen göstermelidir.

Çalışan Çalışamayan
Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Gazetecilere Özgürlük Platformu, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin TGC’de düzenlediği toplantıya meslek örgütlerinin başkanları ve duayen gazeteci yazar Hıfzı Topuz ile meslektaşımız İsmail Saymaz konuşmacı olarak katıldılar. Gazetecilerin sorunlarının dile getirildiği toplantıda birkaç gün önce Paris’ten dönmüş olan Hıfzı Topuz, Charlie Hebdo dergisine İslamcı teröristlerin saldırısında hayatlarını kaybeden çalışanlarla ilgili anılarını anlattı. Arkadaşımız İsmail Saymaz çok sayıda gazetecinin işsiz olduğunu belirterek 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü adının değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

Okurlardan kısa kısa

Tarih hataları önemlidir
4 Ocak 2015 tarihli Cumhuriyet’in 15. sayfasında “Devlet Tiyatrolarının emekli rejisörü Mustafa Şekercioğlu yaşamını yitirdi” başlıklı haberinde “Sanatçı için yarın saat 11.00’de Küçük Tiyatro’da tören düzenlenecek” bilgisi yer almaktadır. Oysa Mustafa Şekercioğlu, haberin çıktığı gün toprağa verildi. Haberi Cumhuriyet’te görüp törene katılmak isteyenler tiyatronun kapısından geri dönmüşlerdir. Haberdeki “yarın” kelimesi yerine tarih belirtilmesi (3 Ocak 2015) gerekirdi. Sema Aksongur

Bulmacalar
Sedat Yaşayan’ın BULMACA’sını her gün çözmeye çalışırım ancak çoğu kelime beni şaşırtıyor. Bu kadar zorlamak için özel bir çaba mı sarf ediyor yoksa belli bir okuyucuya hitap etme gibi tutkusu mu var? İnanın bulmaca zevkim çoğu zaman bitiyor. Ne yapılır bilmiyorum, bunu bilen Sedat Bey ortalamayı bulsa çok iyi olacak. Nejla Bulut

Ekonomi dergisi çıkaramaz mısınız?
Bundan sekiz-on yıl önce Cumhuriyet Ekonomi adlı bir dergi çıkarıyordunuz. Çıkmış dergileri kitap halinde satmayı düşünüyor musunuz? Sonra bu dergiyi tekrar canlandırmayı düşünüyor musunuz? Saygılar. Cevat Manav

Mail değil ileti
5 Ocak 2015 Pazartesi tarihli Cumhuriyet’te bir haber: “850 kişinin işine bir maille son verildi.” Bu sözcük hangi dilde? Cumhuriyet gazetesi hangi dilde yayınlanıyor? Gazetemizde Türkçe okumak istiyoruz. Lütfen dikkat ediniz. Selamlar. Dr. Sedat Ongan

Encümen encümenlik 6 Ocak 2015, sayfa 7, 1-2 sütun: “İstifa etti, belediyede encümen oldu” başlıklı haber: 2 kez “encümen üyesi” bir kez de “encümenlik”. Bazı kelimelerin anlamını bilmeyenler için sözlükler var. İlter K. Akbuğ

Gençlere Yönelin, Onlara Yazma Olanağı Tanıyın
Doğduğumdan beri Cumhuriyet gazetesi okunan bir evde büyüdüm. Bu yüzden ilk okuduğum kelime gazetenin adı oldu sanırım. Şu anda 21 yaşındayım ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimimi sürdürüyorum. Ailemden ayrı yaşasam da ailemle zamanında kazandığım Cumhuriyet gazetesi okuma alışkanlığım değişmedi. Fakat arkadaşlarımın gazete okumuyor oluş sebepleri üstüne uzun süredir tartışıyorum ve sebebini genç yazarlar olmaması veya bazen yazarların genç okurlara hitap etmemesi olarak belirtiyorlar. Bazı yönlerden hak verdiğim bu durum benim için gün geçtikçe daha üzücü bir hal alıyor. Elbette modernleşen dünyada internet gazeteciliği gibi bazı faktörler çıksa da gazeteciliğin sadece içerik gazeteciliği değil bir fikir okulu olduğunu da kabul etmeliyiz diye düşünüyorum. Bu konuda çalışmalarınız bulunmakta mıdır? Mertkan Torun

İztuzu Direnişi Haberleri
05.01.2015 tarihli internet sitenizde yer alan “Bakanlık İztuzu’nun ölüm fermanını hazırladı” başlıklı haberinizin üst tarafında yer alan fotoğraf Fethiye Ölüdeniz’in fotoğrafı. Toplumun birçok kesimi için önemli sayılabilecek bu haberi ana sayfadan vermek çok önemli ama doğru habere yanlış resim koymanın da bir o kadar yanlış olduğunu düşünüyorum. Beni üzen taraf ise böylesine ciddi bir gazetenin bu yanlışlığı yapması ya da haberi yazan gazetecinin mesleğine verdiği önem. Habercilik bu olmamalı, işin kolayına kaçmamalı. O yöreyi bilmiyor olsa dahi internette çok güzel resimleri var. Bu yaklaşım ciddi olarak sorgulanmalı. Ben ise gazetenizden geri dönüş bekliyorum. Saygılarımla. Enver Çoban
Okur Temsilcisi’nin notu. İztuzu direnişi ile ilgili okurlarımızdan çok sayıda ileti aldım. Haberlerimizdeki eksik öğelere dikkat çeken okurlarımıza editörlerimiz teşekkür ediyorlar

Karikatürlere Ne Oldu?
15. sayfanızın sayfalaması ile ilgili bir eleştirim var izninizle. Behiç Ak ve Kamil Masaracı ustaların çizgileri sanki sayfa köşe ve kenarlarını doldurmak için kullanılmış. Zaten bir süredir sayfalamanızda klasik yerleşimden uzaklaşma görünüyordu; karikatürlere daha alt kısımlarda yer verilmeye başlanmıştı. Oysa, Paris’te yaşanan olayın da gösterdiği üzere, karikatür çok daha fazla sahip çıkmamız ve öne çıkarmamız gereken çok önemli bir üretim. Yazın, karikatürün gücüne yaklaşmaktan uzak. Bu eleştirimle işgüzarlık ediyor olabilirim; belki bu yerleşim ustalarımızın bir tercihidir. Eğer öyle ise bile naçizane kendilerinden tekrar bir değerlendirme yapmalarını rica ederim. Sayfa düzeni içerisinde dağınık bir yerleşim gerçekten de çok güzel olabilir; sayfanın en altına, köşe ve kenarlara sıkıştırılmışlık duygusu vermemek kaydı ile. “Her şey bitti bu mu kaldı!” dediğinizi duyar gibiyim... Esenlik dileklerimle... Dr. Öcal Necmioğlu
Okur Temsilcisi’nin notu: Sözünü ettiğiniz gün karikatür ve bantların yerlerinin değiştirilmesi Paris’teki terör saldırısı ile ilgili özel bir sayfa düzeni hazırlama amaçlıydı. Başarılı olup olmadığı kuşkusuz tartışılabilir.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Sondan Bir Önceki 7 Eylül 2018
Hava Tükenmeden 31 Ağustos 2018