Hikmet Çetinkaya

Darbe Gülen’in kursağında kaldı...

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Bir felaketin eşiğinden döndük. Kan akıtıldı.
Darbe girişiminin arkasındaki sis henüz dağılmış değil.
Henüz her şeyi bilmiyoruz, öğrenmedik.

Bilebildiğimiz devletin çok büyük bir istihbarat zafiyeti olduğu. Genelkurmay’ın, kuvvet komutanlarının, MİT Müsteşarı’nın en azından çok büyük bir ihmal ve gaflet içinde oldukları.
Fethullahçıların TSK içinde düşünülenin de ötesinde örgütlü ve etkili bir noktaya geldiği. Siyasi emelleri için çılgın işlere girişebildiği. İnsanları gözünü kırpmadan katlettikleri...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbeci hainlerin saldırısından 20 dakika önce kaldığı otelden çıkarak kurtuldu, uçakla İstanbul’a döndü.
Gözü dönmüş hainler devletin kamu kurum ve kuruluşlarını bombaladı.
Mutlaka bu alçaklardan hesap sorulacak.
Türkiye’nin laik demokratik bir ufku olmalı, darbelere karşı direnç sergilemeli...
Demokrasi, temel hak ve özgürlük herkes için olmalıdır.
Artık bırakalım efsanelerle yaşamayı...
Demokrasi, evrensel hukuk bilincini geliştirip özgür birey olalım...
TSK’nin kılcal damarlarına kadar sızan Fethullah Gülen’i ve yakın çevresindekileri iyi tanıyalım, ona dokunulmazlık zırhı verenleri unutmayalım...

***

Militarizmi, cuntacılığı, darbeyi askerin zihninden, yüreğinden, kılcal damarlarından söküp atalım.
Bunu yapabilir miyiz?
Üç yıl önceye değin Fethullah Gülen’in her söylediği yerine getirilirken askeri vesayetinbittiği, sivilleşme dönemine girildiği çok yazılıp çizildi
Bunları söyleyenler Gülen’in ordu içindeki gücünden ya habersizdi ya da inanmıyorlardı.
Türkiye gerçekten bir felaketten kıl payı döndü...
Hükümet, üç yıl önce Gülen’le ipleri kopardığında iş işten geçmişti. Fethullahçılar, TSK’den yargıya, eğitimden Emniyet’e devletin en duyarlı kurumlarına yerleştirilmişlerdi.
Bakın sivil iktidar ve Genelkurmay, darbeci generallerden büyük bölümünü üç “Askeri Şûra”da terfi ettirip albaylıktan generalliğe, amiralliğe atamış.
Gözü dönmüş FETÖ’nün tüm amacı orduyu ele geçirip darbeyle devlete egemen olmaktı.
Peki, devletin istihbarat birimlerinin 20-30 yıl önceki Fethullah Gülen’le ilgili raporları neredeydi?
Bunları göz ardı etmemek gerekir.
Şimdi ABD, Gülen’in Türkiye’ye gönderilmesi için kanıt istiyor.
Devletin elinde gerekli kanıtlar var... Bu kanıtlar Gülen’in iade edilmesi için yeterli...
Darbe önlenmiştir ama hepimizin tetikte olması gerekir. Sosyal medya üzerinden yapılan kışkırtmalara aldanmamalı...

***

Demokrasi ve özgürlükler laiklik temelinde yükselir...
Ufkumuz demokrasi ve özgürlük olmalı, militarizm değil...
Tek çare demokrasi.
Sağduyu...
Yurtseverlik!
Darbe girişiminde bulunanlar Fethullahçı subaylar, komutanlardır...
Bunun altını bir kez daha çiziyorum.
Tam 40 yıl bu hayali kurdular, devleti ele geçirmek için.
Fethullah Gülen güdümlü alçak ve kanlı “darbe planı” gerçekleşmedi, bastırıldı. Halkın, polisin, demokrasi yanlısı komutanların, askerlerin karşı koyuşuyla.
Şimdi OHAL geldi...
Bu süreçte demokrasimizi, hukuku, temel hak ve özgürlükleri savunabilecek miyiz?
Gelin bunu konuşalım!
Demokrasimizi daha da geliştirelim...
Kardeşliği, sevgiyi bu toplumun tümüne yayalım.
Temel hak ve özgürlükleri savunalım...
Darbeyi, terörü lanetleyelim.
Bunları hukuk içinde yargılayalım...

***

Türkiye üçüncü dünya ülkesi değildir ve asla olmayacaktır...
Herkes düşüncelerini korkmadan söylesin...
Biliyorum zor günlerden geçiyoruz...
Gün birlik ve beraberlik günüdür... Gün demokrasinin ve özgürlüklerin bir yaşam biçimine dönüşmesi için çaba harcama günüdür...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018