Sıcaklar Dengeyi Bozuyor

05 Temmuz 2012 Perşembe
\n

\n

Havalar çok sıcak. İnsan adeta kontrolünü kaybediyor. Davranışlarda ve anlayışlarda bazı bozukluklar oluyor. Örneğin, Hamitin Galatasaraya transferi konusunda, Galatasaray Başkanı kontrolünü aşan sözler kullandı. Bu da haklı olarak basında ve kamuoyunda spekülasyon konusu oldu. Kökeni Mekteb-i Sultaniye dayanan bir kulübün başkanına pek de yakışmadı bu sözler. Kendisini hiç tanımam. Spor adamı değil. Başarılı bir işadamı. Yönetici olmak için de önemli faktörlerden biri bu durum. Ayrıntılara girmeden, sarf ettiği sözler özetle: Galatasaray Atatürkten sonra en büyük markadiyor. Bu da yetmiyor.. Ne demek istiyorsa bilmiyorum Galatasarayı seksi bir kulüpolarak niteliyor. Pek de halkın anlayacağı bir benzetme değil doğrusu.\n

\n

Nedense kan davası rekabetine dönen Galatasaray Fenerbahçe rekabetinin yanı sıra Atatürkün her iki kulüp tarafından sahiplenilmesinde de durum pek farklı değil. Hatta Yıldırımın Atatürkçü olduğu için hapse atıldığı bile söyleniyor. Bunlara hiç gerek yok. Her olayın arkasında Atatürkün bir paravan olarak kullanılması hiç de şık bir davranış olmuyor. Güzel bir özdeyiş var, Camdan evde oturanlar, kimseye taş atmamalı diye. Güzel bir deyiş. Doğaldır ki Fenerbahçe taraftarı da benzetmeler, sarf edilen sözler karşısında ezeli rakibi Galatasaraya ateş püskürüyor. Ne gerek var?\n

\n

Ne yazık ki son olaylar da gösterdi ki Türkiyedeki futbol sorunları iyice içinden çıkılamaz bir duruma geldi. Aslında şike ve teşvik primi olayları ve bu olayların sonucu yeni bir futbol düzenine neden olmalıydı. Tersine, o düzenden şikâyet eden insanlar düzenin devamını istiyorlar.. Garip. Ama havalar çok sıcak!\n

\n

İleri demokrasiden daha da ileri demokrasi \n

\n

Türkiyede demokrasi yok diyorlar. Haydi canım sen de nasıl yok? Ne İngilterede ne Holandada rastlayabilirsiniz bizdeki demokrasiye! Artık mahkemelerde hâkimlerle sanıklar, hatta tanıklar bir ahenk içinde. Birbirleri ile şaka yapabiliyor. Espriler, alkışlar gırla gidiyor. Mahkeme salonunda sanıklar, oturdukları yerden hâkimlere verip veriştiriyor. Davanın görülmesi sırasındaki verilen arada, hâkimlerle suçlular nerdeyse dört kol pişpirik oynayacaklar. Davanın görüşülmesi esnasında, mahkeme binasının 20-30 bin kişi ile etrafının çevrildiği nerede görülmüştür? Almanyadan aldığımız mahkeme usulünün kıymeti harbiyesi yok. Eskiden böyle mi idi? Kayınpederim ağır ceza reisi idi. O zamanları bilirim. Mahkeme salonunda değil hâkim ile çatapat münakaşa etmek, sessizlikten uçan sineğin kanat sesi bile duyulurdu. 1975lerde Selimiyedeki 1 numaralı sıkıyönetim mahkemesinde görülecek davanın başlamasını beklerken Fenerbahçe Kulübünden bildiğim, tanıdığım avukatlar kafasını kaldırıp selam bile vermiyordu. Hele duruşma hâkimi ile senli benli konuşmak mümkün değildi. İşte şimdiki durum, ileri demokrasiden daha ileri bir demokrasi değil mi?

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Olmaz.. Olmaz... 6 Kasım 2012
Lefter mi Alex mi? 16 Ekim 2012