Hikmet Altınkaynak

Orhan Veli ve kardeşleri...

02 Aralık 2021 Perşembe

Geçen hafta Orhan Veli’nin kardeşi Füruzan Yolyapan’ı yitirdik. 97 yaşındaydı. Haberi okuyunca bir burukluk kapladı içimi. Söyleşimiz geldi aklıma. Bana ağabeyini anlatırken duyduğu içten sevinci, sevecenliğı gözlerinde görmüştüm. Onunla tanışmamı, söyleşimi, eşi İbrahim Yolyapan’a borçluyum.

İbrahim Bey, Aydın Boysan, Fethi Naci, Cevat Çapan vb. edebiyatçıların edebiyat sofrasına arada bir katılanlardanmış. Benim de bir iki kez konuk olduğum bu güzel edebiyat sofrasında tanıştım. Tanışınca da Orhan Veli’nin kardeşiyle de tanışıp bunu tarihsel tanıklığa dönüştürmemek olmazdı. Bu nedenle hem YTÜ’de “Çağdaş Türk Şiiri” dersi öğrencilerimle düzenleyeceğimiz Orhan Veli’yi anma toplantısına Füruzan Hanım’ı davet edecektim hem de bir edebiyat söyleşisi yapacaktım. 

Füruzan Yolyapan, ağabeyi Orhan Veli’den on yaş küçüktü ve benim söyleşi yaptığım yıl, 80 yaşındaydı. Hiç de o yaşta görünmüyordu. Güler yüzlü mutlu bir söyleşi gerçekleştirdik. Cumhuriyet’te de yayımladım. Şişli’deki evinin salonunda pencere kenarına oturmuş, çocukluğunu, ağabeyiyle olan güzel günlerini konuşmuştuk. Oturduğumuz salonun duvarı Metin Eloğlu’nun yaptığı bir desenle kaplıydı.

Füruzan Yolyapan, Hikmet Altınkaynak.

Füruzan Yolyapan, İstanbul Üniversitesi’nde iktisat öğrenimi görmüş, o yıllarda Laleli’de oturmuşlar. Kısa bir süre öğretmenlik yapmış. Ardından bir özel bankada 30 yıla yakın çalışmış emekli olmuştu. Orhan Veli’den iki yaş küçük olan erkek kardeşi gazeteci, mizah yazarı Adnan Veli de ne yazık ki 56 yaşında (1916-1972) aramızdan ayrılmıştı. Böylece Orhan Veli Kanık’ın ailesinden birinci derece akrabası artık kalmadı.

Üç kardeş farklı yıllarda olsa da neredeyse on on beş gün aralıklarla bir ay içinde bu dünyaya veda ettiler. Orhan Veli 14 Kasım, Füruzan Yolyapan 24 Kasım, Adnan Veli 7 Aralık’ta öldü... Işıklar içinde uyusunlar.

Füruzan Yolyapan ağabeyiyle ilgili birkaç anısını anlatmıştı. Bunlardan birini paylaşmak istiyorum: “Çok esprili bir insandı. Yaşamı çok maddi sıkıntı içinde geçiyordu. Fakat buna rağmen hiç bu sıkıntıları bize hissettirmezdi. Kapıdan içeri girer girmez bir neşe kaynağı dolardı evin içine. Herkesle şakalaşırdı. Misafirlerimiz gelirdi, küçük çocuklar, 8-10 yaşında Orhan’dan küçük çocuklar. Orhan Veli’ye kahve pişirmek isterlerdi. İnanır mısınız, o çocuklar arasında kavga çıkar ve kahve nöbetini ele geçiremeyenin ağladığını biliyorum.”

ORHAN VELİ’DEN ETKİLENMEYEN KALMADI

Cumhuriyet’te yayımladığım söyleşiye şöyle başlamıştım: “Orhan Veli, kısacık ömründe, Türk şiirinde Nâzım Hikmet’ten sonra yeni bir devrim yaptı. Melih Cevdet ve Oktay Rifat’la birlikte “Garip Akımı”nı başlattı, Nâzım Hikmet’in kurduğu şiir yapısı üzerinden bir sıçrama yaparak, şiirimize yeni bir soluk getirdi.” (Cumhuriyet, 13.4.2004)

Bu yazımın üstünden 17 yıl geçmiş olmasına karşın, yine aynı kanıdayım. Orhan Veli, hâlâ yaygın ünüyle sevilen, şairleri de etkileyen, öykünülen bir şair. Ezbere okunan pek çok şiiri var. Bestelenen, sahnelenen bir şair.

Orhan Veli’yi, şiirlerini, yaşadığı dönemi özlüyoruz. Yaşasaydı, “İstanbul’u Dinliyorum” şiirini, “Kuyruklu Şiir”i kim bilir şimdi nasıl yazardı!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yeni yılı karşılarken 30 Aralık 2021